Ana Sayfa Blog Sayfa 1523

Başbakanlarımızın Sırasıyla isimleri Tarihleri

0

başbakanlar, başbakanlarımız, başbakanlarımız kimdir, kimler başbakan olmuştur, başbakanlar hakkında bilgiler, başbakan isimler, başbakanların tarihleri

Sevgili okurlar, sizlere Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlarından bahsedeceğiz. Peki Türkiye Cumhuriyet’i Başbakanları kimlerdir, tarihleri nelerdir? Hepsi ve daha fazlası yazımızda.

Ülkemizde bu zamana kadar geçen sürede görev yapmış bütün Başbakanların isimleri ve göreve geliş tarihleri sırasıyla verilmiştir. 


Kurtuluş Savaşı Başbakanları

Mustafa Kemal ATATÜRK
1881-1938 03 Mayıs 1920 24 Ocak 1921

Mustafa Fevzi ÇAKMAK
24 Ocak 1921 09 Temmuz 1922 Mareşal Çakmak 1876-1950 


Hüseyin Rauf ORBAY
12 Temmuz 1922 27 Ekim 1923 1881-1964 1942’de Londra Konsolosu

Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanları

İsmet İNÖNÜ
29 Ekim 1923 06 Mart 1924 06 Mart 1924 22 Kasım 1924

Ali Fethi OKYAR
22 Kasım 1924 04 Mart 1925

Celal BAYAR
01 Kasım 1937 11 Kasım 1938 11 Kasım 1938 25 Ocak 1939

Dr. Refik SAYDAM
25 Ocak 1939 03 Nisan 1939 03 Nisan 1939 09 Temmuz 1942

Şükrü SARAÇOĞLU
09 Temmuz 1942 09 Mart 1943 09 Mart 1943 07 Ağustos 1946

Recep PEKER
07 Ağustos 1946 09 Eylül 1947

Hasan SAKA
10 Eylül 1947 10 Haziran 1948 10 Haziran 1948 16 Ocak 1949

Şemsettin
GÜNALTAY 16 Ocak 1949 22 Mayıs 1950

Adnan MENDERES
22 Mayıs 1950 09 Mart 1951 09 Mart 1951 17 Mayıs 1954 17 Mayıs 1954 09 Aralık 1955 09 Aralık 1955 25 Kasım 1957 25 Kasım 1957 27 Mayıs 1960

Cemal GÜRSEL
30 Mayıs 1960 04 Ocak 1961 05 Ocak 1961 20 Kasım 1961

Suat Hayri ÜRGÜPLÜ
20 Şubat 1965 27 Ekim 1965

Süleyman DEMİREL
27 Ekim 1965 03 Kasım 1969 03 Kasım 1969 06 Mart 1970 06 Mart 1970 12 Mart 1971

Prof. Dr. Nihat ERİM
26 Mart 1973 11 Aralık 1971 11 Aralık 1971 22 Mayıs 1972

Ferit MELEN
22 Mayıs 1972 15 Nisan 1973 Naim TALU 15 Nisan 1973 26 Ocak 1974

Bülent ECEVİT
26 Ocak 1974 16 Kasım 1974 Ord.

Prof. Sadi IRMAK
17 Kasım 1974 31 Mart 1975

Süleyman DEMİREL
31 Mart 1975 21 Haziran 1977

Bülent ECEVİT
21 Haziran 1977 21 Temmuz 1977

Süleyman DEMİREL
21 Temmuz 1977 05 Ocak 1978

Bülent ECEVİT
05 Ocak 1978 12 Kasım 1979

Süleyman DEMİREL
12 Kasım 1979 11 Eylül 1980

Bülent ULUSU
21 Eylül 1980 13 Aralık 1983

Turgut ÖZAL 13
Aralık 1983 14 Aralık 1987 15 Aralık 1987 31 Ekim 1989

Yıldırım AKBULUT
09 Kasım 1989 23 Haziran 1991

Mesut YILMAZ
23 Haziran 1991 20 Kasım 1991

Süleyman DEMİREL
20 Kasım 1991 16 Mayıs 1993

Tansu ÇİLLER
25 Haziran 1993 06 Mart 1996

Mesut YILMAZ
06 Mart 1996 28 Haziran 1996

Necmettin ERBAKAN
28 Haziran 1996 30 Haziran 1997

Mesut YILMAZ
30 Haziran 1997 25 Kasım 1999

Bülent ECEVİT
17 Ocak 1999 28 Mayıs 1999 28 Mayıs 1999 16 Kasım 2002

Abdullah GÜL
16 Kasım 2002 11 Mart 2003

Recep Tayyip ERDOĞAN
11 Mart 2003

ORUÇLA İLGİLİ HERŞEY sorularınız VE cevaplar

                                                     NİYET ETMESEEM ORUCUM KABUL OLURMU
                                                        SINAVA GİRECEĞİM ORUÇ TUTMASAM OLURMU
                                                           DİŞ ARASINDA KALAN YEMEK ATIKLARI
                                                             ABDEST ALIRKEN BOĞAZIMA SU KAÇTI

Oruçla ilgili çeşitli sual cevaplar
Sual: Derslere çalışılan veya imtihana girilecek günlerde oruç tutmamak uygun mudur?
CEVAP
Oruç tutmak, derslere, imtihana engel olmaz. Bilakis destek olur. Mide çok doyarsa insanın kafası o kadar çalışmaz. Aç olanın zekâsı keskin, anlayışı kuvvetli olur. Bu, daha işin tıbbi yönü. Allahü teâlânın rahmeti ihsanı ise ayrı. Onu akıl almaz. Ders için oruç tutmamak haram olur. Ramazan günü oruç tutmak büyük nimettir. Bu nimetten mahrum kalmamalı, oruç tutmayı ganimet bilmelidir. Bir hadis-i şerifte,(Ramazanda bir gün oruç tutmayan, onun yerine bütün yıl oruç tutsa, o bir günkü sevaba kavuşamaz) buyuruldu. (Tirmizî)

Başka zaman ömür boyu oruç tutulsa Ramazanda tutulan bir orucun sevabına kavuşulmaz. Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Allah rızası için bir gün oruç tutan kimseyi Allahü teâlâ, bu bir günlük oruç sebebiyle Cehennem ateşinden 70 yıl uzak tutar.)[Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesai, İbni Mace]

Yemek artığı ve pirinç tanesi
Sual: Diş arasında kalan, nohuttan küçük yemek artıklarını yutmanın orucu bozmayacağı bildiriliyor. Peki, nohuttan küçük bir pirinç veya buğday tanesini yutmak orucu niye bozuyor?

CEVAP
Diş arasında kalan yemek artığı, dışarıdan alınmış olmuyor. Pirinç tanesi dışarıdan alınıyor. Oruçluyken, pişmiş bir pirinç tanesi, nohuttan küçük olduğu halde yenirse kefaret de gerekiyor. Pişmemiş pirinç yenirse kaza gerekiyor; ama dinimizin emrine göre, diş arasında kalan pişmiş pirinç tanesi [pilav] yutulursa oruç bozulmuyor. Namaz esnasında yutarsa namaz da bozulmuyor; ama dışarıdan bir pirinç tanesi alıp yutsa namazı bozuluyor. Demek ki, diş arasında kalanı yutmakla, dışarıdan alıp yutmak farklıdır.

Kıt aklımızla dini hükümleri incelemek, mukayese etmek, hikmetini anlamaya çalışmak bir hastalıktır. Bundan çok sakınmalı. Akılla mantıkla din olsaydı, Peygamberler gönderilmez, dini hükümler bildirilmezdi.

Kaza ve kefaret
Sual: Oruçluyken, pişmiş bir pirinç veya bir mercimek yenirse kefaret gerekiyor da, bunların pişmemişi yenince niye kaza gerekiyor?

CEVAP
Bunun gibi, az tuz yemek kefaret gerektirirken, bir kaşık tuz yemek kefareti gerektirmez.

Toprak yemek kefareti gerektirmezken, alışmış kimsenin kilermeni denilen toprağı yemesi kefaret gerektirir.

Fındığı kabuğuyla yutmak kefaret gerektirmez, ama kabuğunu çıkarıp içini yutmak, gerektirir.

Pişmemiş pirinç, ilaç ve gıda olarak yenmesi âdet olmadığı için kefaret gerektirmiyor. Demek ki ölçü, ilaç ve gıda olarak yenmesinin, âdet olup olmamasına bağlıdır.

Kilermeni de topraktır, ama ilaç olarak yenirse kefaret gerektiriyor. Aşeren hamile kadınlar veya bazı çocuklar, kil ve kireç gibi toprak yerler. Bunların da bu hususa dikkat etmeleri gerekir.

Sual: Abdest alırken hata ile boğazına su kaçan, orucu bozulduğu için yiyip içse, kefaret mi gerekir? 
CEVAP
Orucu kasten bozmadığı için, yalnız kaza gerekir. 


Sual: Oruçlu olduğunu unutarak yiyen, sonra bilerek yiyip içmeye devam ederse, kefaret gerekir mi? 

CEVAP
Oruçlu olduğunu unutarak yiyip içen kimse, orucunun bozulduğunu zannederek yiyip içmeye devam ederse kaza lazım olur, kefaret lazım olmaz. Eğer unutarak yiyip içmenin orucu bozmadığını bildiği halde, kasten yiyip içmeye devam ederse, hem kaza, hem de kefaret lazım olur.

Sual: Ramazanda birkaç gün oruç tutmadım. Kefaret gerekir mi? 
CEVAP
Ramazanda mazeretsiz oruç tutmamak büyük günahtır. Önce tutulmayan oruçlar için tevbe edilir. Sonra gününe gün yani kaç gün tutulmamışsa o kadar gün kaza orucu tutulur. Bir kimse, Ramazan ayında 30 gün oruç tutamasa, tutamadığı gün kadar kaza gerekir, kefaret gerekmez. Kefaret, oruç tutmamanın değil, niyetli iken Ramazan orucunu mazeretsiz bozmanın cezasıdır.

