Ana Sayfa Blog Sayfa 1513

ciltimteki Siyah Noktalardan Nasıl Kurtulurum ?

0

YÜZÜNÜZDE Kİ SİYAH NOKTALARDAN KURTULMA

Siyah noktalar, yüzde istenmeyen görüntüye neden olur. Bu nedenle pek çok kişi yüzünde oluşan siyah noktalardan kurtulmak, tertemiz bir yüze kavuşmak ister. Peki ama bu nasıl olur?

Ciltdeki Siyah noktalar ve sivilcelerden kurtulma

Siyah noktları gidermek için kil, badem yağı ve bal karışımı yeterlidir. Bu karışım hazırlanıp yüze hafifçe sürüldükten 40-45 dakika sonra yüz soğuk su ile yıkanır. Daha sonra herhangi bir nemlendirici sürülür. Bu işlemlerden sonra siyah noktaların bir kısmının yok olduğu görülecektir. Siyah noktaları giderme konusunda pek çok söylenti olduğu için hepsini uygulamak doğru değildir. Zira yanlış karışım ve ürünler cilde büyük zararlar verebilir.

Çikolata lekesi Nasıl Çıkartırılır. buyrun ?

ÇİKOLATA LEKELERİ NASIL ÇIKARILIR 

Çikolata lakesi, günük hayatta sıklıkla karşılaştığımız lekelerden bir tanesidir. Yürürken veya çikolatayı yerken dikkatsizlik sonucu üstümüze dökülmesi can sıkıcıdır.

Çikolata lekesi çıkarma

Çikolata lekesini çıkarmak için, leke bölgesi gliserinle iyice silinmeli. Leke üstünde kalan ıslaklık, içerisinde yağları barındırdığı için bu ıslaklığın emilmesi sağlanmalıdır. Böylece leke çıkacaktır. Bu yöntem dışında 90 derece sıcaklığındaki suyun içerisine alkol koyup leke bölgesi silinmelidir. Buda oldukça etkili bir yöntemdir.


Koltuklardaki Çikolata Lekesi Nasıl Çıkarılır? 

Halı çikolata lekesi

Koltuklarınız da, kanepeleriniz de kumaşları ters çevirme imkanınız yoksa, lekenin kurumasını bekleyin. Ardından ıslak bir bezi lekenin üzerine 10 dakika kadar bırakın.. Islanan bölgede leke ıslak kumaşa geçer, daha sonra deterjan yardımıyla kalan lekeyi çıkarmaya çalışabilirsiniz. Unutmayın fazla bastırmanız yada lekeyi çıkarmak için set cisimler kullanmanız kumaşlarınıza zarar verir ve ömürlerini siz fark etmeden kısaltır. Dondurma lekesini de çikolata lekesi gibi kolayca çıkarabilirsiniz. Islakken müdahale etmeyin. Lekenin tamamen kurumasını bekleyin. Leke kurumasını beklerken dökülen kısmın altına ıslak bir kumaş bırakabilirsiniz.

Halıdaki Çikolata Lekesi Nasıl Çıkarılır?

Çikolata her yaşta insanın yiyebileceği özel bir yiyecek. Bu nedenle çok fazla tüketildiği için bazı ev kazalarında çikolata farklı yüzeylere bulaşabilir. Özellikle küçük çocuklar çikolata yerken halıya ya da kıyafetlerine mutlaka çikolata lekesi bulaştırırlar. Çikolatanın içeriğinde yer alan kakao yağı ve süt, çikolata lekesini zor çıkan lekeler listesinin başına taşır. Kakao yağı ve süt gibi besin maddeleri bir araya gelince kalıcı bir lekenin oluşmasına neden olur. Halıya bir şekilde erimiş çikolata dökülebilir ya da çikolata lekesi bulaşabilir. Halıya bulaşan çikolatayı temizlemek için acele etmeyin. İlk olarak çikolata lekesinin kurumasını bekleyin. Bu süreci hızlandırmak için çikolata lekesinin üzerine buz torbası koyabilir ve lekenin donmasını sağlayabilirsiniz. Çikolata lekesi iyice donduktan sonra, çikolatanın donan kısımlarını bir kaşıkla ya da spatulayla kazıyabilirsiniz. Kazıma işleminde çıkan çikolata parçalarını elektrikli süpürgeyle temizleyebilirsiniz. En son işlem olarak ise, çikolatanın kalan yağlı lekesini çıkarmak için küçük bir kabın içerisine bir miktar ılık su koyun ve içerisine bir ölçü sıvı deterjan ilave edin. Temiz bir bezle halınızı silebilirsiniz. Halıyı nemli bir şekilde bırakmamak için, kuru bir bezle halıyı kurulayın.

Elbiseden Kıyafetten çikolata lekesi Nasıl çıkarılır ?

