ŞEHZADE CİHANGİR’İN DRAM DOLU HAYATI VE ACI ÖLÜMÜ

0
1215

Bu acıya fazla dayanamaz
ve hastalanarak hayatını kaybeder.

Kanuni Sultan Süleyman ile Hürrem Sultan’ın en küçük oğlu Cihangir, kambur olarak dünyaya gelmişti. Ruhen duygusal bir karaktere, fiziken de narin bir yapıya sahipti. Hastalıklı bedeni ve sırtındaki kambur nedeniyle babası ona “dünyayı sırtında taşıyan” anlamına gelen Cihangir ismini vermişti.
Cihangir; Şehzadegân mektebinde diğer şehzadeler gibi iyi bir eğitime tabi tutuldu ve ileriki yaşlarında babası ve ağabeyleri gibi aruz veznini iyi kullanan bir şair oldu. Hastalıklı ve hassas yapısı nedeni ile annesi ve sultan babası tarafından özel bir ilgiye mazhar oldu. Hiçbir zaman diğer ağabeyleri gibi kılıç kullanamadı, ata binemedi fakat güzel kalbi nedeni ile hep sevdi, sevildi.
Kanuni Sultan Süleyman bu hastalıklı evladını ezelden beri çok sevmekteydi ancak Mustafa’nın idamından sonra adeta tüm sevgisini Cihangir’e vermişti. O’nu yanından ayırmıyor, üzerine titriyordu. Fakat Cihangir çok sevdiği ağabeyi Mustafa’nın cansız bedenini çadır önünde gördükten sonra derinden üzülmüş, hayat sevgisini kaybetmiş ve bu olayın etkisinde kalarak adeta yüzü gülmez hale gelmişti.
Şehzade Cihangir; çok sevdiği, değer verdiği ağabeyinin ölümünün ardından günümüze kadar gelmiş olan şu beyti yazmıştır;
“Dir gören ebrûların çaşmanunu;
Hance altunda yatur saydolmuş âhûlar mudur?”
Bir müddet sonra hassas bedeni bu acıya dayanamayarak hastalandı. Babasının Nahcivan seferi sırasında hep hastaydı. Ordu Halep’te konakladığı sırada sultan babasının kollarında can verdi. Hanedan soyundan olmasına rağmen ömrü hastalıklar içerisinde geçen mahzun şehzadenin hayatı 22 yaşında son buldu. 27 Kasım 1553 yılında hayata veda eden Şehzadenin cenazesi İstanbul’a gönderilerek Şehzade Mehmed türbesine, ağabeyi Mehmed’in yanına defnedildi.
Cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın evlat açısından kara yazgısı Mustafa’nın ölümü ile bitmemiş, Mustafa’nın acısı ile dağlanan yüreğindeki yangın bu kez en küçük evladı Cihangir’in kollarında can vermesi ile katmerlenmiştir. Uzun saltanatı boyunca insanları imrendirecek kadar ışıltılı bir hayatın son demlerinde büyük çileler çekmiş ve her yediği vurgunun ardından gönlünde yeni yaralar açılmıştır.
“Kolay değildir evladının katline emir vermek ve kolay değildir kollarında ciğer paresinin erimesini seyretmek.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here