Sual: Sefere çıkacağım diye orucu niyet etmedim. Güneş doğduktan sonra yiyip içtim. Kaza mı kefaret mi gerekir?
CEVAP
Kefaret oruç tutmamanın değil, niyetli orucu kasten bozmanın cezasıdır. Mazeretsiz oruç tutmamak haramdır ama kefareti gerektirmez. İmameyne [imam-ı Ebu Yusuf ile imam-ı Muhammed’e] göre ise, öğleden bir saat önceye kadar niyet etme imkanı varken kasten yiyip içtiği için kefaret gerekir. Ama öğleden sonra yiyip içse idi, niyet etme imkanını kaçırdığı için imameyne göre de kefaret gerekmez, sadece kaza gerekir. Fetva imameyne göre değil, imam-ı a’zama göredir. Niyetsiz oruç ne zaman açılırsa açılsın kaza gerekir, kefaret gerekmez. 


Sual: Güneş doğduktan sonra niyet eden kimse, bu orucunu öğleden önce veya sonra bozduğunda, kaza mı kefaret mi gerekir?

CEVAP
Niyet imsak vaktinden sonra olduğu için her iki halde de kaza gerekir. 

Sual: İmsak vaktinden sonra, seferden memleketine dönse, oruca niyet etse ve bu niyetli orucunu kasten bozsa, kefaret gerekir mi?
CEVAP
Oruca imsak vaktinden sonra niyet ettiği için kefaret gerekmez, kaza gerekir.

Sual: Kasten orucunu bozan kimse, sonradan oruç tutmamayı mubah kılacak bir hâl başına gelse, yine de kefaret gerekir mi?
CEVAP
Öyle bir durum vaki olursa kefaret gerekmez. Mesela kadının hayzı başlasa, yahut oruç tutamayacak kadar hastalansa yalnız kaza gerekir. Fakat sefere çıksa, kefaret gerekir. Çünkü sefere çıkmak semavi bir özür değildir.

Niyetsiz oruç
Sual: Gece çalışıyorum. Ramazan orucuna niyet etmeyi unutup yattım. Uyandığımda öğle ezanları okunuyordu. Artık niyet edilmez dediler. Ben de belki bir çaresi vardır diye akşama kadar bir şey yiyip içmedim. Oruçlu gibi durdum. Bu orucu kaza etmem gerekir mi?

CEVAP
Niyetsiz oruç sahih olmaz. Kaza etmek gerekir. Ancak bunun gibi istisnai durumlarda, ibadeti kurtarmak için, zayıf da olsa başka kavil veya diğer hak mezheplerde bir çaresi varsa, o taklit edilerek ibadet kurtarılır. Hanefî mezhebindeki müctehid imamlardan İmam-ı Züfer’e göre, niyetsiz oruç sahihtir. Bu imama göre, niyet unutulmuşsa veya herhangi bir sebeple niyet edilmemişse, o gün orucu bozan bir şey de yapılmadıysa, oruç tutulmuş olur. Böyle zaruri durumlarda İmam-ı Züfer’in kavliyle amel edilir.


Sual: Dayanamayıp orucunu bozana kaza mı gerekir? 

CEVAP
Gerçekten dayanamamışsa, kaza gerekir.


Sual: Yemekhanede birkaç kişiyi yerken görüp, biz de dalgınlıkla vakte dikkat etmeden vakit girdi sanıp 16:40 da iftarı açtık. Sonra takvime baktık ki akşam 16:44 deymiş. Kasıtlı bozmadığımız için sadece kaza gerekir değil mi? 

CEVAP
Evet kaza gerekir. 

Sual: Oruçlu olunca abdestte ağza burna fazla su çekilmese olur mu?

CEVAP
Evet olur.


Sual: Bazı imsakiyeler, Türkiye Takvimi’nden farklıdır. Hangisine uymak ihtiyatlı olur? 

CEVAP
İhtiyata riayet etmek tedbirli ve temkinli hareket etmek elbette iyi olur. Türkiye  Takvimi’ne göre hareket edilmelidir. Yoksa oruçlar tehlikeye girer. Türkiye Takvimi’nin hesapları yüz yıldır uygulanan hesaplardır. [Farklı Ramazan İmsakiyeleri kısmında geniş bilgi var.]


Sual: Bazıları diyor ki, Ramazanda orucun ilk gününü tutmazsak diğerlerini de tuttuğumuz zaman gerektiği zaman bozabilirmişiz. Böyle bir şey var mı? 

CEVAP
Öyle bir şey yok. Ramazanda her gün oruç tutmak farzdır. Böyle hurafelere inanmamak lazım. İnsan sağlık durumuna göre, ilk günler tutamaz da sonraki günler tutabilir veya ilk günler tutar da hastalanınca diğer günler tutamaz. Bu hallerde ne yapılacağı, nasıl yapılacağı ilmihal kitaplarında vardır. [Böyle hurafelere inanmamak için dinimizi öğrenmemiz lazım. Dinimizi doğru öğrenmek için de, ehli sünnet âlimlerinin kıymetli eserlerinden tercüme edilerek hazırlanan, Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye kitabını okumayı tavsiye ederiz.www.hakikatkitabevi.com adresinden okunabilir ve temin edilebilir.] 


Sual: Oruçluyken misvak kullanmak mekruh mudur?

CEVAP
Mekruh değildir. Şafii’de öğleden sonra kullanmamak iyi olur, çünkü ağızdaki kokuyu giderdiği için, öğleden sonra misvaklanmayı mekruh sayarlar. (Oruçlunun ağız kokusu Allah için sevimlidir. Öyle ise Allahü teâlâya sevimli gelen bir şeyi biz niye isayok edelim) derler. 

Şeytani rüya
Sual: Ramazanda şeytani rüya görülür mü? 

CEVAP
Görülmez. Nefsani rüya görülür


Şeytanlar bağlanır
Sual: Ramazanda şeytanların azgınları mı bağlanır? 

CEVAP
Hayır, hepsi bağlanır. Ramazanda günah işleten, nefsimizdir. Bu ayda, şeytanlar bağlı olduğu için, vesvese veremezler. Ramazanda, esnemeler de şeytandan değildir. Asabi esnemeler, yorgunluk, uykusuzluk gibi hallerde meydana gelir.

Sual: Ramazan ayı, niçin bazen 29, bazen 30 gün oluyor?
CEVAP
Ramazan-ı şerif kameri aylardandır. Kameri aylar 29 veya 30 gün olur. Kur’an-ı kerimde, Ramazan ayında oruç tutmanın farz olduğu bildirilmektedir. (Bekara 183-185) Ramazan ayı otuz çekerse 30, yirmidokuz çekerse 29 gün oruç tutmak farzdır. Bütün farz ibadetler Allahü teâlânın emridir.


Sual: Oruç tutmayan işçiye, Ramazanda yemek verilir mi?

CEVAP
Yemek verilmez, yemek parası verilebilir.


Sual: Yazın kazaya kalmış oruçları, kışın kaza etmek caiz mi?
CEVAP
Caizdir.


Sual: Hacda şükür kurbanı yerine ceza olarak oruç tutmak caiz mi?

CEVAP
Caiz olmaz. Ancak israfı önlemek için caizdir.

Sual: İmsak vaktinden sonra kazaya niyet edenin orucu nafile mi olur?
CEVAP
Evet.


Sual: Seferdeki kimseye, evine gelince tutmadığı oruçları kaza etmek farz mı?

CEVAP
Evet.


Sual: Ramazanın son günü, bugün bayram diyenlere aldanıp, orucunu bozana, kaza mı lazım olur?

CEVAP
Kaza lazım olur.


Sual: Erzurumlu, yazın orucu, Adana’da tutsa, daha sevap mı?

CEVAP
Hayır. Sıkıntı kendiliğinden gelirse sevap olur.


Sual: (Başkası yerine oruç tutulmaz) hadisi hangi kitapta var?

CEVAP
Tahtavi haşiyesinin 238. sayfasında var. 


Sual: Kaza orucunu davette bozmak caiz mi?

CEVAP
Hayır.


Sual: Söylentilere inanıp, Ramazan diye, Şabanın 29’unda oruca niyet ettim. Doğrusunu öğrenince bozdum. Kaza gerekir mi?

CEVAP
Gerekmez.


Sual: Bir kimse akşam namazından önce uyusa veya bayılsa öbür gün öğleyin uyansa hemen oruca niyet edebilir mi?

CEVAP
Artık niyet edemez. Öğleden bir saat önce uyanıp niyet etseydi sahih olurdu; fakat böyle durumlarda İmam-ı Züfer’in kavline uyup, bir şey yiyip içmeden, o andan itibaren niyet ederek, hatta hiç niyet etmeden de orucunu tutabilir.


Sual: Ailemden uzakta başka şehirde talebeyim. Annem telefonda, sahura kalkabiliyor musun dedi, evet kalkıyorum dedim halbuki kalkamadığım çok oldu. Aç olarak oruç tuttuğumu bilip üzülmesin diye böyle söyledim bu yalan caiz olur mu?

CEVAP
Burada yalan caizdir.

Sual: 3 senelik oruç borcu olan, bunu 30’ar gün olarak peş peşe mi tutması lazım?
CEVAP
Hayır. Fırsat buldukça birer ikişer veya üçer beşer tutulur, yani 30 gün birden tutmak gerekmez. 90 gün oluncaya kadar böyle devam edilir.

Sual: Kaza orucum yoktur. Fakat bazı oruçlarım bozulmuş, kabul olmamış diye, oruç tutarken kazaya niyet edilse, mahzuru olur mu? Kaza orucum yoksa, bunlar nafile olur mu? 
CEVAP
Kazası olmayanın da kaza namazı kılmasında, kaza orucu tutmasında mahzur yoktur. Kazası yoksa nafile olur.


Sual: Oruca hesapla başlanılan yerlerde, yanlışlık olma ihtimali olacağı için, bayramdan sonra kaza orucu tutmak gerekir mi? 

CEVAP
İki gün kaza orucu tutmak gerekir. Çünkü büyük İslam âlimi seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri, (Böyle yerlerde bulunan müslümanların bayramdan sonra, dilediği zaman, kaza niyeti ile, iki gün daha oruç tutmaları lazımdır) buyurdu. 


Sual: Bu sene yılbaşı Ramazana geldi. Bu ayda kumar oynamak, içki içmek daha kötü değil midir?

CEVAP
Kumar oynamak, içki içmek her zaman haramdır. Fakat mübarek yerlerde ve mübarek günlerde bu haramları işlemek elbette daha büyük günah olur.