Çikolata belirli bir süreden sonra ısındığı ve eridiği için özellikle sıcak yaz günlerinde, kıyafetinize damlatmamak için çok dikkatli davranırsınız. Ancak bir şekilde siz fark etmeden, çikolata kıyafetinize damlar ve belirgin bir leke haline gelir. Çikolata hala sıvı haldeyken lekeyi temizlemeye çalışmayın. Bu lekenin daha çok yayılmasına ve dağılmasına neden olur. Çikolata lekesini çıkarmak için ilk olarak lekenin donmasını beklemeniz gerekir. Çikolata katı bir hale gelince kıyafetinizden çıkarmak daha kolay olacaktır. Çikolatanın donmasını bekledikten sonra üzerindeki parçalar, kendi kendine dökülecektir. Kendi kendine dökülmüyorsa, kıyafetinize zarar vermeden bir kaşıkla kazıyabilirsiniz. Çikolata lekesinin katı halini kıyafetinizden temizledikten sonra, geriye kalan belirgin lekeyi çıkarmak için, küçük bir kabın içerisine bir miktar su koyun ve içerisine bir yemek kaşığı kadar sirke ilave edin. Kıyafetinizdeki çikolata lekesinin üzerine sirkeli su karışımından biraz dökün ve elinizle çitileyin. Bir süreden sonra çikolata lekesi çıkmaya başlayacak, en son olarak lekeyi durulayın ve kuruması için kıyafetinizi bekletin.

Çıban Nedir ve Nasıl Tedavi edilir ?

0

ÇIBAN NEDİR ,NASIL TEDAVİ EDİLİR ?

Çıban, vücudun herhangi bir bölgesinde çıkabilen, iltihabi kabarıklara verilen addır. Çıban sağlıksız olmakla birlikte büyüklüğüne göre büyük acılarda verebilmektedir.

Çıbanı gidermek için, bir kabın içerisinde biraz zeytini dövüp çıbanın çıktığı yere koyun. Kısa süre sonra çıbanın geçtiğini göreceksiniz. Bu etkili yöntem dışında tıbbi melhemler kullanırsanız o bölgenin su ile temas etmesini önlemelisiniz. Ayrıca bir bant ile kapatmakta faydalı olacaktır.

Çıbanın oluşum aşamaları şöyle gerçekleşir: Yağ dokusuna yayılan bakteriler, kan içindeki akyuvarlarla mücadele eder. Bu bakteri ile akyuvarlar arasında geçen mücadeleyi iki taraf da kazanamaz ve ölür. Ölen stafilokok mikrobu ve akyuvarlar vücut için atık niteliği taşır. Bu atıkların miktarı arttıkça, atıkların toplandığı bölgede bir kese meydana gelir. Zamanla, kandaki akyuvarlar bu kese içine dolar. Deri eğer yumuşaksa kese deriye doğru hareket eder. Deri sert ise, kese vücut içerisine doğru hareket eder. Bu şekilde çıban baş verir.

Çıban, başta sivilce sanılabilir çünkü ilk evrelerinde sivilce kadar küçüktür. Ancak zamanla, bu irinli kısım iyice büyüyerek sivilceden farklı bir görünüme kavuşur. Şişliğin içinde bulunan irinli öz, eğer çıban patlatılırsa tekrar nüksetmesine sebep olabilir. Bu nedenle, bu irinli özün muhakkak çıkarılması gerekir.

Çıban, dokunulduğu zaman sert bir his verse de, aslında içinde irin bulunur. Bu irinin birikmesi sonucu, yakında bulunan sinirler üzerinde baskı oluşur ve iltihap meydana getirir. Çıban, genellikle vücudun bir yere sürtünen bölgelerinde, örneğin boyun, yüz, kulak, kol, kaba et, bacak gibi bölümlerde ve derinin katlanan kısımlarında görülür. Ortasında beyaz veya gri renkte, fındık iriliğinde akut inflamasyon gösterir.

Eğer vücutta lokal veya sistemik nedenlerle çok sayıda çıban oluşursa bu durumun adı fronküloz olur. Çıban, çoğunlukla vücut yüzeyinde çıksa da, nadiren iç organlarda da meydana gelebilir.

Çıban Neden Çıkar?

Çıban her yaş grubunda görülmekle birlikte, genelde çocuklardan çok yetişkinlerde görülür. Kadınlarda ve erkeklerde eş oranda ortaya çıkar. Şeker hastalığı gibi bazı sistemik hastalıklarda çıbanların görülme sıklığı artar. Bununla birlikte, beslenme bozukluklarında, vitaminsizlikte ve bağışıklık sisteminin güçsüz düştüğü durumlarda da çıban daha çok görülür.

