Uzay Ve Zaman Hakkında Bilinmeyenler

0

Uzay Ve Zaman Hakkında Yazılarımıza Devam Ediyor Ve Bugün Sizlerle İkinci Bölüm Paylaşmak İstiyoruz.

101)Madem Her Şey Birbiriyle Alakalı(Bkz: Dolanıklık Mesajları), Yapılan Küçük Bir Şeyin Tüm Her Şeyi Etkilemesi Gerekir.

102)İlginçtir Ama Bu Durumun Farkına Bir Meteorolog Vardı. Yaptığı Bir Hava Durumu Simülasyonunda Bir Yerde 0.506127 Yerine 0,506 Yazmıştı

103)Ortaya Çıkan Sonuç Öncekilerden Ciddi Şekilde Farklıydı, “Binde Bir” Oranındaki Bir Hata Tüm Simülasyonun Sonuçlarını Değiştirmişti

104)Başlangıçtaki Çok Ama Çok Küçük Bir Değişikliğin Tüm Her Şeyi Değiştirmesi Nedeniyle, Meteorolog Bu Etkiye “Kelebek Etkisi” İsmini Verdi

105)Simülasyonu Yapan Meteorolog Şöyle Demişti: “Amazon Ormanları’nda Bir Kelebeğin Kanat Çırpması, Abd’de Fırtına Kopmasına Neden Olabilir”.

106)Buna Benzer Bir Şeyi Çok Uzun Yıllar Önce Mevlana Söylemiş: “Bir Sineğin Kanadını Oynatması, Arş-I Rahman’ı Titretir”.

107)Fırtınaların Nasıl Başladığı Bilinmediği İçin Bu Olayın Gerçekten Bir Kelebeğin/Sineğin Kanat Çırpmasıyla Mı Olduğu Haliyle Bilinmiyor

108)Asıl Anlatılmak İstenen Şey Tüm Her Şey, Kuantum Seviyesinde Etkileşim Halinde Ve Küçük Bir Şeyin De Etkisi Hesaba Katılmalıdır Şeklinde

109)Küçük Şeyler, Tüm Her Şeyin Sonucunu Değiştirebileceğinden, Bir Şeyin Sonucunu Tam Ve Kesin Olarak Bilmek Mümkün Değil (Kaos Teorisi).

110)Mesela, Düşen Bir Yaprağın Nereye Düşeceği Düşme Hızı, Rüzgarın O “An”Ki Hızı Vs Gibi Çok Şeye Bağlı Ve Yeri Tam Olarak Bilmek İmkansız

111)Aklınıza Biri Gelince Onun Aramasını, Kuantum Dolanıklığına Bağlayan, Yani Düşüncenin Bile Çok Şeyi Değiştireceğini Söyleyen Teoriler Var.

112) Ancak Kelebek Etkisinin Özeti, Tüm Her Şey Birbiriyle Bağlı Ve Etkileşim İçinde Olduğundan, Hiçbir Şey Kesin Değil Ama Her Şey Mümkün.

113)Zaman Yolculuğu Flooduna Konuyla İlgili Başka Bir Gerçekle Anti-Madde Ve Devamında Gelen Anti-Evren (Farklı Evrenler) İle Devam Edelim

114)Ancak Anti-Madde Konusu Biraz Uzun Olduğu İçin 2 Ayrı Bölüm Halinde Yazacağım.

115)Yaklaşık 90 Yıl Önce, Kuantum Mekaniğindeki Bazı Sorulara Cevap Arayan Dirac İsimli Genç Bir Bilim Adamı İlginç Bir Keşif Yaptı.

116)Atom Çekirdeğinin Etrafındaki “Eksi” Yüklü Elektronun “Artı” Yüklü Olanını Bulmuştu. Yer Yerinden Oynadı, Çünkü Böyle Bir Şey İmkansızdı.

117)Ama Sonuçlar Doğruydu. (-) Yüklü Elektronun, (+) Yüklü “Zıttının” Olduğu İspatlanmıştı. Buna Anti-Elektron Anlamında Pozitron Denildi.

118)(-) Yüklü Elektonun Zıttı Varsa, (+) Yüklü Protonun Da Zıttı Olmalıydı Ve Tahminler Doğru Çıktı,30 Yıl Sonra Antiproton Da Keşfedilmişti.