Yılbaşı ile Noel birbirinden farklı ise de, 21 veya 25 Aralıktaki Noel kutlamalarının devamı sayılabileceğinden, yılbaşı gecesi Hıristiyanlar gibi eğlenmek caiz olmaz. Yalnız Hıristiyanların değil, Yahudilerin ve bütün bâtıl dinlerin ibadetlerini yapmak, onlara benzemek olur. Kâfirlerin yaptıkları ibadetler ve çirkin işleri hariç, mubah olan âdetlerini yapmakta mahzur yoktur. Yani onlara benzemiş olunmaz.(Redd-ül Muhtar)

Müslüman her gece neleri yapıyorsa, bu gece de onları yapmalıdır!

Sual: Bayramın ikinci günü oruç tutmak caiz mi? 

CEVAP
Ramazan bayramının ikinci günü oruç tutmak caizdir. 

Sual: Kaza orucuna niyet eden bir kimse, cünüp iken, imsak vaktinden sonra kalkıp banyo yapsa orucu yine de tutabilir mi?
CEVAP
Tutabilir. Hatta namaz kılmayan kimse akşama kadar da cünüp dursa orucu yine sahih olur. Fakat namaz kılmadığı için ve cünüp durduğu için büyük günah olur. Yani cünüp oruç tutmakla, oruç bozulmuş olmaz.

Sual: Fecirle imsak vakti aynı şey mi? 

CEVAP
Fecir, sabah namazı vaktidir. İmsak, oruçken yiyip içmeyi kesme zamanıdır. 


Sual: Kazaya kalmış Ramazan orucunu bilerek bozan bir kimse kaç gün oruç tutması lazım?

CEVAP
Kaza orucunu bozunca bir gün tutar. 

Sual: Ölü veya diri için namaz kılmak, oruç tutmak ve ona bu sevabı boyollamak olur mu? 
CEVAP
Namazın orucun sevabı ona gönderilir. Bizzat onun için namaz kılınamaz, oruç tutulamaz. Gönderilen sevap da, onun kılmadığı namaz, tutmadığı oruç yerine geçmez. 

Sual: Orucun sahih olması için, sahura kalkma mecburiyeti var mı? 

CEVAP
Hangi oruç olursa olsun sahura kalkma mecburiyeti yoktur. Kalkmak sünnettir. Kalkılırsa sevap olur. 

Sual: Yeni namaza başladım. Oruç da tam olarak bu Ramazan tutacağım. Ancak namaz ve oruç kazalarımı nasıl hesaplayacağım, tam bilmiyorum. 
CEVAP
Zannı galibe göre hesaplarsınız.

Sual: El, yüz vücut losyon veya kremlerinde alkol olduğu ve namaz kıldığımız için bu kremleri kullanmamamız gerektiği, oruçluyken de necis olduğu doğru mu?
CEVAP
Hayır o karışım alkoller affedilmiştir.

Sual: Orucun haram olduğu aylar ve günleri yazar mısınız?
CEVAP
Oruç tutmak sadece bayram günleri haramdır. Senede beş gün. Yani dört gün Kurban bayramı, bir gün de Ramazan bayramı. Diğer günler oruç tutulabilir.


Sual: Kaza orucuna yalnız olarak nasıl niyet etmeli ve hangi zamanlar arasında niyet etmeli? 

CEVAP
İlk kazaya kalan Ramazan orucuna demeli. Akşamdan imsak vaktine kadar niyet etmeli. 

Sual: Nezri muayyen, nezri mutlak oruçlar nedir?
CEVAP
Vacip oruçlar, muayyen olur. Belli gün oruç adamak böyledir. Mesela pazartesi günü oruç tutmayı adamak, nezri muayyen oruç olur. 

Gayr-i muayyen oruçlar: Herhangi bir gün oruç adamak. Mesela (Allah rızası için üç gün oruç tutacağım) demek böyledir.

Sual: İki sene adak orucu yerine yemin kefareti vermek caiz mi?
CEVAP
Hayır.

Sual: Bir ay oruç tutmayı adayan, 30 gün peş peşe mi tutar?
CEVAP
Hayır. Farklı günlerde de tutabilir.

Sual: Ebem, bir yıl oruç tutacağım diye adakta bulundu. Tutmadan öldü. Ne lazım?
CEVAP
Bu adak için bir senelik oruç kefareti yapılır.


Sual: 3 gün üst üste oruç tutmayı adamıştım, fakat üçüncü gün, (orucu bozan fakat kefaret gerektirmeyen bir durum neticesinde) orucum bozuldu. Nasıl hareket etmem lazım?

CEVAP
Adak orucunu kasten bozsanız kefaret gerekmez. Yeniden üç gün oruç tutarsınız.

Sual: (İşim olursa iki sene oruç tutacağım) dedim. Fakat Allah rızası için demediğim için oruç tutmam lazım mı?
CEVAP
Evet. Çünkü oruç zaten Allah rızası için tutulur.

Sual: (Şu işi yaparsam bir gün oruç tutacağım) diye söylendiğinde, bu şeyi her yaptığımız sefer için bir gün oruç mu tutmalıyız, yoksa birkaç sefer sözümüzden çıktığımızda da 1 gün oruç tutmak yeterli mi? 
CEVAP
Bir gün oruç tutmanız yeter.


Sual: Amerika’dan yola çıkıyorum. Gece yolculuğu yapacağım. Sahur vaktinde uçakta olacağım, hangi ülkeye göre imsak vaktini esas alacağım. Evim Hollanda’da. Eve dönünce Hollanda’nın iftar vaktini mi esas alacağım? 

CEVAP
Çıktığınız ülkenin yani Amerika’nın imsak vakti esas alınır. Gittiğiniz yerin de iftar vakti esas alınır. Yani Hollanda’nın. Güneş batmadan iftar edilmez. 


Sual: Biz iki kardeşiz, annem bize hamileyken oruçlarını tutamamış. O zamanki Ramazan imsakiyelerini saklayıp daha sonra (yıllar sonra) o imsakiyelere bakarak sırayla tutmuş. Niyet ederken bunlara göre niyet etmiş. Bunları tekrar tutması gerekiyor mu? 

CEVAP
Çok iyi olmuş. Tekrar tutması gerekmez. Fakat imsakiye saklamasa da ilk kazaya kalan diyerek de tutabilirdi. Namazları da öyle kaza etmek gerekir. İlk kılınan kılınınca ondan sonraki ilk olur.

Ezan okunurken oruç açmak
Sual: Ezan okunurken hemen orucumuzu açmakta mahzur var mıdır?
CEVAP
Vaktin girmesi şarttır, ezan erken veya geç okunabilir. Vakit girmişse, ezan okunmasa bile oruç açılabilir. Sonra namazı kılmalı. Yemeğin namazdan sonra yenmesi daha uygun olur. Vakit girmemişse, ezan okunsa da, top atılsa da orucu açmak caiz olmaz. İmsak vakti yiyip içmek de böyledir. Yani ezana değil vaktin girmesine itibar edilir. İmsak vakti girmişse, daha ezan okunmasa bile, artık yiyip içmeyi kesmek gerekir. Ezana değil vakte itibar edilir.


Sual: Bazı kimseler, her çeşit gıdayı yiyorlar, fakat et, süt gibi hayvani gıdalar yemeyip kırk gün perhiz yapıyorlar. Buna da oruç diyorlar. Müslümanlıkta böyle bir oruç var mıdır?

CEVAP
Müslümanlıkta böyle bir oruç yoktur. Hıristiyanlıkta böyle perhizler vardır. Demek ki onlar, Hıristiyanların ibadetlerini yapıyorlar. Gayrı müslimlerin ibadetlerini yapanlar veya yapmadığı halde beğenenler kâfir olur. (Berika)

Üç aylarda oruç tutmak
Sual: Kaza borçları üç aylarda tutulabilir mi?

CEVAP
Kaza ve nafile oruçları Receb, Şaban ve diğer aylarda tutmakta mahzur yoktur, fakat kaza oruçlarını, mazeretsiz geciktirmemek iyi olur! Bu aylarda kaza orucu tutan, bu aylarda nafileye verilecek sevablara da kavuşur. (Nevadir-i fıkhiyye)

Receb ve Şaban aylarında kaza orucu veya nafile oruç, her gün veya aralıklı olarak da tutulur. Tek başına Cuma veya Cumartesi günü oruç tutmamalıdır! Perşembe ile Cuma veya Cuma ile Cumartesi birlikte tutulursa mahzuru olmaz.

Receb veya Şaban aylarında oruç tutarken, kazası olan, (İlk kazaya kalan Ramazan orucumu tutmaya) diye niyet eder. Kaza yoksa bile, kaza orucu tutmak yine caizdir.

Sual: 12-14 yaşlarında çocuklarım var. Namaz kılıp oruç tutmaları farz mıdır?

CEVAP
Büluğa erince kız ve erkek çocuğa, namaz, oruç farz olur. Ay hâlinde tutamadığı oruçları, bayramdan sonra kaza eder. Ay hâli sebebiyle kılamadığı namazları kaza etmez. Hazret-i Âişe validemizin naklettiği hadis-i şerifte, hayzlı iken tutulamayan orucu kaza etmek gerektiği, kılınmayan namazları kaza etmek gerekmediği bildirilmiştir. (Buhari)

Hazret-i Havva validemiz, Ramazan ayında hayz olunca, Allahü teâlâ, namaz kılmamasını ve oruç tutmamasını, hayzlı iken kılamadığı namazları kaza etmemesini, fakat orucu kaza etmesini emretmiştir.(Mevkufat)

Sual: Kış günleri kısa olduğu için nafile veya kaza orucu tutmam uygun olur mu?
CEVAP
Evet. Kolaylıklardan istifade etmek iyidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Kışın oruç tutmak, meşakkatsiz elde edilen bir ganimettir.)[Tirmizi]

(Kış mevsimi, müminin baharıdır. Gündüzleri kısadır, oruç tutar, geceleri uzundur, o vakitleri ibadet eder.) [Gunye]


Sual: Maliki’yi taklit eden kadının hayzı 15 gündür. 15 gün oruç tutmayıp sonra mı kaza eder? 

CEVAP
Oruçta taklit edilmediği için, Hanefi’deki hayz müddeti geçtikten sonra oruç tutulur. 