Eğer çıban vücutta sıkça çıkıyor, tedaviye rağmen tekrarlanıyorsa bu bazı hastalıkların habercisidir. Aşağıdaki hastalıklar ve durumlar vücutta çıban oluşumunu tetikler:

• Şeker hastalığı
• Tiroide bağlı aşırı terleme
• Bağışıklık sisteminin zayıflaması
• Böbrek yetmezliği
• Kansızlık
• Egzama, mantar gibi deri hastalıkları
• Beslenme bozuklukları
• Çok fazla oturmak
• Çok fazla terlemek
• Uzun süre hareketsiz kalmak, sürekli oturmak, durağan yaşam
• Dar kıyafetler
• Tahriş ve sürtünmeye sebep olan giysiler
• Sentetik kumaşlar
• Pislik ve mikroplar
• Uzun yorgunluklar
• Uzun açlıklar
• Aşırı derecede kilo kaybı
• Aşırı alkol tüketimi
• Aşırı yağlı yemek tüketimi
• Vitamin ve protein eksikliği

Bağışıklık sistemi çeşitli ilaçlarla baskılandığı için, kanser tedavisi gören hastalarda da çıbana sık rastlanır.

Çıbanın belirtileri, kızarıklık, şişme, bölgesel ateş hissi ve iltihap görüntüsüdür. Bu belirtilerle birlikte bir acı ve ağrı hissi de oluşur. İlerleyen aşamalarda ise, kızarıklık görülen bölgenin ortasında beyaz ve içi irin dolu bir cerahat kütlesi ortaya çıkar. Bu irin tabakasının altında ölü akyuvarlar ve mikroplar vardır. Cildin gerdin olduğu bir bölgeyse, ağrı ve acı hissi artacaktır.

Çıban Nasıl Tedavi Edilir?

Küçük çıbanların, kendiliğinden patlaması ve geçmesi beklenir. Bu süreç, aşağı yukarı 10 gün sürer. Bu süreçte, çıbanın çıktığı bölge daima temiz tutulmalı, herhangi bir tahrişe maruz bırakılmamalı ve antibiyotik kremler uygulanmalıdır. Çıban patlatıldıktan sonra mikrop kapmaması çok önemlidir. Bu nedenle üzeri bir süre için kapatılmalıdır. Çıban sürekli iltihaplanıyorsa, doktor kontrolünde antibiyotik ilaç alınabilir.

Çıban oluşmuş bölgeye çok fazla temas edilmemelidir. Bu hem mikrop oluşumunu önlemek hem de iltihabın yayılmasını engellemek için önemlidir.

Eğer kişi çıbanın küçük ve basit bir çıban olduğundan eminse ve çıbanın yarattığı rahatsızlık duygusundan kurtulmak istiyorsa çıbanı çok steril biçimde patlatabilir. Bunun için izlemesi gereken adımlar şunlardır:

  • Öncelikle, çıbanın yeterli olgunlukta olduğundan emin olmalıdır. Çıbanın yeni oluşmuş, etrafı kızarık, üzeri sert hali olgunlaşmamış halidir ve bu durumdayken kesinlikle patlatılmamalıdır.
  • Çıban ne zaman, ortası yumuşak, sarı renkli bir kesecik oluşmuş haline ulaşırsa, o zaman olgunlaşmış demektir.
  • Çıban olgunlaşmamışsa, onu olgunlaştırmak için sıcak suya batırılmış havlu yardımıyla günde 3-4 kez 10’ar dakika boyunca çıban üzerinde çok hafif şekilde baskı oluşturabilir. Bu sayede hem doğal bir drenaj sağlamış olur hem de ağrıyı azaltır.
  • Ardından, olgun çıbanı, ucu yakılmış steril iğne ile delebilir ancak bu aşama doktordan bilgi almadan gerçekleştirilmesi çok fazla önerilmez.
  • Antibiyotik bir kremi 4-5 gün boyunca günde 2 veya 3’er kez çıbanın üzerine sürebilir.

İyileşme sürecinde, kabuk bağlayan çıbanın kabuğu kesinlikle koparılmamalıdır.

İKİNCİ BEYAZIT (1481 – 1512) Osmanlı Devleti

sultan ikinci beyazıt, ikinci beyazıt, ikinci beyazıt hayatı, ikinici beyazıt kimdir, ikinci beyazıt hakkında bilgiler, ikinci beyazıt hakkında bilinmeyenler, ikinci beyazıt ne zaman öldü

Sevgili okurlar, sizlere Osmanlı Devleti dönemi padişahlarından olan Sultan 2.Beyazıt hakkında bilgiler vereceğiz.

SULTAN II BEYAZIT HAYATI

beyazit2

Babası: Fatih Sultan Mehmed
Annesi: Mükrime Hatun
Doğumu: 3 Aralık 1447
Vefatı: 26 Mayıs 1512
Saltanatı: 1481 – 1512 (31 ) sene

İkinci Bayezid, uzun boylu, geniş göğüslü ve kuvvetli bir vücuda sahipti. Yüzü yuvarlak ve gözleri elâ idi. Cesur ve atılgandı. Aynı zamanda çok alim, selim ve dinine bağlı bir padişahtı. Babası Fatih Sultan Mehmed Han ilmi karşı büyük bir sevgi beslediği için, oğlu Bayezid’e her şeyden evvel kuvvetli bir tahsil vermeyi düşünmüştü.