119)Akla Daha Büyük Resim Geldi. Eğer Atomaltı Parçacıkların Karşıtları Varsa, Atomların Da Karşıtı Olmalıydı. Denemek İçin Hidrojen Seçildi.

120)Tahminler Yine Doğruydu: Laboratuvar Ortamında Hidrojenin Tamamen Karşıtı Olan Anti-Hidrojen Üretilmişti, Üstelik Çok Sayıda.

121)Pozitronun Keşfini Yapan Dirac, Nobel Ödülünü Alırken Şöyle Demişti; “Madem Anti-Elektron Var, Anti-Madde, Hatta Anti-Evren De Olmalıdır”

122)Ve Arayışlar Başladı. Anti-Madde, Lab. Ortamında Üretiliyorsa, Evrende Bir Yerlerde Olmalıydı, Benzer Şekilde Anti-Evrenler De Olmalıydı

123)Anti-Maddeyi 2.Kısımda Anlatacağım. Anti-Evrenler, Yani “Zıt İkiz Evrenler” İle Devam Edelim. Bunun İçin 2 Teori Ortaya Atıldı.

124)İlki, Bizdeki Maddenin Karşıtı Olan Anti-Madde İle Dolu Bir Evren, Yani Bizdeki Herşeyin Karşıtının Olduğu Bir Yer Olabileceği Teorisi

125)Bu Evrende Sadece Yükler Yerdeğiştirdiği İçin Oradakiler Bu Durumu Bilmiyorlar Ama Orada Anti İkizlerimiz, Anti Şehirlerimiz Vs Var.

126)Diğer Teori, “Ayna Evren” Teorisi. Bu Teoriye Göre Uzaklarda Bir Yerlerde Dünyanın İkizi Olan Bir Yer Var Ama Dünya’nın Aynası Şeklinde.

127)Yani Kalpleri Sağ Tarafta, Hemen Herkesin Solak Olduğu Bir Yer Ve Buradakiler Sağı Solu Değişmiş Bir Evrende Olduklarını Bilmiyorlar.

128)Ancak İlerleyen Zamanda Her 2 Teorinin De Gerçekleşmesinin Mümkün Olmadığı İspatlandı. Üstelik İspatlar, Nobel Ödülüne Layık Görülmüştü.

129) Anti-Parçacık Keşfinin Asıl Heyecan Verici Kısmı, Anti-Evrende Değil, Anti-Madde Kısmında Yaşandı. Çünkü Buradaki Sonuçlar Çok İlginçti.

130)Cern’de De Uzun Yıllardır Çalışılan Anti-Madde Konusu, Uzay Ve Zaman Yolculuğu İçin En Büyük Umutlardan Biri.

131) Anti-Madde Pek Çok Açıdan Cazip Ve İlginç, Öyle Ki Dan Brown’un Melekler Ve Şeytanlar Kitabı İle Uzay Yolu’ndaki Atılgan’a Konu Oldu.

132) Melekler Ve Şeytanlar’da Suikastçilerin Cern’den Çaldığı Bomba İle Uzay Yolu’nda Atılgan’a Enerji Veren Güç, Anti-Madde İdi.

133) Anti-Maddeyi Sıradışı Yapan Şey, Deneyler Esnasında Keşfedilmişti. Parçacık İle Anti-Parçacık Yanyana Geldiğinde İkisi De Yok Oluyordu.

134)İkisi Yan Yana Geldiğinde, İkisi De Kayboluyor Ve Enerji Açığa Çıkıyordu. Tersi De Geçerliydi, Enerjiden Madde Ve Anti-Madde Doğuyordu.

135)Akıllara “Büyük Patlama” Anı Geldi. O Anda, Madde Ve Anti-Madde Eşit Olmalıydı. İkisi Yan Yana Geldiğinde Patlama Oldu Diye Düşünüldü.

136)Diğer Yandan, “Biz Yaşıyorsak, Demek Ki Evrende Madde Miktarı, Anti-Maddeden Daha Fazla” Denildi Ama Neden Fazla Olduğu Hala Çözülemedi.

137)Evrende Hala Madde Varsa, Arta Kalan Anti-Madde De Olmalıydı. Bu Yüzden Evrende Doğal “Anti-Madde Avı”Na Çıkıldı Ama Pek Sonuç Alınamadı.

