İlk Yerli Roket Yapımı Bandırma Roket Kulübü 1963

İlk Yerli Roket Yapımı Bandırma Roket Kulübü 1963

26 Nisan 2019 0 Yazar:

Günümüzde Yerli Tank Ve Yerli Uçak Tartışmaları Yapıladursun, Bundan 50 Küsur Yıl Önce Türkiye’de Günümüzde Büyük Ölçüde Unutulmuş Bir Yerli Füze Seferberliği Başlamış. Bandırma Roket Kulübü Adıyla Bir Kulüp Kurulmuş Ve İlk Araştırmalar Deneyler O Yıllarda Başlamıştır.

Bandırma Roket Kulübünü Sizler İçin Araştırdık

Ilk Yerli Roket

Yıl 1959, Yani Sputnik’in Uzaya Gönderilmesinden 2 Yıl Sonrası. Yer Bandırma. 1963 Yılından Beri Akılları Bu İşlerle Meşgul Olan Ve Sputnik’in Uzaya Yollanması Üzerine İyiden İyiye Heyecanlanan Şehit Mehmet Gönenç Lisesi Öğrencileri Güngör Gezer, Artuğ Sayıner Ve Osman Caran, Yanlarına Arkadaşları Atilla Yedikardeşler Ve Adnan Zambak’ı Da Alıp Günümüzde Bile Yapılsa Uçuk Ve Çılgın Bir Proje Olduğu Düşünülebilecek Bir İşe İmza Atarak Lise Bünyesinde Bandırma Füze Kulübü’nü Kurarlar. Kulüp Kısa Süre Sonra Bandırma Havacılık Ve Uzay Araştırma Derneği Adında Bir Tüzel Kimliğe Kavuşarak Resmen Liseden Bağımsız Bir Dernek Halini Alır.

İlk Bakışta İlginç Olsa Da Kaybetmeye Mahkum Bir Oluşum Gibi Görünen Bu Kulüp, Katılan Gençlerin Ve Özellikle De Sonradan Katılan Kirkor Divarcı’nın Üst Düzey Teknik Bilgisi Ve Hummalı Çalışmasıyla Gerçekten Füze Tasarlayabilecek Duruma Gelecektir. Bu İşe Baş Koyan Divarcı, Nişanlısıyla Evlenebilmek İçin Biriktirdiği 400 Lirayı Da Seve Seve Bu İşe Yatırır Ve Arkadaşlarıyla Birlikte Kolları Sıvar.

Gençlerin Derneğin Kuruluşundan Kısa Süre Sonra Tasarladıkları 3 Kiloluk Minyatür Füze Pek Başarılı Olmaz Ve Ancak 40 Metre Yüksekliğe Kadar Çıkarak Denize Düşer. 10 Ekim 1959’Da Yapılan Bu Deneme Genellikle Alayla Karşılansa Da Olumlu Tepkiler De Alır. Füzeci Gençler Kendilerini Alaya Alanlara Kulaklarını Tıkayıp Çalışmalarına Devam Ederler. Bir Başarısız Deneme Daha Yapan Gençler 1960 Yılının Şubat Ayındaki Üçüncü Denemelerindeyse Füzeyi 750 Metre Yüksekliğe Çıkarmayı Başarmıştır. Bu Deneme Sınırları Aşarak Yabancı Ülkelerin Medyasında Da Kendine Yer Bulur. Füzeci Gençler Artık Yaptıkları İşin Ülke Sınırlarını Aşmış Olmasının Verdiği Özgüvenle Hareket Etmektedir. Bu Dönemde Derneğin Adı Bandırma Havacılık Ve Astronomi Roket Kulübü Olarak Değiştirilir.

Derneğinin Adının Değişmesini Takip Eden İlk Dönemde Şanssızlıklar Ve Teknik Aksaklıklar Füzeci Gençlerin Peşini Bırakmaz Ve Uzun Süre Başarılı Bir Deneme Gerçekleştiremezler. Derken 1961 Yılında Yapılan Denemede Füzenin 300 Metre Yüksekliğe Fırlatılıp Buradan Paraşütle İndirilmesi Füzecilerin Kendilerine Olan Güvenlerini Tazeler Ve Çalışmalara Hız Vermelerini Sağlar.

