Bilge Kağan Sözleri

Paylaş
  • 3
  •  
  •  
  •  
  • 101
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Göktürk Devleti’nin kağanı Bilge Kağan’ın sözleri:

Ben, Göğe benzer Tanrı tarafından mevcut olmuş/ yaratılmış Türk Bilge Kağan. Bu zamanda Taht’a oturdum. Sözümü baştan sona işit!

Bilge kağan sözleri

Önce küçük erkek kardeş, yeğenlerim, oğullarım, bütün soyum. Milletim; Sağdaki/Güney Şadapıt Beyler, soldaki/ Kuzey/Tarkanlar, Buyruk Beyleri, Otuz Tatar, Dokuz Oğuz Beyleri, Birleşik Türk Milleti! Bu sözümü iyice işit, sağlamca dinle: İleri/Doğu gün doğusuna, beri/Güney gün ortasına, geri/ Batı gün batısına, yukarı/Kuzey gece ortasına kadar, bunun içindeki Millet bana tâbidir. Bunca milleti hep düzene koydum. Onlar şimdi hiç de kötü durumda değiller. Türk Kağan’ı Ötüken’de oturursa İl’de sıkıntı olmaz. Doğuda Şantung Ovası’na kadar ordu sevk ettim. Deniz’e ulaşmamıza az kaldı. Güney’de Dokuz Ersin’e kadar ordu sevk ettim. Tibet’e ulaşmama az kaldı. Batı’da İnci nehrini geçerek Demir Kapı’ya kadar ordu sevk ettim. Kuzey’de Yir Bayurku yerine kadar ordu sevk ettim. Bunca yerlere kadar Türk Milleti’ni yürüttüm. Ötüken ormanından iyisi hiç yokmuş. İl tutacak yer Ötüken imiş. Bu yerde oturup Çin Milleti ile ilişkileri düzelttim. Şimdi onlar bize altını, gümüşü, ipeği, ipekli kumaşı bolca veriyorlar. Çin Milleti’nin sözü tatlı, ipek kumaşı yumuşak imiş. Tatlı sözle, yumuşak ipek kumaşla aldatıp, uzak milleti öylece kendilerine yaklaştırırmış. Yaklaştırıp, konduktan sonra kötü şeyleri o zaman düşünürmüş. İyi ve bilgili kişileri, iyi ve cesur kişileri ilerletmezmiş.

Bir insan yanılsa, kabilesine, milletine, akrabasına kadar barındırmaz imiş. Çinlilerin tatlı sözüne, ipek kumaşına aldanıp Ey Türk Milleti, öldün; Türk Milleti öleceksin! Güneyde Çogay Ormanı’na, Tögültün Ovası’na konayım dersen, Türk Milleti, öleceksin! Orada kötü niyetli kişi şöyle öğretiyormuş: “Uzak ise kötü hediyeler verir, yakın ise iyi hediyeler verir” dey ip öyle akıl verirler imiş. Akılsız kişi o sözü alıp, yakına varıp çok sayıda öldün! O yere doğru gidersen Türk Milleti, öleceksin! Ötüken ülkesine oturup/buradan kervan, kafile gönderirsen hiçbir sıkıntın olmaz. Ötüken’de oturursan sonsuza kadar devlet sahibi olup hükmedersin.

Türk Milleti, tokluğun kıymetini bilmezsin, acıksan doyacağını düşünmezsin. Bir de doysan acıkacağını düşünmezsin. Öyle olduğun için seni besleyip doyurmuş olan Kağan’ının sözünü almadan her yere gittin. Oralarda hep mahvoldun ve yok edildin. Oralarda geri kalanınla, her yere zayıflayarak, ölerek yürüyordun.

Tanrı buyurduğu için, kendim devletli olduğum için Kağan olarak Taht’a oturdum. Kağan oturup aç, fakir milleti hep derleyip topladım. Fakir milleti zengin kıldım. Az milleti çok yaptım. Yoksa bu sözlerimde yalan var mı?

Türk Beyleri, Milleti, bunu işitin!

Türk Milleti’ni diriltip nasıl devlet sahibi olacağını buraya hâkkettim/vurdum. Yanılıp nasıl öleceğini yine buraya hâkkettim/vurdum-yazdım. Her ne sözüm var ise bu ebedi taşa vurdum. Ona bakarak bu sözleri öğrenin.

Ey şimdiki Türk Milleti, Beyleri, bu zamanda bana itaat eden beyler olarak mı yanılacaksınız? Babam Kağan, amcam Kağan tahta oturduklarında dört taraftaki milleti defalarca tanzim etmiş, düzene sokmuşlar. Tanrı lütfettiği için tahta oturduğumda dört taraftaki milleti düzene soktum ve tanzim ettim. Başlılara baş eğdirdim, dizlilere diz çöktürdüm. Üstte Gök Tanrı, altta yeryüzüne bahşettiği için, gözle görülmeyen, kulakla işitilmeyen milletimi ileride gün doğusuna, güneyde gün ortasına, geride gün batısına, kuzeyde de gece ortasına kadar uzanan geniş topraklarım üzerinde yerleştirdim. Sarı altınlarını, beyaz gümüşlerini, kenarlı ipek kumaşlarını, kokulu ipeklilerini, has atlarını, aygırlarını, kara samurlarını, gök sincaplarını Türklerime ve milletime kazanıverdim. Kedersiz kıldım.

Türk Beylerim, Türk Milletim!

Kağanından, Beylerinden, Vatanından, suyundan ayrılmaz-san, Türk Milleti iyilik göreceksin, evine gireceksin, dertsiz olacaksın… Taş yontturdum, gönüldeki sözümü bu taşa vurdurdum.

Ben, Göğe benzer, Tanrının yarattığı Türk Bilge Kağan!

İşte benim sözüm: Kağan oturduğumda ölecekmiş gibi düşünceli olan Türk Beyleri, Milleti sevinip, yere eğilmiş gözleri yukarı baktı. Bu zamanda kendim oturup, bunca değerli töreyi/yasayı dört taraftaki kavme vazettim. Üste Mavi Gök, Alta Yağız Yer Yaratıldığında, ikisi arasında insan oğulları yaratılmış. İnsan oğullarının üzerine de atalarım dedelerim Bumin Kağan, İstemi Kağan tahta oturmuş. Tahta oturarak Türk Milletinin ilini, töresini yönetivermiş, düzenleyivermiş.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Arkadaş arıyorum