Sual: Ramazanda oruçlu iken hanımını öpmenin bir mahzuru olur mu?
CEVAP
Veda öpüşü gibi bir öpüş caizdir, şehvetle öpmek ise caiz değildir. Cünüp olmak şüphesi varken öpmek mekruhtur. Öperken cünüp olursa oruç bozulur ve kaza gerekir. Maliki mezhebinde oruçlu iken hanımını öpmek haramdır. 

Sual: Gündüz öğleyin yatarken ihtilam olup, herhangi bir sebeple gusledemeyen kimsenin orucu sahih olur mu?
CEVAP
Zaruretsiz cünüp durmak haramdır. Namazını da kılamadığı için ayrıca büyük günaha girer. Su bulma imkanı olamayan teyemmüm eder yine cünüp durmaz. Teyemmüm edileceğini de bilmeyen kimsenin orucu sahih olur. Çünkü cünüp durmak dört mezhepte de, oruca mani değildir.

Sual: Sadece Cuma günü oruç tutmakta mahzur var mıdır?
CEVAP
İmam-ı Ebu Yusuf’a göre mekruhtur. İmam-ı a’zama göre mekruh değildir. Bir ibadet için mekruh ve sünnet diyen olunca, bütün müctehid âlimlere uyabilmek için, o işi yapmamak gerekir. Yani Cuma günü bir ihtiyaç olmadan oruç tutmamalı. Perşembe-Cuma veya Cuma-Cumartesi olarak tutmak iyi olur.

Oruç tutamayan namaz kılar
Sual: Bir mazeretle oruç tutamayan kimse, mukabele okuyamaz, teravihe gidemez mi?

CEVAP
Oruç, namaz ve mukabele birbirine bağlı ibadetler değil. Bir mazeretle oruç tutamayan Kur’an-ı kerim de okur, mukabele de dinler, namazını kılar, teravihini kılar. 

Nafile orucu bozmak
Sual: Nafile bir orucu, kasten veya bir özürle bozunca kazası gerekir mi?
CEVAP
Evet, kasten veya bir özürle de bozulsa, yine o orucu kaza etmek vacibdir. Bir özürle orucu bozmak caiz, kasten bozmak ise günahtır.

Şaban’ın son günü oruç
Sual: Şaban ayının son günü oruç tutmak, uygun mudur?

CEVAP
Şaban ayının son gününe, yevm-i şek denir; şüpheli gün demektir. Bu günde oruç tutmanın, mekruh, caiz ve caiz olmayan durumları vardır. Bugün tutulan oruç, üç türlü olur:
1- Ramazan orucuna veya (ramazan ise ramazan orucuna, ramazan değilse, nafileye) diye niyet ederek tutulan oruçtur. Bu niyetle oruç tutmak, mekruhtur.

Ramazan orucunu karşılamak gerektiğini sanıp Şabanın son günü oruç tutmak da mekruhtur. Hıristiyanlara benzememek için, Şabanın son günü oruç tutmanın mekruh olduğunu bildiren âlimler de vardır.

Bir hadis-i şerifte de buyuruluyor ki: (Ramazanı bir-iki gün önce oruç tutmakla karşılamayınız! Devamlı oruç tutan, bu orucu tutabilir.) [Müslim] 

2- Nafile oruca veya kaza orucuna niyet ederek oruç tutmak caizdir, mekruh değildir. 

3- (Ramazansa, ramazan orucuna; değilse, niyet etmiyorum) diye tutulan oruç, hiç caiz değildir.

Sual: Ramazan orucunu tutarken, aynı zamanda adak ve kaza orucuna da niyet edilebilir mi?
CEVAP
Hayır, sadece Ramazan orucuna diye niyet edilir. Bunun gibi, vaktin farzını mesela öğle namazının farzını kılarken, sünnetine diye de niyet edilmez. Ama sünnet kılarken, ilk kazaya kalmış öğlenin veya başka bir vaktin farzına diye niyet edilir. Bunun gibi, mübarek günlerde nafile oruç tutarken ilk kazaya kalmış ramazan orucuna da niyet edilebilir. Vaktin namazı ile kazaya kalan namaz farklı olduğu gibi, ramazan orucu ile kazası da farklıdır. Nafile oruç tutarken, hem nafileye hem de ilk kazaya kalan Ramazan orucuna niyet edilebilir.

Oruç borcu olan
Sual: (Oruç veya namaz borcu olan kız, borçlarını ödemeden evlenemez) deniyor. Bu doğru mu?

CEVAP
Hayır, doğru değildir. Evlenince kocasından izinsiz nafile oruç tutmak uygun olmadığı için, belki oruç borcuyla kocasının evine gitmemeli denmiş olabilir. Namaz borcu bitmeden de evlenebilir.

Sual: Ramazan ayında tutamadığımız oruçları, istediğimiz zaman kaza edebilir miyiz?
CEVAP
Evet, her zaman kaza edilebilir ise de, fırsat buldukça bir an önce kaza etmek iyi olur. Şafii’de ise, gelecek Ramazana kadar kaza edilmezse, hem oruç tutmak, hem de fidye vermek gerekir.

Sual: Unutup yiyip içene, oruçlu olduğunu hatırlatmak gerekir mi?
CEVAP
Eğer oruç yiyen kuvvetliyse söylemek gerekir, söylememek mekruh olur. Zayıfsa, söylememek gerekir. Allahü teâlâ ona unutturup, oruç yedirmiş olabilir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:

(Oruçlu bir kimse unutarak yiyip içerse, bu, Allahü teâlânın ona gönderdiği bir rızıktır, bu orucu kaza etmek gerekmez.) [Dare Kutni]

Kaza orucuna niyet
Sual: Hiç oruç kazası olmayan kimse, kaza orucu tutabilir mi? Mübarek günlerde tuttuğu oruçları kazaya da niyet edebilir mi?
CEVAP
Ramazan-ı şerif ayı dışında, Pazartesi, Perşembe günlerinde, her ayın 13, 14 ve 15’inde veya aybaşlarında yahut diğer mübarek günlerde, her zaman, nafile oruç tutarken kazaya da niyet etmek iyi olur. Eğer sahih olmamış oruçlarımız varsa, hem bu oruçlar kaza edilmiş olur, hem de bildirilen mübarek günlerde nafile oruç tutulmuş olur.


Sadece pazar günü oruç tutmak
Sual: Cumartesi günü tek olarak oruç tutulmadığı gibi, Pazar günü de Hıristiyanlarca kutsal sayıldığına göre, Pazar günü de tek olarak oruç tutmak mekruh olur mu? 

CEVAP
Hayır, mekruh değildir. Pazar günü, tek olarak oruç tutmakta hiçbir mahzur yoktur.

Adak oruçları
Sual: Muayyen olan ve olmayan adak oruçları nedir? Bunlara ne zaman niyet edilir?

CEVAP
Muayyen oruçlar: 
Belli gün oruç adamak böyledir. Mesela pazartesi günü oruç tutmayı adamak, muayyen adak orucu olur. Bunlara, öğleye bir saat kalana kadar niyet edilebilir.

Gayr-i muayyen oruçlar:
Herhangi bir gün oruç adamak. Mesela, (Allah rızası için üç gün oruç tutacağım) demek böyledir. Bunlara, imsak vaktinden önce niyet etmek şarttır.

Adak orucunda niyet
Sual: Adak orucunda niyet ne zamana kadar yapılır?

CEVAP
İki türlü adak orucu vardır:

1- Muayyen [Vakti bilinen],
2- Gayri muayyen [Vakti bilinmeyen].

Muayyen [belli] bir günde, mesela Şaban ayının ilk perşembe günü oruç tutacağım diye adakta bulunan kimse, o gün, öğleye yaklaşık bir saat kalıncaya kadar niyet edebilir. Allah rızası için bir gün oruç tutacağım diyen ise, imsak vaktine kadar niyet eder.

Oruçta niyet
Sual: Kaza veya nafile oruçlarda, perşembe günü oruç tutup da, cuma günü de oruç tutmak isteyen, nasıl niyet ederse daha çok sevab alır?
CEVAP
Perşembe günü oruç tutup da, cuma günü de oruç tutmak isteyen, cuma günü oruç tutmak müstehab diyen âlimlere de uymayı düşünürse daha iyi olur.


Belli günlerde oruç
Sual: (Orucu pazartesi ve perşembe günleri tutulmalıdır) deniyor. Diğer günlerde tutulan orucun sevabı yok mudur?

CEVAP
Her gün oruç tutmak sevabdır. Cuma günü tek başına oruç tutmak müstehabdır, fakat mekruhtur diyen âlimler de olduğu için, perşembe günüyle veya cumartesi günüyle birlikte tutmak daha uygundur. Cumartesi tek gün hariç, haftanın diğer günleri oruç tutmak da sevabdır. Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:
(Çarşamba ve perşembe günleri oruç tutana, kıyamette Cehennem ateşinden uzak kalacağına dair beraat verilir.) [Ebu Ya’lâ]

(Çarşamba, perşembe, cuma günlerinde oruç tutana Allahü teâlâ, Cennette dışı içinden, içi dışından görünen bir saray verir.) [Taberanî]

(Ameller, pazartesi ve perşembe günleri arz olunur. Ben de, amelimin oruçluyken arz olunmasını isterim.) [Tirmizi]

(Allahü teâlâ, çarşamba, perşembe ve cuma günü oruç tutana cennette, inci, yakut ve zebercetten bir köşkten sonra, ateşten koruma beraatı da verir.) [Taberani, Beyhekî]

(Çarşamba, perşembe, cuma günleri oruç tutanın ve cuma günü de az veya çok sadaka verenin, bütün günahları affedilir, anasından doğduğu gün gibi temiz olur.) [Taberani, Beyhekî]

Ümmü Seleme validemiz anlatır:
Resulullah efendimiz çoğunlukla cumartesi ve pazar günleri oruç tutar ve (Bu iki gün, müşriklerin bayram günleridir, onlara muhalefet etmek için oruç tutuyorum) buyururdu. (İbni Hüzeyme)

Tek başına cumartesi günü oruç tutmak mekruhsa da, pazar günü tek olarak da oruç tutmak mekruh değildir. Görüldüğü gibi haftanın her günü oruç tutmakta bir mahzur yoktur.