O devrin en meşhur âlimlerinde ders okutturmuş, bütün İslâmi ilimleri en iyi şekilde öğretmişti. İkinci Bayezid, dinine çok bağlı olduğu için kendisine (Bayezid Veli) denildi. Bayezid Veli, şâirleri saraya toplar onlarla sohbet ederdi. Bayezid Veli çok alim bir zat idi. Arapça ve Farsçayı gayet iyi bilirdi. İslâmi ilimlerin yanı sıra matematik ve felsefe tahsili de yapmıştır. Çağatay lehçesi ve Uygur alfabesini de öğrenmişti. Hattat ve bestekârdı. Avni mahlasıyla Şiirler yazardı. Ulemâ ve sanatkârlar için ayrıca bir para fonu ayırmıştı. Bayezid Veli padişah olduktan sonra, kardeşi Cem Sultan ile 14 sene mücadele etti. Kilye ve Akkerman’ı fethetti.

Sultan 2.Beyazıt Kimdir?

1484 – 1485’de Mısır Memlükleri ile harbe girdi. Devrinde Belgrad üçüncü defa kuşatıldı ve tarihte ender görülen Abdina Zaferi elde edildi. Denizden İspanya’ya sefer açıldı. Endülüs Müslüman Devletinin yardımına gönderilen bu donanma kıyı şehirlerine baskınlar düzenledi. Karşısına çıkacak bir devlet olmadı. Osmanlı Devleti tarihinde, akıncıların Avrupa’nın içlerine kadar akınlar düzenlediği devir bu devirdir. Venedik’i dahi bu akıncılar istila edip, ta Varşova’ya kadar gittiler. 1483’de tarihin sayılı deniz savaşlarından olan Sapienza Deniz Zaferi kazanıldı. 1500’de İnabahtı fethedildi. Koron, Modon ve Navarin kaleleri alındı. Anadolu’da baş gösteren Şahkulu isyanı bastırıldı. Oğullarının en kudretlisi olarak kabul ettiği Şehzade Selim’in israrlı hareketleri karşısında tahtından ferâgat, etti. Dimetoka Sarayında oturmak istedi ve bu maksatla yola çıktı. Çok rahatsızdı. Dimetoka’ya varamadan Havsa kasabasının Abalar köyünde vefat etti. Cenazesi kendi yaptırdığı Bayezid Camii türbesine defnedildi. 62 yaşında idi. Vefatı duyulunca, en çok harp yaptığı Mısır’da bile cenaze namazı kılındı. Tahta çıktığında 2.214.000 km² olan Osmanlı topraklarını 2.375.000 km² oldu.

Veziri Azamları (Başbakanları): Koca Davut Paşa, Hadım Ali Paşa, Hersekzade Ahmed Paşa, İkinci İbrahim Paşa, İshak Paşa ve bir yangında ölen Mesih Paşa.
Şeyhülislâmları: Molla Gürani, Molla Abdülkerim ve Zembilli Ali Efendi.
Kaptan-ı Deryaları: Küçük Davud Paşa, Hersekzade Ahmed Paşa, İskender Bey, Hacı Mesih Paşa, Güveği Sinan Paşa ve Karanişancı Vezir Davud Paşa.
Erkek Çocukları:
Mahmud, Ahmed, Şehinşah, Yavuz Sultan Selim, Mehmed. Korkud, Abdullah, Alimşah.
Kız Çocukları:
Aynişah, Gevher Mülük Sultan, Hatice Sultan, Selçuk ve Hüma Hatun.

Fatih sultan Mehmed Hanın İstanbulu Fethi (1453)

0

fatih sultan mehmed, fatih sultan mehmed fetih, fatih sultan mehmed fetihleri, fatih sultan mehmed istanbul fethi, fatih istanbulu nasıl feth etti

Sevgili okurlar, sizlere Osman Devleti’nin dönemin en parlak zamanlarından birini yaşatan, çağ açıp çağ kapatan bir padişahtan bahsetmek istiyoruz. Peki kimdir bu Fatih Sultan Mehmed, Fatih Sultan Mehmed’in fetihleri nelerdir? Bu ve daha fazla sorunuzun cevapları için yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

FATİH SULTAN MEHMET HAN HAZRETLERİNİN İSTANBULU FETHİ

5. yüzyılın ortalarında Osmanlı İmparatorluğu, Anadolu olarak bilinen bugünkü Türkiye topraklarından, Balkanların derinliklerine kadar yayılmışlardı. Kritik bir yer hariç “İstanbul”.

Asya’ya giden tüm yollara hakim olan ve Batı Avrupa’nın en uzak köşelerine uzanan hakimiyet alanlarının tam ortasında tüm azametiyle duran İstanbul Osmanlı Sultanlarını kızdırıyordu. Tüm Dünya’daki en güçlü, en zengin ve en çekici şehir olan başkent İstanbul, ölmekte olan ama henüz tükenmemiş Bizans’ın (Doğu Roma İmparatorluğu) elindeydi. Osmanlılar için, İstanbul’un stratejik ve ekonomik olarak büyük önemi vardı. Sembolik değeri ise hepsinden önemliydi. Bu şehir Doğu topraklarında, Hristiyanlığın temsiliydi.