138)Ancak Nispeten Yakın Zamanda Uzayda “Anti-Madde Çeşmeleri” Bulundu, Ayrıca Gama Işınlarında Ve Yıldırımlarda Anti-Madde Olduğu Saptandı.

139)Bu Anti-Maddeleri Toplamak Çok Zor Olduğu İçin, İş Cern’e Ve Dünyadaki Bir Kaç Büyük Laboratuvara Düştü Ve Anti-Madde Üretimine Başlandı.

140)Laboratuvarların Anti-Maddeye Büyük İlgi Göstermesinin Bir Nedeni Vardı: Madde-Anti Madde İkilisinden Ortaya Çıkan “Devasa” Enerji.

141)Bir Örnek Vermek Gerekirse, Bir Anti-Maddenin İçindeki Enerji, Normal Roket Yakıtındaki Enerjiden “1 Milyar Kat” Daha Fazla!!!

142)Bu Da 4 Miligram Gibi Çok Az Bir Anti-Madde İle Bir Kaç Hafta İçinde Mars’a Gitmek Demek Ya Da Daha Fazlasıyla Çok Daha Uzaklara…

143)Bu Yüzden Avrupa’da Cern, Amerika’da Fermilab Laboratuvarları Yıllardır Anti-Madde Üretme Üzerinde Çalışıyor Ancak Büyük Bir Sorun Var.

144)Anti-Madde, Madde İle Yan Yana Geldiğinde Patladığı İçin, Üretmek İçin Çok Çok Özel Sistemler Gerekiyor, Bu Da Fiyatı “Aşırı” Artıyor.

145)Şu Anda Dünyadaki En Pahalı Şey Ne Elmas, Ne De Yakut. Gram Fiyatı 62,5 Trilyon $ Olan Anti-Madde!(Fiyatı Bi’ Daha Okuyun)

146)Zaman Geçtikçe Fiyatlar Düşecek Ama Şimdiye Kadar Fermilab, Yılda Sadece 1,5 “Nanogram” Antimadde Üretiyor, Cern İse Daha Az.

147) 40 Yıl İçinde Anti-Madde Üretiminin Artması Ve Anti-Madde Kullanan Roket Motorlarının Geliştirilmesi Planlanıyor (Nasa Çoktan Başladı).

148) Bunlar Gerçekleştiği Takdirde, Hem Şu An Hayal Olan Galaksiler Arası Yolculuk, Hem De Zaman Yolculuğu Gerçekleşmiş Olacak

149)Flooda Karanlık Madde/Enerji İle Devam Edelim. Bu Konular Doğrudan Değil, Dolaylı Yoldan Uzay/Zaman Yolculuğu İle İlgili Ve Çok Soruluyor.

150)İnsanoğlu Antik Çağlardan Beri Evrenin Boş Olmadığını, Göremediğimiz Sıvılar/Gazlarla Kaplı Olduğunu Düşündü Ve Farklı İsimler Verdi.

151)Bilim İlerleyip, Teknoloji Geliştikçe Bu Konudaki Bilimsel Çalışmalar Arttı, Ancak Öne Sürülen Yeni Teoriler/Görüşler Ciddiye Alınmadı.

152)Ancak 70’Li Yıllarda İlginç Bir Gözlem Yapıldı. Bir Galaksinin Etrafındaki Bazı Yıldızların Olması Gerekenden Daha Hızlı Döndüğü Görüldü.

153)Hesaplar, Simülasyonlar Tekrarlandı Ancak Yıldızların Dönme Hızı, Normalden Daha Fazlaydı. Bir Şey, “Bir Kuvvet” Onları Hızlandırıyordu.

154)Bu Kuvvetin Ne Olabileceğine Dair Fikir Yoktu, Çünkü Görünürde Hiç Bir Cisim Yoktu. Teleskoplar Göstermiyor, Sanki Bir Yerde Saklanıyordu.

155) İşin İçinden Çıkılamayınca Bu Cismin, Işık Yaymayan, Görünmeyen Ancak Kütle Çekimi Olan “Karanlık Bir Madde” Olabileceği Öne Sürüldü

156)Teoriye Göre, Yıldızlar Bu Görünmez Maddenin Yanından Geçerken Kütle Çekiminin Etkisine Kapılıyor Ve Böylece Daha Da Hızlanıyorladı.

157)Bilim Kadını Vera’nın Nobel’e Layık Bu Tespiti, Uzun Yıllar Kabul Görmedi, Ta Ki 10Yıl Önceye Kadar. 2006’Da İlk Somut Verilere Ulaşıldı.