İftarı başka ilde açmak
Sual: Van’da saat 19.00 da akşam oluyorsa, İstanbul’da bir saat sonra, saat 20.00 de olduğu bir dönemde, bir kimse, İstanbul’da oruç tutarken, iftar daveti için Van’a gitse, orucu Van’ın saatine göre mi, yoksa İstanbul’un saatine göre mi açar? Van’da sahuru yiyen kimse, iftar için İstanbul’a gelse, hangi şehrin saatine göre iftarını açar?

CEVAP
Nerede olursa olsun, iftar açılan yerin saati geçerlidir. Nerede olursak olalım, güneş batınca, orada oruç açılır.

Oruca niyet etmemek
Sual: Yarın nasıl olsa kesin diş çektireceğim, iğne vurulacak ve orucum bozulacak. Gece niyet etmeyip yiyip içsem günah olur mu?
CEVAP
Ramazanda oruç tutmamak büyük günahtır. Oruca niyet edilir. Dişçi iğne vurunca oruç bozulmuş olur. Sadece kaza gerekir. Diş çektireceğim kesin dense de, kesin olmayabilir. Sabah evden dişçiye giderken ölebilir. Oruçluyken ölmek büyük nimettir. Gittiğimiz dişçinin işi çıkmış, başka yere gitmiş olabilir veya ölebilir. Deprem olur, binalar yıkılabilir. Bunların hiç biri olmasa bile, diş çekimi yapılmadan orucu bozmak caiz olmaz.

Sual: Abdest alırken boğaza su kaçsa, istemeden ağızdaki kan yutulsa, helâda taharetlenirken içeriye su kaçsa, bunların hepsinde oruç bozuluyor. Bunlar için bir çare var mıdır?
CEVAP
Evet vardır. (Mezhebler rahmettir) buyuruluyor. Bir farzı yapmakta veya bir haramdan sakınmakta harac yani sıkıntı olursa dört mezhepten biri taklit edilerek o iş yapılır. Abdestte boğazına su kaçan, istemeden ağzındaki kanı yutan ve taharetlenirken içeriye su kaçıran da, (Hanbelî’ye göre bu orucu tutuyorum) derse, oruçları sahih olur.

Daha vakit var sanmak
Sual: Daha imsak vaktinin bitmesine vakit var sanarak veya güneş battı diye yiyip içilse, sonradan yanlış olduğu anlaşılsa kaza mı, kefaret mi gerekir?

CEVAP
Yalnız kaza gerekir. (Kuduri)

Çünkü bunda kasıt yok, yanılma vardır. Yanılmalarda, kefaret gerekmez. Günaha da girmez. (Mecmua-i Zühdiye)

Ramazanda kaza
Sual: Ramazanda seferde iken, kaza orucu tutmak sahih olur mu?
CEVAP
İmam a’zama göre, kaza orucu olarak sahih olur, İmameyn’e göre, ramazan orucu tutulmuş olur. (Mülteka)
Böyle seferi olan kimse, nasıl olsa mukim olunca, ramazanda tutmadığı orucu kaza edecektir. O hâlde, seferde oruç tutacaksa, kaza değil, ramazan orucunu tutması daha uygundur.

Kaza gerekir
Sual: İhtilam olunca oruç bozuldu sanarak yiyip içene kefaret gerekir mi?
CEVAP
Ramazanda gündüz, uyurken ihtilâm olsa, bir şeye şehvetle bakarken meni gelse, vücuduna krem sürünse, gözlerine sürme çekse orucu bozulmaz. Fakat orucum bozuldu zannederek yiyip içse yalnız kaza gerekir. (Mecma-ul-enhür)

Kefaret gerekmemesinin sebebi, orucum bozuldu diyerek yiyip içmesidir. Bozmadığını bilse kefaret de gerekir.

Oruç tutmaktan vazgeçmek
Sual: Akşam veya gece oruca niyet eden kimse, herhangi bir sebeple oruç tutmaktan vazgeçmek istese, ne vakte kadar niyetinden vazgeçebilir?

CEVAP
İmsak vaktine kadar niyetten vazgeçebilir, daha sonra vazgeçemez. İmsak vaktinden önce niyetten vazgeçince, oruca başlanmamış olur.

Oruç ve vesvese
Sual: Oruçlu iken; elimize, yüzümüze, dudağımıza, saçımıza, tüm vücudumuza zeytinyağı veya başka gıda olan yağları da, krem gibi sürebilir miyiz? Bunlar gıda maddesi olduğu için, kremden farklı mıdır? Orucumuz bozulur mu?

Oruçlu iken, elimize, yüzümüze, dudağımıza, saçımıza, tüm vücudumuza sürmüş olduğumuz zeytinyağı ve başka gıda olan yağları, bilerek sabunlamasak, hiç sabun kullanmasak böylece abdest alsak orucumuz bozulur mu? Çünkü abdest alırken burnumuza su veriyoruz. Parmağımızı kulağımıza sokuyoruz. Bu sürdüklerimiz, sabunlamadığımız için, su ile birlikte kulağımızdan ve burnumuzdan içeri girip orucumuzu bozar mı? Abdest alırken ağızımıza su alıyoruz. Bu sürdüklerimizi sabunlamadığımız için; elimizden, dudağımızdan suya karışıp ağızımıza girip, tükürüğümüze karışıp, yutup orucumuz bozulur mu?
CEVAP
Hiç biri orucu bozmaz.

Kolonya sürerken
Sual: Elimize, yüzümüze kolonya sürünce, ister istemez kokusu ağzımıza, burnumuza giriyor. Bunun oruca bir zararı var mı?

CEVAP
Hayır, oruca da zararı olmaz.

Pazar günü oruç
Sual: Pazar günü tek gün oruç tutulmaz mı?

CEVAP
Pazar günü, tek olarak oruç tutmakta hiçbir mahzur yoktur. Ancak Hristiyanlar bu güne tazim ettiği için, bu güne tazim kastıyla tutulursa mekruh olur. Hiçbir Müslüman da, Hristiyanlığa tazim olsun diye pazar günü oruç tutmaz. Böyle bir maksat olmadığı için, pazar günü tek olarak oruç tutmanın mahzuru olmaz.

Tek başına cumartesi günü oruç tutmak mekruhtur.

Cuma günü tek başına oruç tutmak müstehabdır. Mekruh diyen âlimler de olduğu için, ihtiyaçsız cuma günü tek başına oruç tutmamalı. Bir ihtiyaç olunca tek başına cuma günü oruç tutulur. Mesela cuma günü oruç tuttuktan sonra, bir mazeretle, cumartesi tutulamayacaksa, bunun mahzuru olmaz.

Oruç bozulunca
Sual: Ramazanda, orucu bozulan kimse yiyip içebilir mi?
CEVAP
Ramazan günü orucunu herhangi bir sebeple bozan, seferdeyken kendi şehrine gelen yani mukim olan ve hayzı kesilen kadın, hastalık veya başka bir mazeret yoksa, akşama kadar oruçlu gibi durur, yiyip içmez. Fakat hayzı başlayan kadın, oruçlu gibi durmaz, yiyip içer. Oruç tutamayacak bir özrü olanlar, oruç tutamadıkları günler, gizli yiyip içmelidir.

Oruç tutmamak
Sual: Ertesi gün sefere çıkacak olanın veya belli bir saatte ilaç içecek, ameliyat olacak olanın, oruca niyet etmeyip, o gün oruç tutmaması, caiz olur mu?

CEVAP
Hayır, caiz olmaz. Sefere çıkacağı da kesin değildir. Seferden veya ameliyattan önce başka önemli bir işi çıkabilir, hattâ ölebilir. Doktor o gün gelmeyebilir. Daha başka mâni çıkabilir.

Seferî olanın orucunu kazaya bırakması caizse de, bunun için imsak vaktinde seferî olması gerekir. Ramazan orucuna niyetin son zamanı, dahve vaktidir. İmsak vaktinde seferî değilse, imsak vaktinden sonra, dahve vaktinden önce sefere çıkacaksa, imsak vaktinden sonra niyet eder. Böyle niyetle tutulan orucu seferde bozmak mekruh olursa da, kefaret gerekmez, sadece kaza gerekir.

İlaç içecek veya ameliyat olacak olan da, oruca imsak vaktinden sonra niyet eder, çünkü imsak vaktinden sonra niyet edilen oruç, kasten de bozulsa kefaret gerekmez.

İmsak vaktinden önce niyet edilmişse, önce küçük bir kâğıt parçasını veya çiğ pirinç tanesini susuz yuttuktan yahut kulağına sıvı yağ damlattıktan sonra ilaç alınırsa yine kefaret gerekmez.

Orucu erken açmak
Sual: Orucu erken açmanın sünnet olduğu söyleniyor. Burada akşam namazını kılmadan mı yemek yenmesi bildiriliyor?
CEVAP
Orucu erken açmak, yıldızlar görününceye kadar geciktirmemek demektir.

Özellikle Ramazanda yemeğin yenmesi uzun süreceğinden, akşam namazını erken kılmak ve yemeği, acele etmeden, rahat yemek için, iftarı açıp, yemeği namazdan sonra yemelidir. Böylece, oruç erken açılmış, namaz da erken kılınmış olur. (S. Ebediyye)

Eğer önce yemek yenirse, namaz gecikmiş, belki de mekruh vakte kalmış olabilir. Namazı vakti girince kılmak daha sevabdır.

Orucu kazaya bırakmak
Sual: Ramazan ayı sıcak ve uzun günlere geliyor. Bazı işlerimiz olduğu gün oruç tutmayıp kışın kısa günlerde kaza etsek bir mahzuru olur mu?
CEVAP
Çok mahzuru olur. Orucu kazaya bırakmayı mubah kılan özürlerin dışında, Ramazan orucunu vaktinde tutmayıp kazaya bırakmak haramdır, büyük günah olur. İki hadis-i şerif:

(Ramazanda mazeretsiz bir gün orucunu bozan kimse, ömür boyu oruç tutsa, o günü kaza edemez, yani o orucun sevabına kavuşamaz.) [Buharî, Ebu Davud, Tirmizî, Nesaî]

(Ramazanda bir gün oruç tutmayan, onun yerine bütün yıl oruç tutsa, o bir günkü sevaba kavuşamaz.) [Tirmizî]

Hadis-i şerifin birinde (Bütün yıl) denirken, diğerinde (Ömür boyu oruç tutsa) deniyor. O hâlde, Ramazan-ı şerifte oruç tutmayı ganimet bilmeli. Şer’i bir mazeret olmadıkça, (İşim var, imtihana gireceğim, sahura kalkamadım, havalar sıcak) gibi bir bahane ile orucu kazaya bırakmak asla caiz olmaz.

