MEARİC SURESİ VE TÜRKÇE MEALİ

0
218

70/MEÂRİC-1: Se ele sâilun bi azâbin vâkı’n(vâkıın). (Meâlleri Kıyasla)

Talep sahibi birisi, vuku bulacak vakayı (azabı) istedi.

 

70/MEÂRİC-2: Lil kâfirîne leyse lehu dâfi’(dâfiun). (Meâlleri Kıyasla)

Kâfirler için, onu geri çevirecek kimse yoktur.

 

70/MEÂRİC-3: Minallâhi zîl meâric(meârici). (Meâlleri Kıyasla)

(O azap), mearic (yüksekliklerin, yüksek derecelerin) sahibi Allah tarafındandır.

 

70/MEÂRİC-4: Ta’rucul melâiketu ver rûhu ileyhi fî yevmin kâne mikdaruhu hamsîne elfe seneh(senetin). (Meâlleri Kıyasla)

Melekler ve ruh, O’na, süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.

 

70/MEÂRİC-5: Fasbir sabren cemîlâ(cemîlen). (Meâlleri Kıyasla)

Artık güzel bir sabırla sabret.

 

70/MEÂRİC-6: İnnehum yerevnehu baîdâ(baîden). (Meâlleri Kıyasla)

Muhakkak ki onlar, onu (kâfirler için vuku bulacak azabı), uzak (bir ihtimal) olarak görüyorlar.

 

70/MEÂRİC-7: Ve nerâhu karîbâ(karîben). (Meâlleri Kıyasla)

Ve Biz, onu yakın olarak görüyoruz.

 

70/MEÂRİC-8: Yevme tekûnus semâu kel muhl(muhli). (Meâlleri Kıyasla)

O gün (azap günü) gökyüzü, erimiş maden gibi olacak.

 

70/MEÂRİC-9: Ve tekûnul cibâlu kel ıhn(ıhni). (Meâlleri Kıyasla)

Ve dağlar (atılmış) rengârenk yün parçaları gibi olacak.

 

70/MEÂRİC-10: Ve lâ yes’elu hamîmun hamîmâ(hamîmen). (Meâlleri Kıyasla)

Ve (o gün) hiçbir dost, başka bir dostu sormaz.

 

70/MEÂRİC-11: Yubassarûnehum yeveddul mucrimu lev yeftedî min azâbi yevmi izin bi benîh(benîhi). (Meâlleri Kıyasla)

Onlar birbirlerine gösterilirler, günahkâr olan izin günü, azaptan kurtulmak için, oğullarını fidye olarak verebilmeyi temenni eder.

 

70/MEÂRİC-12: Ve sâhıbetihî ve ahîh(ahîhi). (Meâlleri Kıyasla)

Kendi eşini ve kardeşini.

 

70/MEÂRİC-13: Ve fasîletihilletî tu’vîh(tu’vîhi). (Meâlleri Kıyasla)

Ve kendisini barındıran aşiretini.

 

70/MEÂRİC-14: Ve men fîl ardı cemî’an summe yuncîh(yuncîhi). (Meâlleri Kıyasla)

Ve yeryüzünde kim varsa hepsini (versin de), sonra kendisini kurtarsın.

 

70/MEÂRİC-15: Kellâ, innehâ lezâ. (Meâlleri Kıyasla)

Hayır, asla! Muhakkak ki o (kurtulmak istediği), alev alev yanan ateştir.

 

70/MEÂRİC-16: Nezzâaten liş şevâ. (Meâlleri Kıyasla)

(O ateş), baş derisini yakıp kavurucudur.

 

70/MEÂRİC-17: Ted’û men edbera ve tevellâ. (Meâlleri Kıyasla)

Kim arkasını döner ve (îmândan) yüz çevirirse onu çağırır.

 

70/MEÂRİC-18: Ve cemea fe ev’â. (Meâlleri Kıyasla)

Ve (mal, servet) toplayıp, sonra da onu biriktireni.

 

70/MEÂRİC-19: İnnel insâne hulika helûâ(helûan). (Meâlleri Kıyasla)

Muhakkak ki insan, sabırsız ve tamahkâr olarak yaratıldı.

 

70/MEÂRİC-20: İzâ messehuş şerru cezûâ(cezûan). (Meâlleri Kıyasla)

Kendisine bir şer dokununca feryat edicidir.

 

70/MEÂRİC-21: Ve izâ messehul hayru menûâ(menûan). (Meâlleri Kıyasla)

Ve kendisine bir hayır dokunduğu zaman cimrilik edendir.

 

70/MEÂRİC-22: İllel musallîn(musallîne). (Meâlleri Kıyasla)

Namaz kılanlar hariç.

 

70/MEÂRİC-23: Ellezîne hum alâ salâtihim dâimûn(dâimûne). (Meâlleri Kıyasla)

Onlar namazlarına devam edenlerdir.

 

70/MEÂRİC-24: Vellezîne fî emvâlihim hakkun ma’lûm(ma’lûmun). (Meâlleri Kıyasla)

Ve onlar, mallarında belirli bir hak bulunanlardır.