158)Karanlık Maddenin Varlığı Keşfedildikten Sonra Bu Defa Bilim İnsanları Evreni Yeniden Modellediler, Ancak Hala Eksik Bir Şeyler Vardı.

159)Tahmin Ve Hesaplara Göre Evrenin Çok Küçük Bölümünü Görebildiğimiz Madde, Biraz Fazlasını Göremediğimiz Madde Oluşturuyordu. Geri Kalan?

160)Geri Kalan Eksik Kısım İçin Tekrar Evrene Bakıldı. Evren Sürekli Genişliyordu, Üstelik Bu Genişleme Yavaşlamıyor, Aksine Hızlanıyordu.

161)Evrenin Giderek Artan Bir Hızla Genişlemesi Akla Şu Soruyu Getirdi: Galaksileri Hem Dağılmadan Tutan, Hem De Onları İten Bir Şey Mi Var?

162)Bu Sorunun Cevabı, “Galaksiler Arasında Elastik, Görünmeyen Bir Ağ, Bir Enerji Var” Olarak Verildi Ve Buna “Karanlık Enerji” Denildi.

163)Karanlık Madde İle Karanlık Enerji Arasında Bir Bağ Var Mı, Henüz Bilinmiyor. Bunların Nasıl Olduğu, Yapıları Vs De Bilinmiyor.

164)Karanlık Maddenin Görünmeyen Yıldızlar Mı, Yoksa Moleküller Hatta Atomlar Seviyesinde Küçük Şeyler Mi Olduğu Da Henüz Anlaşılamadı.

165)Ancak Bilinen Bir Şey Var: Gördüğümüz Her Şey Evrenin %5’İni Oluşturuyor. Geri Kalanların %25’İ Karanlık Madde, %70’İ İse Karanlık Enerji.

166)Zamanda Yolculuk Konusuna Şimdiye Kadar Hem Makro Açıdan (Einstein’ın İzafiyet Teorisi), Hem De Mikro Açıdan (Kuantum Teorisi) Baktık.

167)Einstein’ın Teorisi Gezegenler, Yıldızlar, Karadelikler Gibi Dev Boyuttaki Şeylerin Mekanizmasını Açıklıyor Ama Kuantumu Açıklayamıyordu.

168)Kuantum Teorisi De, Atomaltı Parçacıkların Davranışlarını, Tabuları Yıkan Bir Anlayışla Açıklıyor Ama Konu Makroya Geldiğinde Duruyordu.

169)Her 2 Teori De İspatları Yapılmış, Bilim Çevrelerince Kabul Görmüş Çok Önemli, Devrim Niteliğindeki Teorilerdi Ama Sanki Bir Şey Eksikti.

170)Evreni Tamamen Kapsayan, Her Şeyin Açıklamasını Bilimsel Olarak Yapan, Mikro Ve Makroyu Birleştiren Başka Bir Teoriye İhtiyaç Vardı.

171)Bu Noktada Karşımıza Stephen Hawking Çıktı Ve “Herşeyin Teorisi” Olarak Da Bilinen M-Teorisini Ya Da Sicim(Tel) Teorisini Geliştirdi.

172)Hawking, Bu Teoriyle Makro Boyutu Açıklayan Einstein’in Teorisi İle Mikro Boyutu Açıklayan Kuantum Teorisini Tek Teoride Birleştiriyordu.

173)Bu Teorinin Özünde, Atom Altı Parçacıkların Nokta Şeklinde Maddesel Değil, Sürekli Titreyen Tel(Sicim) Gibi Olduğu Kabulü Vardı.

174)Buna Göre, Evrendeki İstisnasız Her Şeyin Özünde Enerji Vardı Ve Her Şey Hareket Halinde, Çok Çok Küçük Boyutlarda Sürekli Titriyordu.

175)Bu Noktada Daha Önce Yazdığım Şu Tweeti Hatırlayın. (Burda Ayrı
Parantez Açarak Flood Sahibinin Bu Konu İle Alakalı Başka Bir Flooduna Yönlendireyim)

176)Herşeyin Özünde Enerji Olduğunu Bilim Yakın Zamanda Keşfetti, Ancak Spiritüel Açıdan Durum Farklı. Çünkü Bazı Dinlerin Temelinde Bu Var.

