5 Maddede Ateizm Ve Bilim Çatışması

0

Paul Davies

Her Şeye Rağmen Çok Evren Kuramcıları, Teorilerine İlişkin
‘Öteki Dünyaları’ Asla -İlke Olarak Bile- Denetleyemediklerini Kabul
Ederler. Çok Evrenlerin Varlığının Gözlemciler Tarafından Deneysel
Olarak Doğrulanması Ya Da Yalanlanması Da Mümkün Değildir.
Elbette, İnsan Sonsuz Bir Tanrı Yerine Sonsuz Bir Evrenler
Dizisine İnanmayı Daha Kolay Bulabilir, Ama Böyle Bir İnanç Gözlem
Ve Deneye Değil Kişisel Bir İnanca Dayanmak Zorundadır .

Paul Davies, God &The New Physics, A Touchstone Book Published By
Simon&Schuster, New York (1984), S. 173-174.

Clifford Longley

Antropik Tasarım Düşüncesi Ve Onun İşaret Ettiği Şey, Başka Herhangi
Bir Bilim Dalında Kabul Edilecek Bir Kesinlik Düzenini İfade Etmektedir.
Bunun Alternatifleri Üzerinde İnat Etmek, Shakespeare’in
Eserlerinin Shakespeare Tarafından Değil De Bir Milyar Daktilonun
Başına Oturan Bir Milyar Maymunun Bir Milyar Yıl Süresince Devam
Eden Yazma İşleminin Sonucunda Ortaya Çıktığını İddia Etmeye
Benzemektedir. Böylesi Ümitsiz Çarelere Başvuran Ateistlerin
Bilimsel Çaba Ve Yaklaşımları Teistlerin Elini Güçlendirmiştir.

‘Evidence For Design İn Physics And Biology: From The Origin
Of The Universe To The Origin Of Life’, S. 67.

__________________________________

Lane Craig

Mikrofiziksel Kanunların Statik Karakter Ve Değerleri, Mucizelerin
Olasılığı İçin Deneysel Kanıtlar Sağlamaktadır… Bilimsel
Keşiflerin Felsefî Açıdan Doğru Bir Şekilde Yorumlanması, Evrenin
Zamansal Başlangıcını Ve Nedenini Gösterecektir. Astronomi
Ve Fiziğin Ortaya Çıkarmış Olduğu Sonuçlar, Dolaylı Olarak Evrenin
Varlığı İçin Gerekli Olan Öncesiz Ve Sonrasız Varlığı Kanıtlamaktadırlar.
Çünkü Evrenin Başlangıcına Doğru Adım Adım Gidildiğinde,
En Son Durumda Evrenin Kendi Kendine Hiçten Meydana
Gelmesi Mümkün Değildir. Aynı Şekilde Bilimsel Sonuçlar, Fiziksel
Evrenin Nedeninin Dünyanın Varlığı İle Uyumunu Da Göstermektedir.
Bu Durumda Da Dünya Üstü Bir Varlık Ve Nedenin Varlığı Kabul
Edilmelidir.

‘God And Modern Science’, Ed. Roy Abraham Varghese, Great
Thinkers On Great Questions, Oneworld Publications, Usa&Canada (1999),
S. 159-160.

____________________________

Evrenin Rasyonel Ve Anlaşılabilir Olması Muhteşemdir. Yüce Bir
Akıl Tarafından Tasarlanmıştır. Bu Akıl Bilimin Programını Da Tasarlamıştır.
Çünkü Böylece Biz Dünyaya Bakıp Dünyanın Bir Anlam
İfade Ettiğini Görürüz. Şayet Bu Sadece Karmakarışık Bir Montajsa,
Burada Bir Rasyonellik Aramaya Gerek Yoktur. Fakat Bu Yüce
Bir Aklın Ürünüyse Şayet Dışarı Çıkarsın Ve Bilim Kocaman Muhteşem
Bulmaca Çözen Bir Projeye Dönüşür. Bu Projede Nesnelerin
Tam Temelinde Rasyonellik, Güzellik Ve Anlaşılabilirlik Bulursun.188

Paul Nelson 189

Stephen C. Meyer, Unlocking The Mystery Of Life, The Scientific Case For
Intelligent Design, An Illustra Media Production, Belgesel-Dvd.