24 Mayıs 1962 Tarihinde Derneğin Ankara Şubesi Açılır Ve Bu Aşamada Füzeci’lerin Çalışmaları Türk Silahlı Kuvvetleri Tarafından Yakından İzlenmeye Başlamıştır. Bu Dönemde Kirkor Divarcı’nın Tasarladığı Marmara-1 Füzesi İTÜ Tarafından Onaylanır Ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin De Devreye Girip Destek Vermesiyle Zafer Bayramında Fırlatılır. Bugün Bile Duysak Büyük Olasılıkla Söyleyenle Alay Edeceğimiz Bir Olay Gerçekleşmiştir: Üzerinde Türk Bayrağı Olan, 1 Metre 33 Cm Uzunluğunda Ve 1,5 Kilo Ağırlığındaki İlk Türk Füzesi Marmara-1 Gökyüzünde Süzülmektedir! Artık Kirkor Divarcı Ve Arkadaşları Çılgın Bir Projeyle Uğraşan Hevesli Gençler Olmaktan Biraz Ötededir, Zira Projeleri Doğru Yönde İlerlemektedir. Neredeyse 1 Km Yüksekliğe Çıkması Açısından Bu Test Atışı Temelde Başarılı Olmuştur, Ancak Füzenin Havada Ateş Alıp Patlaması Ve 200 Metre Kadar Uzağa Düşerek Yangın Çıkarması Başarıya Gölge Düşürmüştür. Füzeci’ler Yine De Pes Etmez Ve Çalışmalarına Tam Gaz Devam Ederler.

Kısa Süre Sonra Yapılan Marmara-2 Denemesindeyse O Ana Kadarki Hız Rekoru Kırılır. Füze O Kadar Hızlı Kalkış Yapmıştır Ki Atış Sahasının Yakınlarına Kurulan Rasat Kuleleri Füzeyi Takip Edemez Ve Füze Kaybolur Ve Asla Bulunamaz. Başarılı Test Atışları Zincirinde Marmara-2’Yi Hürriyet-1 Ve Hürriyet-2 Füzeleri İzler. Marmara-3 Denemesinde Füzenin Havalanamaması Can Sıksa Da Füzecilerin Şevkini Kırmaz. Bir Fiyasko Olan Marmara-3’Ün Aksine Marmara-4 Tam 5415 Metre Yüksekliğe Kadar Çıkarak Müthiş Bir Başarı Sağlar Ve Füzecilerin Doğru Yolda Olduğu Ve Füzenin Askeri Amaçlarla Kullanılabilecek Duruma Gelmesinin Yakın Olduğu İzlenimini Uyandırır.

Bu Aşamada Her Şey Mükemmel Görünmektedir Ve Kendilerine Güvenleri Her Gün Haklı Olarak Artan Divarcı Ve Ekibi Füze Projesiyle Yetinmeyip Uzaya Canlı Gönderme Düşüncesine Eğilmeye Başlarlar. Aktrüs Adı Verilen Bu Projede 4 Metre Uzunluğunda Ve 500 Kilo Ağırlığında Bir Füzeye Bir Fare Konularak Uzaya Gönderilmesi Düşünülmektedir.

İşte Bu Noktada Olan Olur Ve Her Şeyi Tepetaklak Eden Bir Gelişme Yaşanır. 1963 Yılı İtibarıyla Tüm Proje Planları Kirkor Divarcı’nın Evinde Tutulmaktadır. Her Şey Bu Kadar İyi Giderken Divarcı’nın Evinde Bir Yangın Çıkar Ve Projeye Dair Tüm Yazılı Belgeler Bu Yangında Kül Olur. Yangının Nasıl Çıktığına Dair Bir İpucu Bulunamaz. Bu Yangının Yalnızca Şanssızlık Eseri Olduğuna İnanmayan Kirkor Divarcı’nın Morali Fena Hâlde Bozulur. Olaydan Çok Etkilenir Ve Emeklerinin Boşa Gitmesi Üzerine Füze Çalışmalarına Bir Daha Başlamamak Üzere Son Verir.

Yangından Sonra Füzecilerin Kurduğu Dernek Havacılık Ve Uzay Araştırma Derneği (Huzad) Adı Altında Faaliyetlerine Devam Eder Ve Günümüzde De Yaşamaktadır. Sirius, Vega Ve Hayata Geçirilen 300 Km Menzilli Ata-1 Roketi Gibi Kayda Değer Projelere İmza Atsa Da 4 Yılda Müthiş Mesafe Kaydeden Füze Çalışmalarını Aynı Hızda Devam Ettirememiştir. Bu Bağlamda Ülkenin Gündemine Daha 60Lı Yıllarda Giren Ve Çok Hızlı İlerleyen Yerli Füze Projesi Kirkor Divarcı’nın İşten El Etek Çekmesiyle Öksüz Kalmıştır.

Spread the love
  •  
  •  
  •  
  •  
  • 3
  •  
  •  
  •  
    3
    Shares