 

Tüketici Hakları Nelerdir?

0

tüketici hakları, tüketici hakları nedir, tüketici hakları ne işe yarar, tüketici hakları nereden gelmektedir, tüketici hakları hakkında bilgiler

Sevgili okurlar, sizlere tüketici hakları hakkında bilgiler vermek istiyoruz. Peki nedir tüketici hakları, tüketici hakları ne işe yarar? Hepsi ve daha fazlası yazımızda.

Tüketici Hakları Nedir?

Satıcı, sözleşmede bildirilen mal ve hizmetin toplam şatış fiyatını hiçbir şekilde arttıramaz. Satıcı aldığı peşinatı ve imzalattığı senetleri iade etmek zorundadır. 7 gün iya ihtarname çekmeyen alıcı ürünü kabul etmiş sayılır.

Tüketici Hakları Nelerdir?

1) Temel İhtiyaçların Karşılanması Hakkı: Barınma, ısınma, aydınlanma, içecek ve kullanacak su bulma, haberleşme, ulaşım tüketicilerin en temel ihtiyaçlarıdır. Her tüketici, bu temel ihtiyaçların karşılanmasını talep edebilir.

2) Sağlık Ve Güvenlik Hakkı: Satışa sunulan her türlü mal ve hizmetin insan yaşamı ve sağlığı açısından kullanıcısına zarar vermeyecek durumda olmasıdır.

3) Bilgi Edinme Hakkı: Tüketicinin mal ve hizmeti satın alırken doğru karar verebilmesinin sağlanması için tüketicinin gerekli bilgilere ulaşabilmesi ve zararlı, yanıltıcı reklamdan, etiketten, ambalajdan korunmasıdır.

4) Eğitilme Hakkı: Tüketicinin hak ve çıkarlarını koruyabilmesi, tüketici bilincine sahip olması için eğitim kurumlarında eğitilmesidir.

5) Zararların Giderilmesi Hakkı: Satın alınan mal veya hizmetten dolayı tüketicinin uğramış olduğu zararın giderilmesi, o mal veya hizmetin yeniden tüketiciye ulaştırılmasıdır.

6) Sağlıklı Bir Çevrede Yaşama Hakkı: Sağlık koşullarına uygun bir çevrenin oluşumunda ülke ve Doğal kaynakların doğru kullanımı ile çevrenin korunması, temiz ve sağlıklı bir şekilde gelecek nesillere bırakılmasıdır.

7) Ekonomik Çıkarların Korunması Hakkı: Tüketiciye kıyaslama imkanı verecek çeşitte mal ve hizmetin en uygun fiyattan sunulması, satış sonrası her türlü teknik destek ve servisin tüketiciye ulaştırılmasıdır.

8) Seçme Hakkı: Tüketicilerin çeşitli ürün ve hizmetlere istedikleri zaman ulaşabilmeleri anlamındadır. Rekabetin tam olarak işlemediği pazarlarda devlet aksaklıların giderilmesi için yapacağı düzenlemeler ile uygun kalite ve fiyatlarda mal ve hizmetlerin tüketicilere sunulmasını sağlamalıdır.

9) Temsil Edilme, Örgütlenme, Sesini Duyurma Hakkı: Yukarıda sayılan hakların elde kullanılabilmesi, tüketicilerin haklarını koruyabilmeleri, mağduriyetlerinin giderilmesinde bir araya gelerek güç birliği oluşturmaları ve hükümetlerin ekonomik ve siyasi politikaların da dikkate alınma ve kamu kurumlarında temsil edilebilmesidir.

Tüketici Hakları Ne İşe Yarar? 

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un “Kuruluş ve görev alanı” başlıklı 66 ncı maddesi uyarınca tüketici hakem heyetleri, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla kurulmuştur.

6502 sayılı Kanun’un, “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde “tüketici işlemi” mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere, ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.

 

Adana İli Hakkındaki Bilgiler

adana, adana hangi bölgede, adananın en güzel yemekleri, adana hakkında bilgiler, adana hakkında kısa bilgiler

Sevgili okurlar, sizlere ülkemizin en güzel şehirlerinden biri olan Adana hakkında bilgiler vermek istiyoruz. Peki Adana hangi bölgede, Adananın en güzel yemekleri nedir? Hepsi ve daha fazlası yazımızda.

 

Adana İli Hakkındaki Bilgiler

adana resmi

adananın haritada yeri

Adana’nıın Nüfusu

Adana ili yaklaşık 2.200.000 kişilik nüfusuyla Akdeniz Bölgesinin en büyük, Türkiye’nin ise beşinci büyük şehridir. Tarihi, MÖ 6000 yıllarına uzanan Adana, Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden biridir. Adana, tarih öncesinden bugüne bölgede hüküm süren birçok medeniyetin sayısız tarihi eserini ve eşsiz kültürel dokusunu topraklarında barındırmaktadır. Adana’nın sahip olduğu kültürel zenginliğini yansıtan tarihi eserler arasında pek çok cami, mescit, kilise, kale, medrese, han, hamam ve köprü bulunmaktadır.

Adana ili, Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin arasındaki alüvyonlu toprakları ile Türkiye’nin en bereketli topraklarından olan Çukurova’da kurulmuştur. Adana’nın verimli topraklarında pamuk, buğday, ayçiçeği, zeytin, nar, mısır, narenciye, patates, domates, biber, marul, soğan, soya, yerfıstığı, karpuz, kavun gibi birçok ürün üretilmektedir. Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılığın yanı sıra, Akdeniz’e kıyısı bulunan Adana’nın ilçeleri Yumurtalık ve Karataş’ta deniz mahsulleri üretimi önemli bir yer tutmaktadır. Sulak alanlarıyla zengin Çukurova deltası, Akyatan, Yumurtalık, Ağyatan ve Tuzla Lagünleri ile nesli tükenmekte olan pek çok canlıyı ve su kuşlarını barındırmaktadır.

Adana’nın Güzellikleri

Tarım ve tarıma dayalı sanayisi olan Adana ili son yıllardaki yatırımlarla, Bakü – Tiflis -Ceyhan Boru Hattı (BTC) ve enerji santralleri ile enerji üssü haline gelmiştir.

Sanat ve kültür açısından yoğun bir şehir olan Adana’da Uluslararası Altın Koza Film Festivali, Uluslararası Sabancı Tiyatro Festivali, Uluslararası Hava Oyunları Festivali, Adana Portakal Çiçeği Festivali ve Uluslararası Engelli Gençlik Festivali gibi çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Adana’daki ilk şehir tiyatrosu Osmanlı yıllarında, 1880 yılında, Ziya Paşa tarafından kurulan Adana Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Adana Şehir Tiyatroları’dır. Devlet Tiyatroları Adana Sahnesi ise 1981 yılından beri sanatseverlere çeşitli oyunlar sunmaktadır. Klasik müzikseverler için 1992’de kurulan Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası faaliyetini sürdürmektedir.

Doğa sporlarına imkan veren Adana ili bisiklet sürüşü için çok elverişlidir. Baraj gölünde sörf, durgun su sporları yanı sıra olta balıkçılığı da yapılmaktadır. Yaylalarda trekking ve atlı doğa sporu güzergahları mevcuttur. Av potansiyeli yüksek olan ilde Toroslar’ın yamaçlarında yaban keçisi, alageyik ve karaca av hayvanı üretme sahaları kurulmuştur. Rafting için çok uygun ırmaklarından biri olan Göksu, Adana il merkezine 121 km. mesafede, Feke ilçesindedir.

Toros Dağları ile Akdeniz’in buluştuğu bölgedeki Adana bir yandan eşsiz güzellikleriyle yayla (Tekir, Bürücek, Aladağlar, Horzum, Fındıklı, Hamidiye, Asar, Asmacık, Armutoluk, Belemedik, Meydan, Çamlıyayla ve Kızıldağ) turizmi açısından, diğer yandan Akdeniz kıyısındaki ilçeleriyle deniz turizmi açısından önemlidir.

Adana diğer alanlarda olduğu gibi sağlık alanında da bölgeye ve hatta bölge dışından birçok kente hizmet vermektedir. Sağlık alanında yapılan önemli yatırımlarla birlikte sağlık turizminde ciddi bir artış söz konusudur. Bugün yurt dışından gelen birçok hasta Adana ‘da tedavi görmeyi tercih etmektedir.

Şehir ulaşımında, hafif raylı sistem, Büyükşehir Belediyesi Otobüsleri, özel halk otobüsleri, dolmuşlar ve taksiler kullanılırken, şehirlerarası ulaşımda kara ve demir yolu ile Anadolu’nun birçok noktasına yolcu taşınmaktadır. İç ve dış hat seferlerinin gerçekleştiği Adana Havalimanı Türkiye’de yolcu taşınması sıralamasında yedinci sırada yer almaktadır.

Çeşitli kültürlerin etkisinde kalması nedeniyle zengin bir mutfağı olan Adana yemeklerinin en büyük özelliği un, bulgur, et ve çeşitli baharatların kullanılmasıdır.