____________________________

Astrofizikçi John A. Wheeler

Evrenin Temel Yapı Özellikleri ‘Hayata İmkân Verecek Şekilde’
Ve Mükemmel Bir İncelikle Ayarlanmıştır. Evrenin Yaratılışından
İtibaren Bütün Oluşumlar, İnsanı Ortaya Çıkaracak Bir Tarzda
Gerçekleştirilmiştir. İnsansız Bir Evren Ne Mâna İfade Ederdi?
Fiziğin Ortaya Koyduğu Gerçekler İnsanın Evrende Oldukça Özel
Bir Yeri Olduğunu Gösterir. İdrâk Sahibi Zeki Gözlemciler Topluluğu
Bulunmadan Evrenin Bir Anlam Ve Önem Taşıması Tasavvur
Dahi Edilemez

İrfan Yılmaz-İ.hakkı İhsanoğlu, İlim Ve Din, S. 72.

______________________

Henry Margenau’nun Bu Noktadaki Açıklaması
Oldukça Nettir:
Şuna Hiç Şüphe Yok Ki Doğa Kanunları Tesadüfler Ya Da Kazalar
Sonucu Ortaya Çıkmış Olamaz. O Halde Doğanın Sayısız Yasalarının
Ortaya Çıkışına Dair Soruya Verilecek Cevap Ne Olmalıdır?
Doğa Kanunlarının Evrensel Geçerliliğine Uygun Olan Tek Bir Cevap
Biliyorum: Doğa Kanunları Tanrı Tarafından Yaratılmıştır

Henry Margenau-Roy Abraham Varghese, Kosmos, Bios, Teos, S.81

______________________

Bence İlk Var Edişe İnanmayan Ancak Bir Ahmak Ateist Olabilir.
Evreni İlk Elden Harekete Geçiren, Sonsuz Bir Öngörü Ve Bilgiye
Sahip Olan Kavranamaz Bir Gücün Ya Da Kudretin Var Olduğunu
Kabul Etmeliyiz.

Henry Margenau-Roy Abraham Varghese, Kosmos, Bios, Teos, S. 151-152.

______________________

Maurice Bucaille’ın İfadeleri Konunun
Derinliğini Çok Güzel Bir Biçimde Açıklamaktadır:
İster Evren, İster Canlı Varlıklar Veya İnsan Olsun, Tek Tek Her
Alanda Temelde Metafiziksel Bir Niyet Taşımadan Yapılan Çok Dikkatli
Araştırmalar, Tabiat Kanunlarının Yönelttiği Bir Düzenin Varlığını
Açıkça Göstermektedir. Çok Daha Basit Bir Oluşuma Sahip
Organizmalarda Olduğu Gibi, Anatomik Ve Fonksiyonel Birimler
Oluşturan En Mini Mini Canlı Organizmalarda Da Canlı Dünyanın
İncelenmesi, Moleküler Düzeyine Değin Her Yanda Görülen Göz Kamaştırıcı
Yapısal Bir Düzenin Varlığını Ortaya Koyuyor.207

Maurice Bucaille, İnsanın Kökeni Nedir?, Çev. Ali Ünal, İnsan Yayınları, İstanbul
(1988), S. 282.

______________________

Şunu Fark Etmek Gerçekten Çok İlginç, Yaşam Hakkında Ne Kadar
Fazla Şey Öğrenir Ve Biyoloji Hakkında Ne Kadar Fazla Şey Bilirsek,
Darwinizmin O Kadar Fazla Sorunu Oluyor Ve Tasarım Daha
Fazla Su Yüzüne Çıkıyor.209

______________________

Fred Hoyle
Evrendeki Mükemmel Düzenin Sadece Tanrı’nın Yaratışı İle Açıklanabileceğini
Şu Sözleri İle İfade Etmiştir:
Evren, Süper Hesaplama Yapan Bir Entelektüel Güç Tarafından
Yaratılmıştır. Aksi Takdirde, Bu Kadar Çok İlgisiz Ve İmkânsız Tesadüfün
Muhteşem Bir Şekilde Bir Arada İşleyip Yaşamı Mümkün
Kılan Bir Evreni Meydana Getirmesi Beklenemezdi