İstanbul’un Fethi

İstanbul’un Müslümanlar tarafından yönetileceği Hz. Muhammed (s.a.v)tarafından müjdelenmişti. Osman’dan başlayarak her Osmanlı yöneticisi bu şehri ele geçirmek istedi ama o devamlı sağlam bir şekilde Hristiyanların elindeydi. Sonra, fetih tutkusu inkar edilemeyecek bir Sultan başa geçti Sultan ikinci Mehmed. Tarih onu İstanbul’un fethiyle onurlandırdı; bu da ona Fatih Sultan Mehmet ünvanını kazandırdı. Saltanatı başladığında yalnızca 12 yaşındaydı ama zaten Osmanlı politikasında deneyimli bir kişiydi. Güç karşısında tehdit olan her şeyi yok etmek için üvey kardeşini boğdurtmalıydı. İmparatorluk ve İslamın sağlıklı bir şekilde yayılması ve ona hanedanlık tarafından önderlik edilmesi, daima her şeyden önemliydi, aileden bile. İmparatorluğun bölünmesini engellemek için, ki bu daha önceki Türk devletlerinde ve İslam dünyasında vuku bulmuştur, genç bir adam babasının ölümünden sonra sultan olduğu zaman diğer bütün kardeşleri yok etmek zorundadır. Bu, imparatorluğun parçalanmasını engellemiştir. Acımasızca olabilir, ama Hanedanın ve İslamın devamı için bu gerekliydi ve işe yaramıştı; Fatih Sultan Mehmed Han’dan sonra Osmanlı topraklarında taht kavgasının kardeşler arasında engellenmesi İmparatorluğun devamının sağlanması için kardeş katli vacip kılınmıştı.

İstanbul Nasıl Fetih Edildi?

Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleri, uzun boylu, dolgun yanaklı, kırmızı – beyaz tenli, kıvrık burunlu, kolları adaleli ve kuvvetli bir padişahtı. Devrinin en büyük âlimlerinden Akşemseddin, Molla Gürani gibi alimler tarafından çok iyi eğitilmişti; yedi yabancı dil bildiği söylenir. Kendisi, devrinin en büyük ulemasından birisi idi.

Âlim, şâir ve sanatkârları toplar ve onlarla sohbetten çok hoşlanırdı. İlginç ve bilinmedik konular hakkında makaleler yazdırır ve bunları incelerdi. Hocalığını da yapmış olan Akşemseddin, Fatih Sultan Mehmed’in en çok deger verdigi âlimlerden biridir. Fatih Sultan Mehmed, okumayı çok severdi. Farsça ve Arapça’ya çevrilmiş olan felsefî eserler okurdu. 1466 yılında Batlamyos Haritasını yeniden tercüme ettirip, haritadakı adları Arap harfleriyle yazdırdı.

Bilimsel sorunlarda, hangi din ve mezhebe mensup olursa olsun bilginleri korur onlara eserler yazdırırdı. Bilime büyük önem veren Fatih Sultan Mehmed, yabancı ülkelerdeki büyük bilginleri İstanbul’a getirtti. Nitekim Astronomi bilgini Ali Kusçu, kendi döneminde İstanbul’a geldi. Ünlü ressam Bellini’yi de İstanbul’a davet ederek kendi resmini yaptırdı.

Fatih Sultan Mehmed, 1481 yılına kadar hükümdarlık yaptı ve bizzat yirmi beş sefere katıldı. Azim ve irade sahibiydi. Temkinli ve verdigi kararları kesinlikle uygulayan bir kişiliği vardı. Gayet soğukkanlı ve cesurdu. Eşsiz bir kumandan ve idareci idi. Yapacağı işler hususunda, en yakınlarına bile hiç birşey sızdırmazdı. Devlet yönetiminde oldukça sertti. Savaşlarda çok cesur olur, bozgunu önlemek için ileri atılarak askerleri savaşa teşvik ederdi.
20 yaşında Osmanlı Padişahı olan Sultan İkinci Mehmed, İstanbul’u fethedip 1100 yıllık Doğu Roma İmparatorlugu’nu ortadan kaldırarak Fatih ünvanını aldı. Hz. Muhammed’in hadisi şerifinde müjdelediği İstanbul’un fethini gerçekleştiren büyük komutan olmayı da başaran Fatih Sultan Mehmed, yüksek yeteneği ve dehasıyla dost ve düşmanlarına gücünü kabul ettirmiş bir Türk hükümdarıydı. Ortaçag’ı kapatıp, yeniçag’ı açan Cihan hükümdarı Fatih Sultan Mehmed.