177)Mesela, Budizm’de Her Şeyin Temelinde Enerji Vardır. Nirvanaya Giden Yolun En Temeli “Boşluk”Tur, Bu Boşluğun Özü İse Enerjidir.

178)Antik Mısır’da Da Benzer Durum Var. Mısırlılar, Her Şeyin Temelinde “Çekirdek” Dedikleri Titreyen Şeyler Olduğunu Düşünürlerdi.

179)Kabala’da Da Durum Farklı Değil. Kabala İnancının Temelinde “Işık” Vardır, Ancak Bildiğimiz Anlamda Değil, Tanrı’nın “Sınırsız Işığı”Dır.

180)İslam’da İse Tasavvuf Anlayışında Benzer Durum Var. İbn-İ Arabi’nin Her Şeyin Özü Dediği Cevher-İ Ferd, Titreyen Tel(Sicim) İle Aynıdır.

181)Tasavvufa Göre, Cevher-İ Ferd İlk Olarak Herşeyin Başı Olan Elif Harfinde Başlar, Önce Harfi, Sonra Kelimeyi Ve Kainatı Oluşturur.

182)Sicim Teorisinin Ortaya Koyduğu Bir Diğer Şey Çok Boyutlu Evren. Bu Kısım Aklın Sınırlarını Zorluyor Ancak Matematiksel Olarak İspatlandı.

183)Floodun Bu Kısmında, Gelen İstek Üzerine Enerji Konusunu Anlatacağım. Ancak Bunlar Bilimsel Olarak Kanıtlanmadı.

184) Sicim Teorisinin 2.Bölümünden (Çoklu Evrenler) Önce Anlatacağım Şeyler, Floodun Doğrudan Konusu Ve Bilimsel Değil, Ancak Çok İstek Var.

185)Meşhur Bilim Adamı Nikola Tesla Şöyle Demişti: Evrenin Sırlarını Öğrenmek İstersen Herşeyi Enerji, Frekans Ve Titreşim Olarak Düşün!

186) Tesla’ya Göre Evren Büyük Bir Titreşimden (Enerjiden) Başka Bir Şey Değildi Ve Bizler De Bu Titreşimin Küçük Birer Yansımalarıydık

187) Ve Biz Dahil Canlı Cansız Her Şey, Düşüncemiz Bile Bir Tür Enerjiydi (Telepati?) Ve Her Şeyin Ama Her Şeyin Özünde Enerji Vardı

188) Tesla’nın Bu Düşüncesine Benzer Şekilde, İnsanın Ve Evrenin Bir Tür Enerji Olduğunu Farklı İnançlar Farklı Tanımlamalarla Anlatmıştı.

189) Buna Göre, İnsan Bedeninin Çevresinde, Sıradan İnsanların Göremeyeceği Bir Tür Enerji Alanı Ya Da Meşhur Tabirle “Aura” Var!

190) Üstelik Aura Sadece İnsanlarda Değil, Canlı Cansız Herşeyin Etrafında Var Ama Canlılardaki Hareketli, Cansızlardaki Sabit.

191) Bu Enerji Alanı Ya Da Auranın İsmi Değişiyor. Hintlilerde Prana, Çinlilerde Çi, Kabala’da Nifiş Diye Geçiyor. Biz İse “Nur” Diyoruz.

192) Bazen Resimlerde Ya Da Betimlemelerde Gördüğümüz İnsan Başının Üzerindeki “Hale”Nin Temelinde Bu Var

193)Yine Resimlerde, Kutsal Kabul Edilen İnsan Bedeninin Etrafındaki Işıklarda Ve Bizim “Nur Yüzlü” Deyişimizin Arkasında Gerçekte Bu Var.

194)Bu İnançlara Göre Enerjiden Oluşan İnsanın Belli Enerji Merkezleri Var.“Çakra”Yı Duymuşsunuzdur: Enerji Merkezinin Hint Felsefindeki Adı.

195)Çakranın Pek Çok İnançta Farklı İsimleri Var. Mesela Tasavvuftaki Karşılığı Letaif. El, Ayak, Kalp Gibi Yerler Çakra (Letaif) Noktası

196)Bunlara Göre Çakraları Görebilmek İçin Normal İnsanların Enerjisinden Yüksek Bi Enerjiye Sahip Olmak Gerekiyor(Neler Anlatıyorum Böyle?)