Michael Corey, The Anthropic Principle (Www. Michaelcorey.com)
______________________

Bugün Biyoloji Dünyasına Baktığınızda Yaratılış Düşüncesine
Yaklaşan Bir Paradigma Değişikliği Görebilirsiniz. Biyolojinin 19.
Yüzyılda Şekillenmiş Paradigması, Yani Temel Kabulleri Sarsılıyor.
Bu Paradigmada En Büyük Pay Darwinizm’e Ait. Bu Teori, Yeryüzündeki
Bütün Hayatın Şuursuz Tabiat Hâdiselerinin Eseri Olduğunu
Öne Sürmüştü. Oysa Canlılığın Detayları Keşfedildikçe, Karşımıza
Mükemmel, Hassas Ve Yoğun Bir Programa Dayanan Sistemler
Çıkıyor. Bu Sistemlerin Gâyesiz Sebeplerin Ve Rastlantıların Ürünü
Olduğu Düşüncesi Giderek Kabul Edilemez Hâle Geliyor.236

Patrick Glynn, “Ben Bir Ateisttim!”, Röportaj: Mustafa Akyol, Sızıntı Dergisi,
Sayı:315, (Nisan 2005).

_________________

Michael Behe

Bir Tekne Motoruna Baktığımız Zaman Parçalar Birbiriyle Etkileşim
İçindedir Ve Birisinin Bunu Tasarladığını Biliriz. Biyolojik
Makineler İçin De Mantık Aynıdır. Yani Akıllı Tasarım Fikri Tamamen
Bilimseldir. Tabi Ki Dinî İmalar İçerebilir. Fakat Dinî Bir Önermeye
Dayanmamaktadır.234
Aslında Genel Olarak Biyoloji Hakkında Ne Kadar Şey Öğrenirsek,
Darwinizm’in Problemleri De O Kadar Artıyor. Darwinizm,
Canlılar Hakkında Ne Kadar Az Bilgiye Sahip Olursak, O Kadar İkna
Edici Olabilen Bir Teoridir. Çünkü Canlıları Ne Kadar Az Tanırsak,
Onu O Kadar Basit Zannederiz Ve Darwinizm De Bu Basit Sandığımız
Sistemleri Küçük Tesadüfî Değişimlerle Açıklar. Ama Son 30 Yılda,
Hayatın Daha Önceden Hayal Bile Edemeyeceğimiz Kadar Karmaşık
Olduğunu Öğrendik. Meselâ; En Evrimci Taksonomide En Basit
Canlı Olarak Görülen Bakterilerde, Hareket Etmelerini Sağlayan Minik
Ama Çok Kompleks Ve Mükemmel Biyo-Kimyevî Motorlar Var.
Bu Detaylı Mekanizmaların Nasıl Oluştuğu Sorusuna Verilebilecek
Tek Cevap, Bilinçli Bir Yaratmadır. 235

Stephen C. Meyer, Unlocking The Mystery Of Life, The Scientific Case For
Intelligent Design, An Illustra Media Production, Belgesel-Dvd.
235 Michael Behe, ‘Modern Bilim Ateizmi Çürüttü’, Röportaj: İsa Tatlıcan, Milli
Gazete.

___________________

John Polkinghorne
Fizik Kanunlarının Hassas Ayarında, Dolaylı Olarak Da Olsa,
Kozmik Geçmişin Ardında İlahi Bir Anlam Ve Amaç Olduğunu Belirten
Değerli İpuçlarını Bilimden Alıyoruz. Benim Fikrime Göre
Bilim Mümkündür Ve Kozmik Geçmiş De Verimli Olmuştur. Çünkü
Yaşadığımız Evren Bir Yaratılıştır. Temel Tabirle, Tam Olarak Manası
Budur.241

John Polkinghorne, Beyond Science, S. 92.

_______________________

Paul Daviees

Şayet Doğadaki Bu Rakamsal Değerlerde Çok Ufak Bir
Değişiklik Olsaydı, Dünya Var Olmamıza İmkân Sağlamayacak Şekilde
Bundan Çok Daha Farklı Bir Yer Olurdu.250

, Nature’s Destiny, S. 12-13.