 

70/MEÂRİC-25: Lis sâili vel mahrûm(mahrûmi). (Meâlleri Kıyasla)

İsteyenler ve mahrum olanlar için.

 

70/MEÂRİC-26: Vellezîne yusaddikûne bi yevmid dîn(dîni). (Meâlleri Kıyasla)

Ve onlar ki, dîn gününü tasdik ederler.

 

70/MEÂRİC-27: Vellezîne hum min azâbi rabbihim muşfikûn(muşfikûne). (Meâlleri Kıyasla)

Ve onlar, Rab’lerinin azabından korkanlardır.

 

70/MEÂRİC-28: İnne azâbe rabbihim gayru me’mûn(me’mûnin). (Meâlleri Kıyasla)

Muhakkak ki onların Rabbinin azabı, gayri memundur (ondan emin olunamaz).

 

70/MEÂRİC-29: Vellezîne hum li furûcihim hâfizûn(hâfizûne). (Meâlleri Kıyasla)

Ve onlar, ırzlarını muhafaza edenlerdir.

 

70/MEÂRİC-30: İllâ alâ ezvâcihim ev mâ meleket eymânuhum fe innehum gayru melûmîn(melûmîne). (Meâlleri Kıyasla)

Zevcelerine ve ellerinin arasında sahip olduklarına (cariyelerine karşı durumları) hariç. Çünkü muhakkak ki onlar, kınanmış değildir.

 

70/MEÂRİC-31: Fe menibtegâ verâe zâlike fe ulâike humul âdûn(âdûne). (Meâlleri Kıyasla)

Artık kim bunun arkasını ararsa (fazlasını isterse), o taktirde işte onlar; onlar haddi aşmış olanlardır.

 

70/MEÂRİC-32: Vellezîne hum li emânâtihim ve ahdihim râûn(râûne). (Meâlleri Kıyasla)

Ve onlar emanetlerine ve ahdlerine riayet edenlerdir.

 

70/MEÂRİC-33: Vellezîne hum bi şehâdâtihim kâimûn(kâimûne). (Meâlleri Kıyasla)

Ve onlar, şahitliklerinde kaim olanlardır (şahitliğe devam edenler).

 

70/MEÂRİC-34: Vellezîne hum alâ salâtihim yuhâfizûn(yuhâfizûne). (Meâlleri Kıyasla)

Ve onlar, namazlarını muhafaza edenlerdir (devamlı kılanlardır).

 

70/MEÂRİC-35: Ulâike fî cennâtin mukremûn(mukremûne). (Meâlleri Kıyasla)

İşte onlar, cennetlerde ikram olunan kimselerdir.

 

70/MEÂRİC-36: Fe mâ lillezîne keferû kıbeleke muhtıîn(muhtıîne). (Meâlleri Kıyasla)

İnkâr edenler, şimdi niçin senin tarafına doğru hızla koşar oldular?

 

70/MEÂRİC-37: Anil yemîni ve aniş şimâli ızîn(ızîne). (Meâlleri Kıyasla)

Sağdan ve soldan dağınık gruplar halinde.

 

70/MEÂRİC-38: E yatmeu kullumriin minhum en yudhale cennete naîm(naîmin). (Meâlleri Kıyasla)

Onlardan hepsi Naîm cennetine sokulacağını mı umuyor?

 

70/MEÂRİC-39: Kellâ, innâ halaknâhum mimmâ ya’lemûn(ya’lemûne). (Meâlleri Kıyasla)

Hayır, asla! Muhakkak ki Biz, onları bildikleri şeyden yarattık.

 

70/MEÂRİC-40: Fe lâ uksimu bi rabbil meşârikı vel megâribi innâ le kâdirûn(kâdirûne). (Meâlleri Kıyasla)

Artık hayır (öyle değil). Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim. Muhakkak ki Biz, elbette kaadiriz (öyle ki).

 

70/MEÂRİC-41: Alâ en nubeddile hayren minhum ve mâ nahnu bi mesbûkîn(mesbûkîne). (Meâlleri Kıyasla)

Onlardan daha hayırlısı ile değiştirmeye (onların yerine getirmeye)! Ve Biz, önüne geçilebilecek (engellenebilecek) değiliz.

 

70/MEÂRİC-42: Fe zerhum yehûdû ve yel’abû hattâ yulâkû yevme humullezî yûadûn(yûadûne). (Meâlleri Kıyasla)

Artık onları terket, vaadolundukları güne kavuşuncaya kadar dalsınlar ve oynasınlar.

 

70/MEÂRİC-43: Yevme yahrucûne minel ecdâsi sirâan ke ennehum ilâ nusubin yûfîdûn(yûfîdûne). (Meâlleri Kıyasla)

Kabirlerinden süratle çıkacakları gün, sanki onlar bir hedefe koşuyor gibidir.

 

70/MEÂRİC-44: Hâşi’aten ebsâruhum terhekuhum zilleh(zilletun), zâlikel yevmullezî kânû yûadûn(yûadûne). (Meâlleri Kıyasla)

Onların bakışları korkulu bir haldedir, onları bir zillet kaplar. İşte bu, onların vaadolundukları gündür.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here