197) Flood Asıl Amacından Başka Yöne Gidiyor, O Yüzden Bu Kısmı Burada Bırakıp, Daha Sonra Sicim Teorisinin 2.Kısmını Anlatacağım…

198)Flooda Biraz Ara Verdiğimiz İçin Önce Kısa Bir Hatırlatma Yapayım. Sicim Teorisine Göre Her Şeyin Özü Titreyen Çok Küçük Sicimlerdi.

199)Yani Katı Sandığımız Şeyler Bile Çok Çok Küçük Boyutlarda, Sürekli Titreyen Bir Tür Enerji Yumağından (Sicimden) Oluşuyordu.

200)Bu Sicimlerin Boyutu O Kadar Küçük Ki, Bir Sicimin Bir Atomun Büyüklüğüne Oranı, Bir Atomun Bütün Güneş Sistemi’ne Olan Oranına Eşit!

201)Ancak Teorileriyle İlgili Hesapta Bir Sorun Vardı.çünkü Evrenin 3+1(Zaman) Boyutlu Olarak Hesaba Katılması Durumunda, Çözüm Tıkanıyordu.

202)Sicimlerden, Sabun Baloncuğunun Zarı Gibi Düşünülebilecek Membranlar Oluşturuldu. Teoriye Göre Bunlar Çok Boyutta Varlık Gösteriyorlardı.

203) Çalışmalarda 4 Boyuttan Başka Boyutların Da Olabileceği Hesaba Katıldı. 5,6,7 Derken Toplamda “11 Boyutlu Evren” Çözümü Sağlıyordu.

204)Bu Çözüme Göre Bildiğimiz, Yaşadığımız Ya Da Algıladığımız 4 Boyutlu (3 Boyut + Zaman) Evrenin Dışında 7 Boyut Daha Vardı (7 Katlı Gök?)

205)Sağ-Sol, Aşağı-Yukarı, Ön-Arka Olarak Bildiğimiz 3 Boyut, Zamanla Birlikte 4 Boyut Vardı Ama Bilmediğimiz 7 Boyut Daha Olduğu Öğrenildi.

206)Akıllara Hemen Şu Soru Geldi: “Peki Ama Madem Algıladığımızın Dışında 7 Boyut Daha Var, Onları Niçin Algılayamıyoruz? “

207)Bilim Adamlarına Göre Büyük Patlamanın Ardından Bizim Bildiğimiz 4 Boyut,Kozmik Büyüklüğe Erişti Ama Kalan 7 Boyut Sicim Boyutunda Kaldı

208)Ancak Bu 7 Boyut, Sicim Yumakları Şeklinde Tüm Evrene Dağıldı. Yani Yaşadığımız Evren İçinde Algılayamadığımız Diğer Boyutlar Vardı.

209)Bir Boyuta Gidebilmek İçin, Daha Üst Bir Boyuta Gitmeye Gerek Vardı. Yani 4.Boyut Olan Zamanda Yolculuk İçin, 5.Boyuta Çıkmak Gerekiyor

210)Böylece Evrenin, 11 Boyuttan Oluşan, Tüm Herşeyin Birbirine Bir Yapıyla Bağlı Olduğu Kabul Edildi Ki, Bu Yapı Da Zardı(Membran)

211)11.Boyut, 1Mm’nin Trilyonda Biri Ölçüsünde 3 Boyutlu Dünyamızın Her Noktasında Vardı. Yanı Başımızda Ama Algılayamadığımız Bir Evren

212)Teoriye Göre Bizim Evren De, Sicimlerden Meydana Gelmiş 3 Boyutlu Bir Zardı Ve 11 Boyutlu Hiper Uzayda Baloncuk Gibi Hareket Ediyordu

213)Sicim Teorisi, Kuantum(Mikro) İle Kütle Çekim(Makro) Teorilerini Birleştirmişti, Ancak Kütle Çekimi Tam Olarak Açıklayamıyordu.

214)Çünkü Evrendeki 4 Temel Kuvvetten Biri Olan Kütle Çekim(Yer Çekimi), Diğer Kuvvetlere Göre Çok Zayıftı Ve Neden Olduğu Bilinmiyordu.

215)Bu Sorunun Cevabı Sicim Teorisinin Temellerinde Arandı Ve Sonunda Bir Çözüme Ulaşıldı: “Farklı Evrenler” Kütleçekimini Zayıflatıyordu.