_______________________

İklimlerin Ayarlanmasında Kullanılan Diğer Bir Regulatör İse
Denizlerdir. Denizlerin Karalardan Daha Çok Olması Çoğumuza
Garip Gelebilir. Bizi Üzerinde Barındıran Küreye Kısaca “Yer” Diyoruz.
Yer Aynı Zamanda Toprak Mânâsına Da Gelmektedir. Oysa
Yeryüzünün Büyük Kısmı Toprakla Değil (Onda Yedisi) Sularla Kaplıdır.
İyi Ki Böyle Olmuş Dememiz Lâzım. Bu Sayede Ne Kutupların
Dondurucu Soğuğuna, Ne De Tropikal Bölgelerin Kavurucu Sıcağına
Mâruz Kalıyoruz. Şöyle Ki Gündüz Güneşin Işınlarıyla Çabucak
Isınan Kara, Topladığı Bu Isıyı Tıpkı Bir Radyatör Gibi Çevresine
Yayar. Muazzam Su Kitlesi Olan Deniz İse, Aldığı Milyonlarca
Güneş Kalorisine Rağmen, Ancak Birkaç Derece Isınabilir. Fakat
Isındıktan Sonra Da, Kolay Kolay Soğumaz. Denizler Bu Kadar Bol
Olmasıyla, Bir Yandan İklimi Düzene Koyan Ve Aşırı Isınmayı Ve
Soğumayı Önleyen Klima Gibi Vazife Görürken, Diğer Yandan Da
Bol Buharlaşma Sonucu, Karaların Suya Olan İhtiyacını Karşılamaktadır.
Yeryüzü Daha Az Denizle Kaplı Olsaydı, Buharlaşma Da
O Nispette Azalacak Ve Daha Az Yağış Sonucu Yeryüzü Çölleşecekti.
Bunlar Hayatın Sonsuz Hikmetlerle Hazırlanmış Bir Plâna Göre
Yaratıldığını Göstermiyor Mu?

‘Atmosferde Bir Yolculuk’, Sızıntı Dergisi, Sayı: 270, (Temmuz

_________________

Evreni Şaşırtıcı Yapısı,
Hayal Edebileceğimizden De Yaratıcı Bir Kudretin Varlığına Götürüyor
Bizi. Evrenin Bu Denli Zengin Ve Yaşam Verici Oluşu Evrenin
Bizim Sandığımızdan Çok Daha Cömert Bir Yaratıcısının Olduğunu
Göstermektedir

Amerikalı Fizikçi Howard Van Till

Howard Van Till, ‘Why Does The Universe Work?’, Ed: Russell Stannard, God For
The 21St Century, Templeton Foundation Press, Great Britain (2000), S. 27-28.

____________________

Jean Guitton

Doğanın Temel Değişmezleri Ve Yaşamın Ortaya Çıkmasına Neden
Olan İlk Koşullar, Şaşırtıcı Bir Kesinlikle Ayarlanmıştır. Evrenin Ne
Denli Akıl Almaz Bir İncelikle Ayarlandığı Hakkında Bir Fikir Vermek
İçin Yer’den Mars Gezegeni Üzerinde Bir Çukura Topunu Göndermeyi
Başarabilen Bir Golf Oyuncusunun Becerisini Düşünmek Yeter!

Jean Guitton, Tanrı Ve Bilim, Çev: Yaşar Avunç, Simavi Yayınları, İstanbul (1993),
S. 54.
2001).

__________________

Paul Davies

Evrenin Evrendeki Yasaların Kompleks Yapıların Ortaya Çıkmasına
Ve Gelişmesine Olanak Tanıdığı Gerçeği, Bence Bütün Bunların
Arkasında “Bir Şeylerin Döndüğüne” Dair Sağlam Bir Kanıttır.
Bu Tasarımın İnsanın Üzerinde Bıraktığı Etki Gerçekten Çok Ama
Çok Kuvvetli.

Paul Davies, The Cosmic Blueprint, Simon And Schuster, New York 1988, S.
203.

