SULTAN ABDÜLHAMİT PEYGAMBER EFENDİMİZİ KÜÇÜK DÜŞÜRMEYE ÇALIŞAN FRANSIZLARI NASIL TİTRETİYOR!!

Çoğumuzun Volter (Voltaire) olarak tanıdığımızAydınlanma Çağıdüşünürlerinden Fransız yazar ve filozof François-Marie Arouet (ne tesadüf ki kendileri mason olurlar),  “Muhammed yahut Taassup” isimli, Peygamber Efendimiz’e hakaret içeren bir oyun yazıp Paris’te sahneye koyuyor.

Bunu haber alan Padişah, derhal harekete geçiyor. Dışişlerine talimat verip Fransız Hükümeti’ne sert uyarılarda bulunuyor. Bunun sonucu olarakFransa,oyunu yasaklıyor.

Ancak Voltaire inat ediyor ve oyununun İngiltere‘de sahnelenmesini sağlıyor. Bunun üzerine Sultan II. Abdülhamid, İngiltere‘ye bir ültimatom veriyor: Oyunun durdurulmaması halinde, “Halife” sıfatıyla İslâm dünyasına bir beyanname yayınlayacağını söylüyor.

Başta Hindistan (o tarihte Pakistanlı ve Bangladeşli 70-80 milyon Müslüman Hindistan Devleti vatandaşıdır ve Hindistan, İngiltere sömürgesidir).İngiltere, “Halife” sıfatıyla Sultan II. Abdülhamid‘in beyannamesinin ayaklanmaya sebebiyet verebileceğini düşünüyor ve tıpkıFransa gibi, o da oyunu yasaklıyor.

Hatırlayalım ki, dönem, Osmanlı Devleti’nin en zayıf dönemlerinden biridir. Peki Sultan II. Abdülhamid bu sonucu hangi gücüyle almıştır?

Kuşkusuz hilafet gücüyle!..

Fakat bugün de olduğu gibi, haçlı zihniyeti rahat durmuyor.1894’de Henri de Bourneir isimli Fransız yazar, Peygamber Efendimiz’e hakaretler yağdıran“Muhammed” isimli bir oyun kaleme alıyor…

Oyun Fransa, İngiltere ve Amerikada eşzamanlı olarak sahnelenecektir: Tüm hazırlıklar tamamlanmış, biletler basılmış, davetiyeler gönderilmiştir.

Sultan II. Abdulhamid, olaydan haberdar olur olmaz, adı geçen ülkelere protesto notası gönderiyor. O kadar ki, bu konu, Fransa ve Osmanlı Devleti arasında ciddi bir krize yol açıyor…

Padişah, oyunun sahnelenmesini engellemek için her türlü girişimde bulunuyor. Hilafetten aldığı gücü sonuna kadar kullanıyor. Meselâ,FransızBüyükelçisi Kont Montebella vasıtasıylaFransız Hükümeti‘ne sert mesajlar gönderiyor. 

Öte yandan, Paris Büyükelçimiz Esad Paşa, derhalFransız Hariciyesi ve Eğitim Bakanlığı‘na başvuruyor. Fransa Eğitim Bakanlığı’nın “Oyunda bazı değişiklikler yapılması suretiyle sahneye konulması” yönündeki teklifini şiddetle reddediyor:“Oyun hiçbir şekilde sahnelenmemelidir, aksi halde diplomatik kriz çıkar!”

Sultan Abdülhamid, ciddiyetini bir kere daha gösteriyor. Fransız Büyükelçisi Montebello’yu tekrar kabul ediyor ve “Oyunun sahnelenmesi halinde, Osmanlı-Fransız ilişkilerinin son bulacağını” kesin bir dille tekrar ifade ediyor.

Fransa’nın etekleri tutuşuyor.

Osmanlı Dışişleri Bakanlığı ile Paris‘teki elçiliğimiz arasında, “ Muhammed  Aleyhisselatü vesselam hazretlerinin nam-ı kudsiyelerine karşı tertip olunan oyuna dair” başlıklı bir dizi yazışma yapılıyor. Yazışmalarda oyunun adını geçirmemek için, sık sık “facia-i mahude” (bilinen facia) ifadesi kullanılıyor. Osmanlı, bu kadar da dikkatlidir!).

Nihayet konu Fransız Kabinesi’nde tartışılıyor. Karar “Oyunun Fransa‘daki hiçbir tiyatroda sahnelenmemesi” yönünde çıkıyor ve bu kararFransa Büyükelçisi Montebello tarafından 22 Mart 1890‘da Osmanlı Dışişleri Bakanlığı‘mıza şu mealde bir telgrafla ulaştırılıyor: 

“Hazret-i Hünkar‘ın Hükümetim tarafından alınan bu kararı, hem kendilerine hem de Osmanlı Hükümeti‘ne karşı hükümetimin dostluğuna bir delil olarak değerlendireceğine inanıyorum. Bu karar yeniden başlayacak dostluğumuzun teminatı olur ümidindeyim.”

Osmanlı Devleti ile Fransa arasındaki kriz böylece sona eriyor, ancak yazarBornier, oyununuİngiltere‘de sahneye koymak için teşebbüse geçiyor. Ne var ki, Sultan Abdülhamid oyunuİngiltere’de de yasaklatıyor. 

Bornier, işi inada bindiriyor:1892‘de oyunu  Amerika’ya götürüyor ve“Osmanlı Hükümeti’nin Avrupa çapında yasaklattığı oyun” diye lânse ediyor.

Sultan Abdülhamid, Osmanlı Devleti’nin  Amerika Sefiri Mavroyani’ye derhal talimat veriyor.Hilâfetin gücü bu ülkede de etkisini gösteriyor veBornier, oyununu sahneleyecek tiyatro bulamıyor.

Dahası da var: Sultan II. Abdülhamid, Hollanda‘daOsmanlı’yı küçük düşürmeye yönelik “Harem”konulu oyunu, keza New-York’taki bir gecekulübünde yapılması plânlanan sema gösterisini de engelliyor..

Paylaşım
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.