Fatih Sultan Mehmed Han (1451 – 1481) Osmanlı devleti

fatih sultan mehmed, fatih sultan mehmed fetih, fatih sultan mehmed fetihleri, fatih sultan mehmed istanbul fethi, fatih istanbulu nasıl feth etti

Sevgili okurlar, sizlere Osman Devleti’nin dönemin en parlak zamanlarından birini yaşatan, çağ açıp çağ kapatan bir padişahtan bahsetmek istiyoruz. Peki kimdir bu Fatih Sultan Mehmed, Fatih Sultan Mehmed’in fetihleri nelerdir? Bu ve daha fazla sorunuzun cevapları için yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

FATİH SULTAN MEHMET HAN HAZRETLERİNİN İSTANBULU FETHİ

5. yüzyılın ortalarında Osmanlı İmparatorluğu, Anadolu olarak bilinen bugünkü Türkiye topraklarından, Balkanların derinliklerine kadar yayılmışlardı. Kritik bir yer hariç “İstanbul”.

Asya’ya giden tüm yollara hakim olan ve Batı Avrupa’nın en uzak köşelerine uzanan hakimiyet alanlarının tam ortasında tüm azametiyle duran İstanbul Osmanlı Sultanlarını kızdırıyordu. Tüm Dünya’daki en güçlü, en zengin ve en çekici şehir olan başkent İstanbul, ölmekte olan ama henüz tükenmemiş Bizans’ın (Doğu Roma İmparatorluğu) elindeydi. Osmanlılar için, İstanbul’un stratejik ve ekonomik olarak büyük önemi vardı. Sembolik değeri ise hepsinden önemliydi. Bu şehir Doğu topraklarında, Hristiyanlığın temsiliydi.

İstanbul’un Fethi

İstanbul’un Müslümanlar tarafından yönetileceği Hz. Muhammed (s.a.v)tarafından müjdelenmişti. Osman’dan başlayarak her Osmanlı yöneticisi bu şehri ele geçirmek istedi ama o devamlı sağlam bir şekilde Hristiyanların elindeydi. Sonra, fetih tutkusu inkar edilemeyecek bir Sultan başa geçti Sultan ikinci Mehmed. Tarih onu İstanbul’un fethiyle onurlandırdı; bu da ona Fatih Sultan Mehmet ünvanını kazandırdı. Saltanatı başladığında yalnızca 12 yaşındaydı ama zaten Osmanlı politikasında deneyimli bir kişiydi. Güç karşısında tehdit olan her şeyi yok etmek için üvey kardeşini boğdurtmalıydı. İmparatorluk ve İslamın sağlıklı bir şekilde yayılması ve ona hanedanlık tarafından önderlik edilmesi, daima her şeyden önemliydi, aileden bile. İmparatorluğun bölünmesini engellemek için, ki bu daha önceki Türk devletlerinde ve İslam dünyasında vuku bulmuştur, genç bir adam babasının ölümünden sonra sultan olduğu zaman diğer bütün kardeşleri yok etmek zorundadır. Bu, imparatorluğun parçalanmasını engellemiştir. Acımasızca olabilir, ama Hanedanın ve İslamın devamı için bu gerekliydi ve işe yaramıştı; Fatih Sultan Mehmed Han’dan sonra Osmanlı topraklarında taht kavgasının kardeşler arasında engellenmesi İmparatorluğun devamının sağlanması için kardeş katli vacip kılınmıştı.

İstanbul Nasıl Fetih Edildi?

Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleri, uzun boylu, dolgun yanaklı, kırmızı – beyaz tenli, kıvrık burunlu, kolları adaleli ve kuvvetli bir padişahtı. Devrinin en büyük âlimlerinden Akşemseddin, Molla Gürani gibi alimler tarafından çok iyi eğitilmişti; yedi yabancı dil bildiği söylenir. Kendisi, devrinin en büyük ulemasından birisi idi.

Âlim, şâir ve sanatkârları toplar ve onlarla sohbetten çok hoşlanırdı. İlginç ve bilinmedik konular hakkında makaleler yazdırır ve bunları incelerdi. Hocalığını da yapmış olan Akşemseddin, Fatih Sultan Mehmed’in en çok deger verdigi âlimlerden biridir. Fatih Sultan Mehmed, okumayı çok severdi. Farsça ve Arapça’ya çevrilmiş olan felsefî eserler okurdu. 1466 yılında Batlamyos Haritasını yeniden tercüme ettirip, haritadakı adları Arap harfleriyle yazdırdı.

Bilimsel sorunlarda, hangi din ve mezhebe mensup olursa olsun bilginleri korur onlara eserler yazdırırdı. Bilime büyük önem veren Fatih Sultan Mehmed, yabancı ülkelerdeki büyük bilginleri İstanbul’a getirtti. Nitekim Astronomi bilgini Ali Kusçu, kendi döneminde İstanbul’a geldi. Ünlü ressam Bellini’yi de İstanbul’a davet ederek kendi resmini yaptırdı.