__________________

Taşkın Tuna

Evrenin Tamamını Oluşturan Atomik Düzeydeki Parçacıkların
Her Biri Ve Bunlar Arasında Varolan Olağanüstü Derecede Sıkı
İlişkiler, Matematik Prensiplere Dayalı Dantel Gibi Örülmüş Düzenlemelerin,
Yasalaşmış Örnekleri İle Doludur. Bu Öylesine Ahenkli,
Öylesine Muhteşem Ve Öylesine Harika Bir Sistemdir Ki; Burada
Şans Ya Da Raslantılara Yer Yoktur. Her Mekân Ve Zaman Boyutunda
Olması Gereken Neyse, O Olur. Her Şey Ve Her Olay Kendi Yerinde;
Nerede Ve Nasıl Bulunması Ve Oluşması Gerekiyorsa, Orada
Ve O Zamandadır. Talih, Raslantı, Şans, Zar Ve Fal Oyunları, Evrensel
Bütünlük İçinde Yer Almaz. Olayların Kendi Doğal Seyri İçindeki
Akımı, Üstün Bir Planlamanın Bilimsel Örnekleriyle Doludur.
Orada, Yani Evrende, Bir Yaprak Bile Kendiliğinden Kıpırdamaz.
Bu İnsanın Ancak Uzun Ve Derin Bir İç Serüvenle Kavrayabileceği,
Şaşkınlık Verici Bir Olaydır.314

Taşkın Tuna, Son Basamak, Şule Yayınları, İstanbul, 2003. Arka Kapak Yazısından.

________________________

Patrick Glynn

20. Yüzyılın Başlarında Big Bang (Büyük Patlama) Teorisi
Kabul Edildi Ve Bu Teori, Âlemin Bir Başlangıcı, Yani Yaratılış Ânı
Olduğunu Gösterdi. Bu, Kâinatın Sonsuz Olduğunu Savunan Materyalist
Görüşe Önemli Bir Darbe Oldu. 1970’Lerde İse Fizikçiler,
Enteresan Ve Düşündürücü Bir Hususu Fark Ettiler. Kâinatın Bütün
Fizikî Dengelerinin, Meselâ Yerçekiminin Veya Atomu Bir Arada
Tutan Nükleer Kuvvetlerin, Yaşanabilir Bir Âlem Oluşması İçin
En İdeal Değerlerde Olduklarını Buldular. “Antropik Prensip” (İnsan
İçin Hazırlanmış Kâinat Anlayışı) Adı Verilen Bu Şaşırtıcı Buluş,
İçinde Yaşadığımız Kâinatın Rastgele Ortaya Çıkmadığı, İnsan
Hayatı İçin Özel Olarak Yaratıldığı Fikrine Büyük Bir Delil Oluşturdu.
Yıllar Geçtikçe Bu Prensibi Destekleyen Yeni Deliller De Ortaya
Çıkmaya Devam Ediyor.

, “Ben Bir Ateisttim!”, Röportaj: Mustafa Akyol, Sızıntı Dergisi,

_______________________

Antony Flew

Modern Bilimin Ortaya Çıkardığı Dünya Resmi, Benim Gördüğüm
Şekliyle Böyle. Bilim, Doğanın Tanrı’ya İşaret Eden Üç Boyutuna
Işık Tutuyor. Bunlardan İlki Doğanın Kanunlara Uyduğu Gerçeği.
İkincisi, Hayat Boyutu Yani Maddeden Kaynaklanan Ve Zekice
Organize Edilip Amaca Yönelik Hareket Eden Varlık Boyutu. Üçüncüsü
İse Doğanın Varlığı. Ancak Bana Rehberlik Eden Yalnızca Bilim
Olmadı. Aynı Zamanda Klasik Felsefî İddiaların Yeniden İncelemesi
De Bana Yardımcı Oldu

Antony Flew, There İs A God, S. 88-89.

____________________

Atony Flew

Tanrı’yı Keşfedişim
İnancın Değil, Aklın Bir Yolculuğudur.324

Antony Flew, There İs A God, S. 93.

_________________

Dean L. Overman

“…İnceleyeceğimiz Hassas Ayar,Hayatın Oluşmasına İmkan Tanıyacak Derece Dengelenmiş
Öyle Bir Evren Ortaya Çıkarmaktadır Ki, Böyle Bir Evren ,Grafit Noktası Üzerine
Dikey Olarak Duran Keskin Bir Şekilde Açılmış Kurşun Kaleme Benzer.”

(Düzen ,Sf.132)

Paylaş:

Leave A Reply

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.