SULTAN MURAT DEDİĞİN KİMDİRKİ?HABİB BABA VE SULTAN MURAT ÇOK GÜZEL BİR HİKAYE..

Habib Baba ve Sultan Murat
22 Ara 2009, 09:24
Habib Baba, 4. Murad devrinin gizli, kimsenin bilmedigi Allah dostlarindandir.

Yaslidir, fakirdir, gariptir. Fakat Rabbinin katinda da alemlere denk bir degerin sahibidir.
Yasli Habib Baba, uzun bir kervan yolculugunun sonunda Erzurum’dan Istanbul’a gelmistir.
Yolculugunun tozunu, yorgunlugunu atmak için bir hamama gider… Niyeti, söyle iyice
bir keselenip, paklanmak, bedenini de ruhuna denk kilmaktir.

Fakat hamamci Habib babayi içeri sokmak istemez.

‘Bugün’ der, ‘Sultan Murad’in vezirleri hamami kapattilar, disaridan müsteri alamiyoruz.’
Habib baba üzülür… Rica, minnet eder, yalvarir…
‘Ne olursun’ der, ‘kimseye varligimi belli etmem, aceleyle yikanir çikarim. Bu tozlu bedenle
Rabbime ibadet ederken utaniyorum. Binbir dil döker. Hamamci ehl-iinsaftir… Dayanamaz…
Kabul eder… Hamamin en sonundaki odayi göstererek …

‘Baba su odada hizla yikanip çik, para da istemem. Yeter ki vezirler senin farkina varmasinlar.’

Habib baba sevinerek kendine gösterilen yere girer. Yikanmaya baslar…

Ve bu arada hamamcinin karsisinda yeni bir müsteri belirir. Boylu, poslu, genç, yakisikli biridir
bu gelen. Onun da görünümü fakirdir… Ama sadece görünümü… ikinci müsteri kilik degistirmis
Sultan 4. Murad’dir. O gün, vezirlerinin topluca hamam alemi yapacaklarindan haberdar olan padisah merak etmistir.

‘Hele bir bakalim’ demistir, ‘bizim vezirler, hamamda benden uzakta, kendi baslarina ne yaparlar, nasil eglenirler?’

Ve bu merak, padisahi tebdil-i kiyafet ettirerek hamama getirmistir.

Az önce yasananlar bir kez daha tekrarlanir…
Hamamci, “vezirler” deyip almak istemez… Padisah ise, ne olursun der, bastirir ve padisah galip gelir…
Habib babanin yikanmakta oldugu odayi göstererek, genç padisahin kulagina fisildar:

Su odada bir ihtiyar yikaniyor. Sen de sar pestemali beline ve gir yanina…
Beraber sessizce yikanin, bir an evvel de çikin… Ve ekler: ‘Aman ha! Vezirler varliginizi bilmesinler.’

Sonra 4. Murad da Habib babanin yanina süzülür. Beraber sessizce yikanmaya baslarlar.

Bu arada, hamamin büyük salonundan gelen def, dümbelek, sarki, türkü sesleri ortaligi çinlatmaktadir…

Habib babanin gözü, genç hamam arkadasinin sirtina takilir. Biraz kirlenmis gibi gelir ona…
Allah, hikmeti geregi, dostuna o yanindakinin tedbil-i kiyafet etmis padisah oldugunu ilham etmemistir…
Ve yanindakini görünüsüne uygun, kendi gibi fakir bir delikanli zanneden Habib baba yumusak bir sesle konusur:

‘Evladim’ der, ‘Sirtin fazlaca kirlenmis, müsade edersen bir keseleyivereyim.’

Padisah aldigi bu teklif karsisinda saskinlasir ve büyük bir haz duyar…

Haz duyar çünkü ömründeilk defa biri ona, padisah oldugunu bilmeden, sirf bir insan olarak, karsilik beklemeksizin
biriyilik yapmayi teklif etmektedir.
Memnuniyetle Habib babanin önünde diz çökerken:

‘Buyur baba’ der, ‘ellerin dert görmesin’

Bu arada içerideki alemin sesleri hamami çinlatmaya devam etmektedir. Habib baba, 4. Murad’in sirtini bir güzel keseler…

Fakat padisah kuru bir tesekkürle yetinmek istemez.. Ne de olsa insandir ve o da her insan gibi kendine yapilan iyiliklerin kölesidir.

‘Baba’ der, ‘gel ben de senin sirtini keseliyeyim de ödesmis olalim.

‘Habib baba, teklifin kimden geldiginden habersiz, tebessümle; ?Olur evlad’ deyip, sultanin önünde diz çöker.

Bu arada, Sultan Murad kese yaparken bir yandan da Habib babayi yoklar, agzini arar…

‘Baba’ der, ‘görüyor musun su dünyayi… Sultan Murad’a vezir olmak varmis… Bak adamlar içerde def, dümbelek
hamami inletiyorlar, ama sen ve ben ise burada iki hirsiz gibi……..’

Habib baba Sultan Murad’in cümlesini tamamlamasina firsat bile birakmaz, kendi hükmünü söyler…

Sultan Murad’in Habib babadan duyduklari, agzi açik birakip, keseyi elden düsürten cinstendir:

Be evladim’ der, Habib baba, “Sultan Murad dedigin kimdir? Sen asil Alemlerin Sultanina kendini
sevdirmeye bak ki, O seni sevince sirtini bile Sultan Murad’a keselettirir….”

Paylaşım
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Sevebilirsin...