Fatih Sultan Mehmed, 1481 yılına kadar hükümdarlık yaptı ve bizzat yirmi beş sefere katıldı. Azim ve irade sahibiydi. Temkinli ve verdigi kararları kesinlikle uygulayan bir kişiliği vardı. Gayet soğukkanlı ve cesurdu. Eşsiz bir kumandan ve idareci idi. Yapacağı işler hususunda, en yakınlarına bile hiç birşey sızdırmazdı. Devlet yönetiminde oldukça sertti. Savaşlarda çok cesur olur, bozgunu önlemek için ileri atılarak askerleri savaşa teşvik ederdi.
20 yaşında Osmanlı Padişahı olan Sultan İkinci Mehmed, İstanbul’u fethedip 1100 yıllık Doğu Roma İmparatorlugu’nu ortadan kaldırarak Fatih ünvanını aldı. Hz. Muhammed’in hadisi şerifinde müjdelediği İstanbul’un fethini gerçekleştiren büyük komutan olmayı da başaran Fatih Sultan Mehmed, yüksek yeteneği ve dehasıyla dost ve düşmanlarına gücünü kabul ettirmiş bir Türk hükümdarıydı. Ortaçag’ı kapatıp, yeniçag’ı açan Cihan hükümdarı Fatih Sultan Mehmed.

Sultan İkinci Murat (1421 – 1451)Osmanlı devleti

ikinci-murad

Babası: Çelebi Sultan Mehmed
Annesi: Emine Hatun
Doğumu: 1402
Vefatı: 3 Şubat 1451
Saltanatı: 1421 – 1451 (30) sene

İkinci Murad, uzun boylu, beyaz tenli, doğan burunlu ve gayet güzel yüzlü bir padişahtı. Çok güzel konuşurdu. Kendisinin en büyük saadeti, Fatih Sultan Mehmed gibi eşine ender rastlanacak ve çok kıymetli bir zatın babası olmaktı.

Sultan Murad sükûneti ve huzurlu yaşamayı arzu eden fakat icap ettiği takdirde gayet hareketli, cesur ve hiçbir şeyden yılmayan bir kimse idi. Otuz senelik saltanatı müddetince, memleketini çok büyük bir şan ve şerefle idare ederek, emri altında bulunan herkeste, dindar, âdil ve lütufkâr bir padişah namı bırakmıştır.

Sultan ll. Murad’ın çocukluğu Amasya’da geçti. 18 yaşında tahta çıktı. Şair ve hattattı. Çok iyi bir askerdi. Şiirler yazmıştır. Zamanında Venedik donanmasıyla harb edildi. Selanik yeniden fethedildi. Düzmece Mustafa isyanı oldu ve bu isyanı bastırdı. 1422’de İstanbul’u muhasara etti. 1423’de Mora yeniden alındı. 1428’de Germiyan Beyliği Osmanlılara katıldı. Venedik ve haçlılara karşı Güvercinlik zaferi kazanıldı. 1430’da Selanik yeniden alındı. 1438’de Bosna’ya hakim olundu. 1439’da Belgrad muhasara edildi. 1443’de haçlılara karşı İzlâdi Derbendi zaferi kazanıldı. 1444 Temmuz’unda Segadin antlaşması yapıldı, fakat haçlılar sözlerinde durmadılar.

Oğlu Şehzade Mehmed’in mükemmel bir şekilde yetiştiğini gören Sultan Murad 1444’te tahttan vazgeçerek oğlunu tahta geçirmişti. Osmanlı tahtına çocuk yaşta bir padişah’ın geçtiğini gören Avrupa ülkeleri bu durumu fırsat bilerek yeni bir haçlı seferi düzenlemeye girişip, büyük bir haçlı ordusu hazırlarlar. Fakat tahtta oturan gelecekte Peygamberimizin müjdesine nasip olacak, çağ açıp çağ kapayacak, yıkılamamış İstanbul surlarını yıkacak, onu kendisine başkent yapacak olan ülkeler fâtihi Fatih Sultan Mehmet’tir. Haçlı ordusuna karşı çıkacak Osmanlı ordusuna, orduyu yakından tanıyan, tecrübeli, maharetli birisinin kumandan olmasının lüzumunu görmüş ve derhal babasına bir mektup yazarak ordunun başına geçmesini istemiştir. Fatih’in davetinde şu veciz ifadeler yer almıştır:

“Eğer padişah siz iseniz, kâfirlerin hücumunu defetmek, devletinizi müdafaa etmek için gelmek vaciptir. Ve eğer biz padişah isek, size emrediyoruz, gelip ordumuzun başına geçin ve emrimize itaat etmek de sizlere vaciptir.”

Bu davetten sonra ordunun başına geçen Sultan Murad, Varna savaşında maharetini ortaya koymuş ve çetin bir muharebe neticesinde haçlı ordusunu perişan etmiştir.
Kasım 1444’de Varna Zaferi kazanıldı. Varna Zaferinden sonra İkinci Murad tekrar tahta geçti. 1445’de Mora’ya ve Arnavutluğa sefer açtı. 1448 senesinin Ekiminde haçlılar yeniden saldırdılar. Bu defa da İkinci Kosova Zaferi kazanıldı.