Dünya kupasında 2.tur eşleşmeler ve program

Honduras, Bosna Hersek, İngiltere, İspanya, Avustralya, Kamerun gibi ekiplerin Dünya Kupası’na veda etmesi son maçlar öncesinde kesinleşirken, ikinci maçlar sonunda kendi gruplarında ilk iki sıraya giremeyen Hırvatistan, Japonya, Yunanistan, Uruguay, İsviçre, İran, Gana, Portekiz, Rusya ve Güney Kore’nin tur umutları ise son maçlara kaldı. G Grubu’nda son maçlar öncesinde 4 takımın da ikinci tura yükselme şansı bulunuyor. Gruptaki üçüncü maçlar 26 Haziran Perşembe günü oynanacak. Aynı saatte başlayacak maçlarda, ABD ile Almanya ve Portekiz ile Gana mücadele edecek. ABD-Almanya karşılaşmasının berabere bitmesi halinde, bu iki takım adlarını ikinci tura yazdıracak. Portekiz ile Gana’nın yenişememesi durumunda da ABD ve Almanya ikilisi son 16 takım arasına kalacak. Portekiz ya da Gana ise tur atlayabilmek için son maçtan 3 puan çıkarıp, ABD-Almanya mücadelesinde bir tarafın galip gelmesini bekleyecek.
Tur Atlayanlar
A GRUBU, Brezilya-Meksika
B GRUBU, Hollanda-Şili
C GRUBU, Kolombiya-Yunanistan
D GRUBU, Kosta Rika-Uruguay
E GRUBU, Fransa-İsviçre
F GRUBU, Arjantin-Nijerya
G GRUBU, Almanya-ABD
H Grubu maçları bu akşam saat 23:00’da oynanacak.
Eşleşmeler ve Maç Saatleri
28 Haziran Cumartesi
19:00 A1-B2 TRT SPOR, TRT HD
23:00 C1-D2 TRT 1
29 Haziran Pazar
19:00 B1-A2 TRT SPOR, TRT HD
23:00 D1-C2 TRT 1
30 Haziran Pazartesi
19:00 E1-F2 TRT SPOR, TRT HD
23:00 G1-H2 TRT 1
1 Temmuz Salı
19:00 F1-E2 TRT SPOR, TRT HD
23:00 H1-G2 TRT 1
ÇEYREK FİNAL
4 Temmuz Cuma
19:00 Çeyrek Final Maçı TRT SPOR, TRT HD
23:00 Çeyrek Final Maçı TRT 1
5 Temmuz Cumartesi
19:00 Çeyrek Final Maçı TRT SPOR, TRT HD
23:00 Çeyrek Final Maçı TRT 1
YARI FİNAL
8 Temmuz Salı
23.00 Yarı Final maçı TRT 1
9 Temmuz Çarşamba
23:00 Yarı Final Maçı TRT 1
3.’LÜK MAÇI
12 Temmuz Cumartesi
23:00 Üçüncülük Maçı TRT 1
FİNAL
13 Temmuz Pazar
22:00 Final Maçı TRT 1

MÜBAREK CUMA YA BİR YASİNLE BAŞLAYALIM

Bismi’llâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm (1) Yâsiyn (2) velkur’ânilhakiym (3) inneke leminelmürseliyne (4) alâ siratin müstekiym (5) tenziylel aziyzirrahiym (6) litünzire kavmen mâ ünzire abâühüm fehüm ğafilûn (7) lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm la yü’minun (8) inna cealnâ fiy a’nakihim ağlâlen fehiye ilel’ezkani fehüm mukmehun (9) ve cealna min beyni eydiyhim sedden ve min halfihim sedden feağşeynahüm fehüm lâ yübsirun (10) ve sevaün aleyhim e enzertehüm em lem tünzirhüm lâ yü’minun (11) innema tünzirü menittebe azzikre ve haşiyer rahmane bilğayb febeşşirhü bimağfiretin ve ecrin keriym (12) inna nahnü nuhyilmevta ve nektübü ma gaddemu ve asarehüm ve külle şey’in ahsaynahü fiy imamin mübiyn (13) vadrib lehüm meselen ashabel karyeh izca ehel mürselun (14) iz erselna ileyhimüsneyni fekezzebuhüma feazzezna bisalisin fegalû inna ileyküm mürselun (15) galu mâ entüm illâ beşerün mislüna ve mâ enzelerrahmanü min sey’in in entüm illâ tekzibun (16) galu rabbüna yalemü inna ileyküm lemürselun (17) ve ma aleyna illelbelağul mübiyn (18) kâalû inna tetayyerna biküm lein lem tentehu lenercümenneküm ve leyemessenneküm minna azabün eliym (19) kâalu dairüküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmün müsrifun (20) ve cae min aksalmediyneti recülün yes’a, gale ya gavmit tebiul mürseliyne (21) ittebiu men lâ yes’elüküm ecren vehüm mühtedun (22) ve maliye la a’büdülleziy fetareni ve ileyhi türceun (23) eettehizü min dunihi aliheten in yüridnir rahmanü bidurrin lâ tuğni anniy şefaatühüm şey’en ve lâ yünkizune (24) inniy izen lefiy dalâlin mübiyn (25) inniy amentü birabbiküm fesmeun (26) giyledhulil cenneh, gale ya leyte gavmiy yalemune (27) bima gğafere liy rabbiy ve cealeniy minel mükremiyn (28) ve ma enzelna alâ gavmihî min badihî min cündin minessemâi ve ma künna münziliyne (29) in kânet illâ sayhaten vahideten feiza hüm hamidun (30) ya hasreten alel ibad ma ye’tiyhim min resulin illâ kanu bihî yestehziun (31) elem yerev kem ehlekna kablehüm minelguruni ennehüm ileyhim lâ yerciun (32) ve in küllün lemma cemiun ledeyna muhdarun (33) ve ayetün lehümül ardulmeyteh ahyeynaha ve ahrecna minha habben feminhü ye’külun (34) ve cealna fiyha cennatin min nehiylin ve a’nabin ve feccerna fiyha mineluyuni (35) liye’külu min semerihî ve ma amilethü eydiyhim efelâ yeşkürune (36) sübhanelleziy halekal ezvace külleha mimma tünbitül ardu ve min enfüsihim ve mimma lâ yalemun (37) ve ayetün lehümülleyl neslehu minhünnehare feizahüm muzlimune (38) veşşemsü tecriy limüstekarrin leha zalike takdiyrül aziyzil aliym (39) velkamere kaddernahü menazile hatta a’dekel urcunil kadiym (40) leşşemsü yenbeğiy leha en tüdrikel kamere ve lelleylü sabikun nehar ve küllün fiy felekin yesbehun (41) ve ayetün lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fiyl fülkil meşhuni (42) ve halakna lehüm min mislihî ma yerkebun (43) ve in neşe’ nugrikhüm felâ sariyha lehüm ve lâ hüm yünkazune (44) illâ rahmeten minna ve metaan ilâ hiyn (45) ve iza kiyle lehümütteku ma beyne eydiyküm ve ma halfeküm lealleküm türhamune (46) ve ma te’tiyhim min ayetin min ayati rabbihim illâ kanu anha mu’ridiyn (47) ve iza kiyle lehüm enfiku mimma rezekakümullahü, kalelleziyne keferu, lilleziyne amenû enutimü men lev yesaullahü at’ameh, in entüm illâ fiy dalâlin mübiyn (48) ve yegûlûne meta hazalva’dü in küntüm sadikiyn (49) ma yenzurune illâ sayhaten vahideten te’huzühüm ve hüm yehissimun (50) felâ yestetiyune tavsiyeten ve la ilâ ehlihim yerciun (51) ve nüfiha fiyssuri feizâhüm minel’ecdasi ilâ rabbihim yensilun (52) galu ya veylena men beasena min merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekalmürselun (53) in kanet illâ sayhaten vahideten feizahüm cemiyun ledeyna muhdarun (54) felyevme lâ tuzlemü nefsün şey’en ve lâ tüczevne illâ ma küntüm ta’melun (55) inne ashabel cennetil yevme fiy şügulin fâkihun (56) hüm ve ezvacühüm fiy zilâlin alel’erâiki müttekiun (57) lehüm fiyha fâkihetün ve lehüm ma yeddeun (58) selâmün kavlen min Rabbin rahiym (59) vemtazul yevme eyyühel mücrimun (60) elem ahad ileyküm ya beniy ademe en lâ ta’büdüs şeytan innehu leküm adüvvün mübiynün (61) ve enibüduniy, haza siratun müstekiym (62) ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta’kilun (63) hazihî cehennemülletiy küntüm tuadun (64) islevhel yevme bima küntüm tekfürûn (65) elyevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydiyhim ve teşhedü ercülühüm bimâ kânu yeksibûn (66) velev neşâu letamesna alâ ayünihim festebekussirata feenna yübsirun (67) velev neşaü lemesahnahüm alâ mekanetihim femestetau mudiyyen ve lâ yerciun (68) ve men nüammirhü nünekkishü fiylhalk, efelâ ya’kilun (69) ve ma allemnahüş şi’re ve ma yenbeğiy leh, in hüve illâ zikrün ve kur’ânün mübiyn (70) liyünzire men kane hayyen ve yehik kalkavlü alelkafiriyne (71) evelem yerev enna halakna lehüm mimma amilet eydiyna enamen fehüm leha mâlikun (72) ve zellelnaha lehüm feminha rekubühüm ve minha ye’külun (73) ve lehüm fiyha men’afiu ve meşarib efelâ yeşkürune (74) vettehazu min dunillâhi âliheten leallehüm yünsarun (75) lâ yestetiyune nasrehüm ve hüm lehüm cündün muhdarun (76) felâyahzünke kavlühüm, innâ na’lemü ma yüsirrune ve ma yulinun (77) evelem yerel’insanü enna halaknahü min nutfetin feiza hüve hasiymün mübiyn (78) ve darebe lena meselen ve nesiye halkah kale men yuhyiylizame ve hiye remiym (79) kul yuhyiyhelleziy enşeeehaa evvele merreh ve hüve bikülli halkin aliymün (80) elleziy ceale leküm mineş şeceril’ahdari naren feiza entüm minhü tukidûn (81) eveleyselleziy halekassemavati vel’arda, bikâdirin alâ en yahlüka mislehüm, belâ ve hüvel hallâkul aliym (82) innemaaa emrühûu izaaa erade şey’en, en yekule lehu kün, feyekun (83) fesübhanelleziy biyedihî melekûtü külli sey’in ve ileyhi türceûn. ……….sadakallahulaziiym……..

İlginç Ve Hiç Duymadığımız Çok Harika Bilgiler

2

Suudi Arabistan’da bir kadın kocasına kahve yapmazsa bu boşanma nedenidir

. • Tarihi film Ben Hur’da çekim ekibinin fark etmediği kırmızı bir otomobil görünür.

• Bir fare bir deveye oranla daha uzun süre susuzluğa dayanabilir.

• İnsan midesi 2 haftada bir iç zarını yenilemek zorundadır; aksi halde kendi kendini sindirir.

• Bir bardak taze şampanyanın içine bir kuru üzüm atarsanız, üzüm asansör gibi bardağın altından üstüne üstünden altına sürekli dolaşır.

