Mevlana En Güzel Sözleri -2

Paylaş
  • 3
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

MEVLANA SÖZLERİ


 (HERKESİN OKUMASI VE BİLMESİ GEREKİR )

 


Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok.
Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.

Eşekten şeker esirgenmez ama eşek
yaratılışı bakımından otu beğenir.

Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.

Leş, bize göre rezildir ama, domuza,
köpeğe şekerdir, helvadır.

Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül,
kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?

Pisler, pisliklerini yapar ama
sular da temizlemeye çalışır.

Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür.

Selviyi hür bir halde yücelten,
kederi de sevinç haline sokabilir.

Nasıl olur da deniz, köpeğin agzından pislenir,
nasıl olur da güneş üflemekle söner?

Akıl padişahı kafesi kırdı mı,
kuşların her biri bir yöne uçar.

Tövbe bineği, şaşılacak bir binektir. Bir solukta
aşağılık dünyadan göğe sıçrayiverir.

Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur.
Kıskançlık ateşten meydana gelir.

Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu,
dinleyenin dinlemesinden, anlamaesından ileri gelir.

Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir.
Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.

Her dil, gönlün perdesidir.
Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.

 

Dua ve ibadet, Allah ile olmaktır. Allah ile olan kimse için ölüm de, ömür de hoştur.

Mevlana

 

Şeytanın katili edeptir.

Mevlana

mevlana kapak mesajları

**Herkes herkese bir lokma şey verebilir, ama boğaz bağışlamak ancak Allah’ın işidir.

Mevlana 

**Hak kuldan intikamını kul ile alır.

Dini irfan bilmeyen bunu kul etti sanır.

Mevlana

 

mevlana kapak sözleri

Biz, bu dünya ambarında buğday topluyor, bir yandan topladığımız buğdayı kaybediyoruz.

-Buğdayın kayboluşunun, farenin hilesinden olduğunu aklımızı kullanıp idrak etmiyoruz.

-Fare ambarı deldi. Onun hilesinden mahsul dağıldı.

-Ey can, önce farenin şerrini defet, sonra buğday ölçeğini omuzla.

-O büyükler büyüğü,(Hz. Muhammed s.a.v) bak bir sözünde ne der: “Gönül huzuru olmadıkça namaz tamam olmaz.”

-Eğer ambar faresinin hilesi yoksa bizim kırk yıllık amelimizin buğdayı nerde?

-Bu kadar zamandır doğruluğumuzun, işimizin hasılı niçin ambarımızı doldurmadı?

Hz. Mevlana

***Mevlana hazretleri karşılaştığı bir papaza sorar:

“Sen mi büyüksün, sakalın mı?” Papaz cevap verir:

“Ben sakalımdan yirmi yaş daha büyüğüm.”

Bunun üzerine Mevlana, “yirmi yaş senden küçük olan sakalın ağarmış da sen hala karanlıklar içindesin. Yazık değil mi? diyerek muhatabına şefkatiyle derinden tesir eder ve bu kısa sohbet papazın Müslüman olmasıyla neticelenir.

 

Hz. Mevlana, şu dört mısra ile kendini bütün berraklığıyla ortaya koymuştur.

“Yaşadığı müddetçe Kur’an’ın kuluyum ben.

Hz. Muhammed’in (s.a.v) yolunun tozuyum ben.

Sözlerimden, bunda başka bir söz nakleden olursa,

O kimseden de, o sözden de bizarım ben.”

 

Nice insanlar gördüm üstlerinde elbise yok, nice elbiseler gördüm içlerinde insan yok.

Hz. Mevlana

 

Ahmakların bulundukları makama yaptığı kötülüğü, yüzlerce aslan bir araya gelse yapamaz.

Mevlana 

 

Birisi yaralı bir eşeğin yarasına bir bez bağlasa o bez yaraya yapışsa, sonra o bezi çekip çıkarmak isteseler eşek acıdan derhal çifte atmaya başlar. Ne mutlu o insana ki böyle bir işe kalkışmaz. Hele bu eşeğin elli tane yarası olursa ve bu elli yaraya da yapışmış elli bez bulunursa artık sen onları çekip çıkartmaya çalışan adamın halini düşün. Mal mülk bez gibi, hırs ise yara gibidir. Kimin hırsı fazla ise yarası fazladır.

Mevlana

Anne hakkına dikkat et! Onu başında taç et! Zira anneler doğum sancısı çekmeselerdi, çocuklar da dünyaya gelmeye yol bulamazlardı.

 Mevlana

Nimete şükretmek nimetten daha hoştur. Şükrü seven kimse, şükrü bırakır da nimet tarafına gider mi? Şükretmek, nimetin canıdır. Nimet ise deri gibidir, kabuk gibidir. Çünkü seni dostun kapısına ancak şükür götürür. Nimet insana uyanıklığın zıddına gaflet de verebilir. Şükretmek ise daima uyanıklık getirir. Sen aklını başına al da şükür nimeti ile gerçek nimeti avla!

Hz. Mevlana

Her ne kadar bu dünya, senin nazarına çok büyük ve nihayetsiz görünse de bilesin ki, ilâhî kudret karşısında o bir zerre bile değildir. Gözünü aç da bir bak; bir zelzele, bir kasırga, bir sel felâketi dünyayı ve içindekileri ne hâle getiriyor!

Hz. Mevlana

Hz. Mevlâna’ya göre insan hayale, düşünceye sığmayacak kadar yüce ve büyüktür. O der ki:
“İnsanın gerçek değerini söylesem, ben de yanarım dünya da! Fakat ne yazık ki insan değerini bilemedi, kendini ucuza sattı. İnsan aslında çok değerli bir atlas kumaş iken kendini hırkaya yama yaptı.”


Yûnus Emre ne güzel söylemiş;
Ana rahminden geldik pazara,
Bir kefen aldık, döndük mezara!

Mum, ağlayıp gözyaşı dökünce daha da aydın bir hâl alır. Ağaç dalı da, ağlayan bulutun bereketi ve güneşin hararetiyle yeşerir, tazelenir. Yani bir meyvenin yetişmesi için hararet ve su gerekir.
Tıpkı bunlar gibi, tövbelerin kabulü için de bulut ve şimşek, yani gözyaşı ve gönül yanışı ister.
Hz. Mevlana

 

Hayat bir uykudur.

Ölünce uyanır insan,

Sen erken davran

Ölmeden önce uyan.

Hz. Mevlana 


Allah ile olduktan sonra ölüm de hoştur, ömür de…

Mevlana 

Bu dünya tuzaktır, tanesi de arzular.

Mevlana 

Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide, şahidin yoksa davayı kazanamasın ki!

Mevlana    

 

Türlü türlü cefanın

Adını aşk koymuşlar

Yunus Emre

 

Aşkın sefası yok değil amma cefası daha çok.

Şeyhülislâm Yahya Efendi 

Mevlana’ya aşk nedir diye sormuşlar. Mevlana, “Ben ol ki bilesin” diye cevap vermiş

Aşk bir güneşe benzer, âşık olmayan gönül, bir katı taşa benzer.

Yunus Emre

 

Âşık olamayan âdem, yemişsiz ağaca benzer.

Yunus Emre

 

Âşıkların en kanaatkârı bile sevdiğinden ziyade sevilmek ister.

Cenap Şahabeddin

 

 

İlim ve hikmet, helal lokmadan doğar. Aşk ve incelik, helal lokmadan kazanılır.

Mevlana 

Sen duru bir su gibisin. Yaptığın kötülüklerle bu temiz suyu bulandırma.

Mevlana 

 

 

You may also like...

Arkadaş arıyorum