1451 senesinde Sultan Murad bütün esirlerini salıverdi. 47 yaşında olduğu halde Edirne Sarayında vefat etti. Vasiyeti üzerine Bursa’da Muradiye Camii yanına defnedildi. Mezarının üzerini örtmemeyi, kenarlarına hafızların oturup Kur’an okuyabilmeleri için yerler yapılmasını ve Cuma günü mezara konulmasını vasiyet etmişti. Vasiyeti öylece yerine getirildi.

Sultan Murad zamanında memleketin birçok yerlerinde, camiler, medreseler, saraylar ve köprüler yapılmıştır. Bunlardan birisi Edirne’deki “Üç Şerefeli Cami”dir. Cami’in yanında bir medrese ve fakirler için bir imarethane mevcuttur. Yine Edirne’de “Muradiye Camii”ni bina ettirmiştir. Bu caminin duvarları ve mihrabı son derece güzel çinilerle süslenmiştir. Bursa’daki “Muradiye Camii”ni ve Ergene Nehri üzerindeki 170 ayaklı “Uzun Köprü”yü de Sultan Murad yaptırmıştır.

Cristian Zaccardo ,Balıkesirle Anlaştı

0

fft104mm2994370Balıkesirspor Başkanı Tuna Aktürk, İtalya Milli Takımı’yla 2006’da FIFA Dünya Kupası kazanan Milanlı stoper Cristian Zaccardo ile anlaştıklarını söyledi.

Aktürk, 32 yaşında 1.84 metre boyundaki Zaccardo’nun hafta içinde gelerek kenti gezeceğini, beğenirse 2 yıllık sözleşme imzalayacağını açıkladı. Daha önce Bologna, Palermo, Wolfsburg ve Parma formaları da giyen, Şampiyonlar Ligi’nde görev yapan tecrübeli oyuncu 17 kez İtalya A Milli Takımı’nda oynadı. Bal-Kes’in Süper Lig’deki ilk yabancı transferi olacak Zaccardo, defansın sağında da görev alıyor.

İki yolcu daha

Transferde Manisasporlu Volkan, Bülent, Eray ve Murat, Bucasporlu Okan’la anlaşan Balıkesirspor’un arayışı sürüyor. İç transferde Muhammet ve İsmail’den sonra  Ertuğrul ile Rıza’yla da yollar ayrılacak. Ertuğrul, Göztepe, Rıza, Şanlıurfaspor’la söz kesti. Gidenlerin ardından vefasızlıkla suçlandıklarını söyleyen Başkan Aktürk, “Eleştirmek için fırsat kolluyorlar. Kadroyu korumaya kalksak ‘Bu takım Süper Lig’den düşer” diyorlar. Kadroyu güçlendirip bazı futbolcularla yollarımızı ayırdığımızda ise vefasızlıkla suçlanıyoruz. Taraftarımız güvensin. En iyisini yapmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

 

Batuhan Karadenizin sözleşmesi iptal edildi

0

fft104mm2994288Trabzonspor, geçtiğimiz sezon Elazığspor’a kiralanan forvet oyuncusu Batuhan Karadeniz’in sözleşmesini feshettiğini açıkladı.

Bordo Mavili ekipten Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklama şu şekilde:

Profesyonel futbolcumuz Batuhan Karadeniz ile kulübümüz arasındaki mevcut sözleşme, 400.000.-TL sözleşme fesih bedeli karşılığı feshedilmiştir.

Yeni durağı Sivas olabilir

Süper Lig’de şu ana dek Beşiktaş, Eskişehirspor, Trabzonspor ve Elazığspor formalarını giyen 23 yaşındaki oyuncu, geçtiğimiz günlerde Sivasspor ile pazarlık masasına oturmuştu. Genç oyuncunun önümüzdeki günlerde Sivasspor’a imza atabileceği ifade ediliyor.

DÜNYA KUPASI 2014 Guruptan Çıkan Takımlar

0

2014-dunya-kupasi-2014 Dünya Kupası’nda gruplarda 2. maçlar tamamlanırken 6 takım bir üst tura çıkmayı garantiledi.

1 – ARJANTİN
Arjantin F Grubu’nda Bosna Hersek ve İran’ı mağlup ederek 6 puanla gruptan çıkmayı garantiledi.

2 – BELÇİKA

H Grubu’nda Belçika, Cezayir ve Rusya’yı devirerek gruptan çıkmayı garantiledi.

3 -KOSTA RİKA

D Grubu’nun sürpriz ekibi Kosta Rika, Uruguay ve İtalya’yı devirerek gruptan çıkmayı garantiledi.

4- KOLOMBİYA

C Grubu’nda Kolombiya, Yunanistan ve Fildişi Sahili’ni devirerek gruptan çıkmayı garantiledi.

5-HOLLANDA

B grubunda Hollanda, İspanya ve Avustralya’yı yenerek gruptan çıkmayı garantiledi.

6-ŞİLİ

B grubunda Şili, Avustralya ve İspanya’yı yenerek gruptan çıkmayı garantiledi.