• Ketçap 1830’lu yıllarda ilaç olarak satılırdı

• Eğer ağzımıza attığımız bir şeye tükürüğümüz değmese, onun tadını anlayamayız.

• Erkek peygamber devesi dişinin kokusunu 7 mil öteden duyabilir.

• George Washington evinin bahçesinde marijuana yetiştirirdi.

• Zürafa kulağını 53 santim uzunluğundaki dili ile temizler.

• Lübnan’da dişi bir hayvanla cinsel ilişkiye girmek serbesttir, ama erkek hayvanla yasaktır.

• Her insanın dilinin izi de parmak izi gibi farklıdır..

• Einstein 9 yaşına kadar düzgün konuşamamıştır. Ailesi onun özürlü olduğunu düşünmüştür.

• Kağıt para sanıldığı gibi kağıttan değil pamuktan yapılır. •

1950’den önce kenevir, ağaç kabuğu ve marijuana yaprağı kullanılarak yapılırdı.

• Çikolatanın köpekleri öldürdüğü doğrudur. Onların kalbine ve sinir sistemine zarar verir. Yarım kilo kadar çikolata küçük bir köpeği öldürebilir.

• Birçok ruj çeşidi balık pulu içerir.
• Katil balinalar köpekbalıklarının midesine alttan torpil gibi vurarak onları öldürür.

• Donald Duck çizgi filmleri Finlandiya’da yasaklanmıştır. Nedeni kahramanların don giymemesidir.

• Bir köpekbalığı 100 milyon damla deniz suyu içindeki bir damla kanı hissedebilir.

İnsanlar Dünyada Ne Kadar Süredir Yaşamaktadırlar?

0

insan, doğa, evren, dünya, insanlar dünyada ne kadardır yaşıyorlar, insanlar dünyada ne zamandır yaşıyorlar, insanlar dünyada ne kadar süredir yaşıyorlar

Sevgili okurlar, sizlere insan’ın dünyada ne kadar süredir varolduğunun hakkında bilgiler vereceğiz. Peki insanlar ne kadar süredir dünyada yaşıyor, insanlar ne zamandır dünyada yaşamaktadırlar? Hepsi ve daha fazlası için yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

İnsanlar Dünyada Ne Kadar Süredir Yaşamaktadırlar?

Fosil kayıtlarına göre anatomik olarak çağdaş insan tanımına uyan en eski fosiller yaklaşık 300.000 yıl öncesine aittir ve Afrika’da bulunmuşlardır. Çağdaş tipte Homo sapiens altürünün ilk ırkı olan Cro-Magnon insanı ise zamanımızdan 50 bin yıl önce ortaya çıkmıştır.

İslam’a Göre İnsanlık Kaç Yaşında?

Bilime göre 200 bin yıl olan insanlık tarihi islama göre 7 bin yıl.

Bilim’e Göre İnsanlık Kaç Yaşında?

Bilime göre 200 bin yıl olan insanlık tarihi islama göre 7 bin yıl.

İlk İnsan Ne Zaman Ortaya Çıktı?

Fosil kayıtlarına göre anatomik olarak çağdaş insan tanımına uyan en eski fosiller yaklaşık 300.000 yıl öncesine aittir ve Afrika’da bulunmuşlardır. Çağdaş tipte Homo sapiens altürünün ilk ırkı olan Cro-Magnon insanı ise zamanımızdan 50 bin yıl önce ortaya çıkmıştır.

Bilinen İnsanlık Tarihi Hakkında Bilgiler

Fosil kayıtlarına göre anatomik olarak çağdaş insan tanımına uyan en eski fosiller yaklaşık 300.000 yıl öncesine aittir ve Afrika’da bulunmuşlardır. Çağdaş tipte Homo sapiens altürünün ilk ırkı olan Cro-Magnon insanı ise zamanımızdan 50 bin yıl önce ortaya çıkmıştır.

SAKARYA MUHAREBESİ HAKKINDA BİLGİLER sakarya muharebesi

0

sakarya muharebesi, sakarya muharebesi nedir, sakarya muharebesi önemi nedir, sakarya muharebesi hakkında bilgiler, sakarya muharebesi sonucu nedir

Sevgili okurlar, sizlere bu topraklarda yaşadığımız en önemli olaylardan biri olan Sakarya Meydan Muharebesi hakkında bilgiler vereceğiz. Peki Sakarya Meydan Muharebesinin önemi nedir, Sakarya Meydan Muharebesi hakkında bilgiler nelerdir? Hepsi ve daha fazlası için yazımızı okuyunuz.

Sakarya Muharebesi Nedir?

Sakarya Meydan Muharebesi, Atatürk tarafından çok büyük ve kanlı savaş anlamına gelen Melhame-i Kübra ifadesi ile anılan, Türk Kurtuluş Savaşı’nın mühim bir muharebesi. Sakarya Meydan Muharebesi, Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktası sayılır. ,

Sakarya Muharebesi Önemi Nedir?

Sakarya Meydan Muharebesi Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna zemin hazırlayan en önemli savaşlardan bir tanesidir. Osmanlı Devleti’nin yıkılması üzerine birçok devlet tarafından işgale uğrayan Anadolu toprakları Kurtuluş Savaşı sayesinde tekrardan Türklere ait olduğu kanıtlanmıştır.

Sakarya Muharebesi Sonucu Nedir?

Sakarya Meydan Muharebesi’nin sonuçları: – 22 gün 22 gece süren savaş sonucunda Yunanlılar yenilmiş ve savunma durumuna geçmişlerdir. – Türkiye Büyük Millet Meclisi hakkında halk arasındaki şüpheler ortadan kalkmıştır. – Mustafa Kemal’e TBMM tarafından gazilik ve mareşallik unvanı verilmiştir.

Sakarya Muharebesi Hakkında Bilgiler

akarya Meydan Muharebesi, Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktası kabul edilen savaştır.

Tekalif-i Milliye Emirleriyle Türk Ordusunun eksiklerinin bir kısmı büyük ölçüde tamamlanmış ve ordu savaşa hazırlanmaya çalışılmıştır. 23 Ağustos’ta Yunanlılar taarruza başlamışlardır. Mustafa Kemal Paşa “Hattı Müdafaa yoktur, Sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır” diyerek orduyu coşturmuş ve 22 gün süren savaş sonunda 13 Eylül 1921’de Türk ordusu büyük bir zaferle Yunan ordusunu gerisin geri kaçmak zorunda bırakmıştır.

Bu zaferle birlikte 1683 Viyana bozgunundan beri devam eden Batı karşısındaki gerileme durmuştur. Yunanlılar savunmaya, Türkler taarruza geçmişlerdir. TBMM, Mustafa Kemal Paşa’ya “Mareşallik” rütbesi ile “Gazilik” unvanı vermiştir. Fransızlar bu savaştan sonra TBMM ile Ankara Antlaşması’nı imzalamıştır. Şunu da belirtmek gerekir ki doğuda Rusya’nın kontrolünde Gürcistan ve Azerbaycan ile Kars Antlaşması imzalanmış ve bu antlaşmayla birlikte Doğu sınırlarımız kesinlik kazanmış ve bu bölgedeki birlikler kesin bir zafer için yapılması planlanan Büyük Taarruz için Batı Cephesi’ne kaydırılmıştır.

Vücutta Sıcaklık Kontrolü Nasıl Olur?

0

vücut, vücut kontrolü, vücutta sıcaklık, vücutta sıcaklık nedir, vücutta sıcaklık kontrolü nedir, vücutta sıcaklık kontrolü nasıl olur

Sevgili okurlar, sizle vücudumuzda hissettiğimiz bir durum olan vücut sıcaklığından bahsedeceğiz. Zaman zaman gerek çok sıcakladığımız gerekse çok üşüdüğümüz zamanlar olmuştur. Peki bunun neden nedir? İşte bu sorularınızın cevabı yazımızda.

Vücutta Sıcaklık Kontrolü Nasıl Olur?

  1. Anüsten (rektal [içsel] ölçüm)
  2. Ağızdan (oral ölçüm)
  3. Koltuk altından.
  4. Kulaktan.
  5. Vajinadan (rektal [içsel] ölçüm)
  6. Üre örneğinden.
  7. Alından.

Vücut Sıcaklığı Nedir?

İnsanın normal vücut sıcaklığı genellikle iki yöntem ile ölçülür. Birinci yöntem olan oral yol ile ölçüldüğünde 36.8±0.4 derecedir. İkinci yöntem olan içsel bölgeler anal, vajinal yolla ölçüldüğünde ise 37.0 derece olarak çıkmaktadır.

Ateş Nedir?

İnsanlarda vücut ısısını beyinde hipotalamus adı verilen bir bölge ayarlar. Hipotalamus normal vücut ısısının ayar noktasını bir termostat gibi yükselttiğinde yüksek ateş ortaya çıkar. Bu süreç başladığında birey üşüme duygusu hissetmeye başlar, kat kat giyinebilir ya da bir battaniyeye sarılabilir veya daha fazla vücut ısısı üretmek için titreyebilir. Bu sürecin sonucunda bireyin vücut ısısı yükselir.

Vücut ısısının normal değeri gün boyunca değişiklik gösterir. Sabahları daha düşük değerlerden öğleden sonra ve akşamları daha yüksek değerlere doğru kayar. Normal şartlar altında 37 C ortalama değer olarak kabul edilse dahi, 36.1 dereceden 37.2 dereceye kadar değişen değerler de normal kabul edilebilir.

İnsanlarda yüksek ateş görülmesinin birkaç nedeni vardır. Bu nedenler arasında bakteriyel bir enfeksiyon, bir virüsün varlığı, difteri, tetanoz, aselüler boğmaca, (DTaP), dünya çapında meydana gelen koronavirüse (COVID-19) veya pnömokok aşısı sonrası, sıcak vurması, kötü huylu bir tümör, romatoid artrit ve gibi bazı iltihaplı durumlar nedeniyle bireyin eklemlerinin iç yüzeyinin iltihaplanması, yüksek tansiyon veya nöbetleri tedavi etmek için kullanılan antibiyotikler ve çeşitli ilaçların kullanılması sayılabilir.

Bazı vakalarda ise ateşin nedeni tespit edilemez. Üç haftadan daha uzun süre devam eden ateşi olan bireyler için, doktor tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir değerlendirmeden sonra bir neden belirlenemezse, tanı nedeni bilinmeyen ateş olabilir.