216)Bir Yandan Algılayamadığımız 7 Boyutun Olduğunu Öğrenmek, Diğer Yandan Başka Evrenlerin Varlığını Kabul Etmek İnsanlar İçin Zordu.

217)Ancak Matematiksel Denklemler Ve Fiziksel Yorumlar, Kaçınılmaz Olarak Açığa Çıkan Bu Gerçeğe İşaret Ediyordu: 11 Boyutta Çoklu Evrenler.

218) Fiziğin Çoklu Evrenler Ya Da Paralel Evrenler Dediği Gerçeğe, Eskiler “Evren İçre Evrenler” Diye Önceden İşaret Etmişlerdi.

219)Teoriye Göre Bizim Dışımızda Çok Sayıda Evren Var Ve Bunlar Da Bizim Evren Gibi Sicimlerin Oluşturduğu Zarlardan(Membranlardan) Oluşuyor.

220)Bu Olayı, Bir Küvetteki Baloncuklar Gibi Düşünün. Çok Sayıda Farklı Boyutlarda Baloncuklar Var, Her Bir Baloncuk Başka Bir Evren Demek.

221)Peki Kaç Tane Evren Var? Bu Sorunun Net Cevabı Yok, Ancak Teoriye Göre Binlerce, Milyonlarca Hatta Sonsuz Sayıda Paralel Evren Olabilir.

222)Evrenimizde Işık Hızını Geçmek Pratikte Mümkün Değil. Ancak Denklemlere Göre Bu Hız Aşıldığında Kütle Sanallaşıyor(Soyutlaşıyor).

223)Madde Soyut Olunca, Enerji De Soyut Olacak, Bu Da O Evrendeki Kütle Enerji Tüketmeyecek, Üretecek Demekti (Negatif Entropi).

224)Bunun Anlamı, Zaman Oku Tersine İşlediği İçin Bu Evrenlerde Zaman Tersine Akabilir Ya Da Durmuş, Yani Sonsuz/Ebedi Olabilir Demek.

225) Evrenimizde Yaşaması Mümkün Olmayan Bu Sanal(Soyut) Yapılar, Diğer Boyutlardaki Başka Evrenlerde Varlık Gösteriyor Olabilir(Takyonlar?)

226) Yani Maddenin, Enerjinin, Mekanın, Uzayın Ve Zamanın Bizimkine Hiç Ama Hiç Benzemediği Evrenlerden (Alemlerden) Bahsediyoruz!

227)Teoriye Göre, Bulunduğumuz Evrenden Diğer Evrenlerin Bulunduğu Uzaya/Evrene Geçmek Normal Şartlarda Mümkün Değil.

228)Benzer Şekilde, Yine Normal Şartlarda 11 Boyutlu Hiper Uzaydaki Diğer Evrenlerle Bizim İletişim Kurmamız Mümkün Değil.

229)Hawking’e Göre Beynimizdeki Hiçbir Şey, Bir Bütünden Bağımsız Olarak Gerçekleşmiyor. Çünkü Her Şey Birbirine Bağlı Sicimlerden Oluşuyor.

230)Birinin Kötü Haberini Daha Bize Söylenmeden Hissetmek Ya Da Bir Şeyin Daha Gerçekleşmeden İçimize Doğması Da Aslında Bununla İlgili.

231)Bizim Dünyamız Ve Evrenimiz De Sicimlerden Oluşuyor, Diğer Evrenler De Ve Hepsi 11 Boyuttaki, Süper Bir Sicim (Büyük Zar) İçinde.

232)Daha Da İlginç Olan Diğer Boyutlardaki Tüm Evrenlerin 11. Boyuta Doğru Hareket Ettiği Ve 11.Boyuttan Diğer Tüm Evrenlerin Görülebildiği.

233)Yani Boyutlardan Bağımsız, Soyut Ya Da Somut Olan Ne Varsa, Her Şey Bir Şeye Doğru Meyil Ediyor Ama Bir Şey Zaten Her Şeyin İçinde.

234)Bu Bölümü Graudy’nin Bir Sözü İle Bitirelim: “Evren, Gerçeğin Dış Ve Görünen Yüzüdür. Gerçek İse Evrenin İç Ve Görünmeyen Yüzü…”

Uzay Ve Zaman Hakkında Bilinmeyenler

Paylaş:

Leave A Reply

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.