Harp Mecmuası Sayı 1

0

Harp Mecmuası Dergisi Aralık 1915 yılında yayın hayatına başlamıştır Harp Mecmuası dergisi Osmanlı İmparatorluğu’nun 1.Dünya Savaşına girişini ve savaşta yaşananları halka duyurmak amacıyla yayımlanan bir dergidir.

Bir yıl var’ ki Türk ve İslam vatanı vaktiyle bir Osmanlı gölü olan Karadeniz’de birdenbire en yıllanmış düşmanın hücumuna uğradı ve donanmamız hakkını korumaktan yılmadığını gösteren bir karşılık hücum ile moskof gemilerini batırıp kaçırarak akınlar yaptı ne bitmez tükenmez ayrılık yıllarından bir düşman boyunduruğu altında ezilip inleyen kardeş memleketlerin Kırım ve Kafkasya topraklarının kıyılarını  topa tuttu oraları karanlığında boğan moskof kargasının bağrına gayzının ateşlerini fırlattı Karadeniz boğazının önlerinde ilk patlayan Türk topu yalnız o eski düşmana değil bütün bu cihan cenginde onun taraflarını tutanlara karşı atılan bir gazap narasıydı o alışkın narayı Eskigülmez’in suları tanıdı beyaz köpükleri başlarında öfkelenerek kıyılara doğru koşan dalgalar türkün dirildiğini etrafa seslendiler

Avrupa birkaç ay evvel ikiye bölünmüş birbirleriyle kanlı bir kavgaya tutuşmuş senelerle gizli, gizli çalışıp hazırlanan moskoflar ve müttefikleri kahraman orta Avrupa devletlerini dört taraftan ateşleriyle kuşatarak mahvetmek istiyorlardı Meş’ üm Balkan Muharebesi’nden beri düşmanlarımızın ölü sandıkları bizde her ihtimale karşı hazırlanmış uğradığımız felaketlerden aldığımız acı ve unutulmaz derslerle bilinen düşünceler ve duygularla ve onların mahsulü olan çalışmalarla silahlanmış bekliyorduk.

İşte Karadeniz de memleketimizin kıyılarında bir taraftan gösterişli gezintiler yaparak bizi korkutmak diğer taraftan torpilleri dökerek donanmamızı hapsetmek isteyen moskof gemileriyle ilk çarpışmamız ondan bizi gafil avlamadı O günden beri kahraman ordularımız ve donanmamız yorulmak ve yılmak bilmeyen bir kuvvet ve iman ile dört köşede sevgili vatanımızı müdafaa ediyor.

Kafkas cephesi içeriden ve dışarıdan hücum eden sefil düşmanlara çelik kalelerin gösteremeyeceği bir metanetle karşı duran ordumuz ara sıra moskof hudutlarının içine’ de atılarak düşman ordularına ölümler saçıyor onların sayıca kendilerinden çok fazla düşman askerine
saldırırken gösterdikleri kahramanlığı ve fedakarlığı Kafkas’ın sarp dağlarından tepelerinden sorunuz alacağınız cevap cedlerimizin mukaddes ruhlarını sevindirecektir.

Devletlerinin şevket ve azamet kubbesini Müslümanların kan ve canlarıyla yükselen direkler üstünde tutan ve bütün dünyamızın deniz  geçitleri büyük ve en kuvvetli düşmanlar karşısında neslinin ve dininin ananesine uygun bir kahramanlık ve fedakarlıkla cenkleşen muazzam ordumuzun altın destanını yazılar ve resimler ile ebedileştirmek onu bütün dünyanın gözleri önüne yaymak için çıkıyor sevgililerini  kurban verip yürekleri sızlarken vatanın istikbalini o genç ve dinç ümidi ruhlarında sevip

okşayan analar babalar kadınlar kardeşler kızlar oğullar bu sayfalarda muazzam bir aile olan büyük ordunun şanlı menkıbelerinde ve levhalarında fertlerinşanını’ da sezerek övünecekler ve her şeyi en bitaraf bir beyinle muhakeme eden yarın bu sayfalara bakarak Avrupa’yı kırmızıya boyayan bu cihan cenginde Türkiye’nin mevkiini tayin edecek ve bununla onun hakkında kati ‘i’ lamı verecek Türkiye ölmeyecek yaşayacak ve büyüyecektir.

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yap